Yolsuzluk yapana ‘nereden buldun’ diye soracağız!

İki gün peş peşe bu köşeden muhalefet parti liderlerine; iktidara gelirseniz yolsuzlukların hesabını nasıl soracağınızı ve ahlaki çürümeye hangi yollarla neşter vuracağınızı açıklayın” çağrısı yazdım.

Amacım:

Araya girmek değildi.

Bana anlatsınlar.

Ben de okura ileteyim.

Köşe dolsun istemem.

Amacım:

Meydanlarda.

TV'lerde.

Halk önünde.

Açıklasınlar üzerineydi.

Doğru Partisi Genel Başkanı Rıfat Serdaroğlu, TV'lerin kendilerine yeterince yer vermediğini belirterek “neşteri nereden vuracaklarını” anlatan bir açıklama yazısı gönderdi.

Uzun bir yazı.

Benim köşe sınırlı.

Özetle aktarıyorum.

★★★

“Sayın Necati Doğru,

Birincisi;

“Hesap Sormak” maalesef siyasette intikam almak gibi algılanıyor. Oysa demokratik rejimlerde hesap vermek de, hesap sormak da şarttır. Yolsuzlukların bu kadar ayyuka çıktığı bir ülkede hesap sorulmazsa, kamuya ait olan mallar çalanın yanına kâr kalırsa, o ülkede toplumsal ahlak çöküntüsü önlenemez, çöken adalet duygusu yeniden tesis edilemez.

İkincisi;

Doğru Parti olarak sözümüz; tüm sorumluları yenilenen Bağımsız Türk Yargısı karşısına “hesap vermek” için çıkarmaktır.

Öncelikle;

Ülke genelinde devletin yükünün azaltılmasına Diyanet İşleri Başkanlığı ile TRT kurumundan başlanacaktır. Anayasamızca kurulması yasak olan tüm tarikat- cemaat- tekke- zaviye- medrese- apartman medreseleri- apartman kiliseleri kapatılacak ve malları hazineye devredilecektir. Sayıları 10 bini geçen ve çocuklarımızı birer Taliban militanı gibi yetiştiren kaçak kursların açılması tekrar suç haline getirilecektir. Her biri usulsüz bağış toplama, kara para aklama merkezleri gibi çalışan vakıflar ve bunların devlet ve belediyelerle ilişkileri denetlenecek, gerekenler mahkeme kararı ile kapatılacaktır.

★★★

Nereden buldun kanunu vardı, kaldırıldı. Nereden buldun kanunu yeniden kabul edilecektir. Hazine garantisi yoluyla yapılan otoyollar- köprüler- tüneller- şehir hastaneleri- elektrik dağıtım şirketleri derhal devletleştirilecektir. Bir soygun düzeni olan bu yapıların, milli denetim kuruluşları ve uluslararası denetim kuruluşları tarafından gerçek maliyetleri çıkarılacak ve aradaki fark siyasetçiler ve müteahhitlerden tahsil edilip, hazineye aktarılacaktır. Büyükşehirlerdekiİmar yolsuzlukları” ile ilgili Mülkiye Müfettişleri ve bu konudaki uzman STK'ların katılımıyla oluşturulacak resmi heyetler, tüm “Kupon Arazi” imar değişikliklerini inceleyecekler. Kamu Bankaları kaynaklarıyla alınan medya grupları ince detayına kadar incelenecek, gereken yapılacak ve hazine kaybı önlenecektir. AKP tarafından kapatılan Hesap Uzmanları Kurulu, Maliye Teftiş Kurulu ve bakanlıkların teftiş kurulları yeniden oluşturulacaktır.  AKP'nin kapattığı DPT- Başbakanlık Teftiş Kurulu gibi tüm kurumlarımız modernize edilip açılacaktır. Sayıştay Kurumu'na, AKP tarafından engellenen suçluları Cumhuriyet Savcılığı'na sevk etme yetkisi tekrar verilecektir. 20 yıl boyunca tüm devlet banka ve kuruluşlarının, basın ilan kurumunun, RTÜK'ün reklam bütçeleri ve nerelere hangi kriterlere göre reklam- ilan verdikleri incelenecek ve sorumlular yargıya verilecektir. Özellikle Tarım Bakanlığı eliyle yerli tohumun yasaklanması, Türk tarımının ve Türk çiftçisinin uluslararası tarım- ilaç tröstlerine peşkeş çekilmesi incelenecektir. Türk Milleti'ne yalan söyleyenin ve yolsuzluğa alet olanın makamı ne olursa olsun görevden alınacaktır.

★★★

Sayın Doğru,

Şu an saray tarafından ambargoluyuz. Bizimle program yapan TV'ler kapatılmakla tehdit ediliyor. Biz de örgütlenmeye ağırlık verdik. 53 ilde örgütlendik. Kendi olanaklarımızla çalıştığımız için işimiz biraz ağır gidiyor. Büyük kongremizden sonra oy oranımız çıkar. Biz kendimizi Türk Milleti'ne anlatabilirsek, gerekli desteği alacağımıza inanıyoruz. Alamaz isek hata da yanlış da bizdedir. AKP'nin özel uçakla gittiği yere biz otobüsle gidiyoruz. Onlar beş yıldızlı otellerde kalıyor, bir arkadaşlarımızın evinde. Pes etmek yok! Rifat Serdaroğlu Doğru Parti Genel Başkanı.”

★★★

Siz de görüyor.

Duyuyor:

Yaşıyorsunuz.

Ülkemizde her gün, her saat, her yerden yalan, hırsızlık, çalma, çaldırma, yeme, yedirme, çökme, çöktürme fışkırıyor. Çok ağır bir ahlak çürümesine mahkum edildik. Bu çürümeyi yaratanlardan ve sebep olanlardanhesap sorulması” ihtiyaç haline geldi. Okur Mukaddes Şener, dün bana şu elektronik mektubu gönderdi: “Necati bey, yazınızda üzerinde durduğunuz hesap verilebilirlik konusunda duygularımıza tercüman olduğunuz için teşekkür ederim. Bu konu gerçekten çok önemli ve seçim sonrası muhalefet partileri atacakları somut adımları seçmenle paylaşmalı.”

Ey muhalefet,

Neşteri!

Nereden vuracaksın?

Açıklayın.

Önümüzü görelim.