Üsteğmenin Kıbrıs Barış Harekatı anıları

Yunan askeri hükümetince görevlendirilen eski EOKA'cı Nikos Sampson, Rum Milli Muhafız askerleriyle birlikte 15 Temmuz 1974'de Kıbrıs'ı Yunanistan'a ilhak etmek için Cumhurbaşkanı Makarios'a karşı darbe yaptı. Türkiye, Kıbrıs'a asker çıkarılmasına karar verdi. 20 Temmuz 1974 sabahı, Kıbrıs Adası'na havadan indirme ve karadan çıkarma harekâtı başladı.

Adaya çıkan birlikler; planda belirtilen ilk hedefleri ele geçirdi. Birleşmiş Milletler tarafından 22 Temmuz 1974'de saat 19.00'da yürürlüğe konulan “Ateşkes” ilanı ile birlikte “Birinci Kıbrıs Barış Harekâtı” sona erdi. Cenevre'de yapılan görüşmelerinden  sonuç alınamayınca, 2'nci harekat için emir bekleniyordu.

HEDEF BELLİYDİ

Ankara Etimesgut'ta konuşlu Gösteri ve Tatbikat Alayı'na, ağustos ayı başında Kıbrıs'a intikal emri verildi. 2'nci Tank Bölük Komutanlığı görevini de yürüten Üsteğmen İzzettin Çopur'du. Kıbrıs'a intikal hazırlıkları heyecanla ve süratle devam ediyordu.

Kafile Komutanı İzzettin Çopur, 5 Ağustos'ta, 4 subay, 3 astsubay, 86 erbaş/er, 11 tank, 4 Zırhlı Personel Taşıyıcı (Kariyer) ile birlikte Etimesgut'tan Ankara Gazi İstasyonu'na hareket etti. Tank ve kariyerler trene yüklendi. Ankara- Yerköy (Yozgat)- Şefaatli- Kayseri- Yeşilhisar- Niğde- Ulukışla-Pozantı- Yenice ilçesi üzerinden Mersin'e ulaşıldı. Alayın diğer araçları ve personeli ile birlikte Alay Komutan Yardımcısı Albay Ahmet Demir'in emir ve komutasında 6 Ağustos'ta yola çıktı, 8 Ağustos akşamı Mersin'e geldi.

DUALARLA UĞURLUYORLARDI

Askerler de vatandaşlar da heyecanlıydı. İstasyonlarda trene canlı hayvanlar ile birlikte kasalarla sebze, meyve ve ekmek yüklüyorlardı. Bazı istasyonlarda mahşeri kalabalık onları uğurluyordu. Yerköy istasyonunda halk, komutan İzzettin Çopur'dan konuşma yapmasını istemiş, Çopur da onların heyecanlarına, vatanperver duygularına ortak olmuştu. Kendisine o gün, hâlâ sakladığı Kuran-ı Kerim ve Türk Bayrağı verilmişti.

8 Ağustos'ta tankları ve kariyerleri çıkarma gemilerine (LCT/Layter) yüklüyorlardı. Tankları çalıştırıp LCT'lere binmek üzereyken yaşlı, beyaz sakallı, nur yüzlü bir ihtiyar Üsteğmen İzzettin Çopur'un ellerine sarıldı, “Kumandan oğlum beni de gemiye bindir. Kefere Yunan'la ben de savaşayım” dediğinde Çopur gözyaşlarını tutamadı. Yaşlı adamın elini öperken, “Daha biz ölmedik, sen merak etme. Haklarından geleceğiz” karşılığını veriyordu. Mersin Limanı'nda yükleme tamamlanmış, tanklar, kariyerler Deniz Kuvvetlerimize ait çıkarma gemilerinde Akdeniz'in mavi sularına açılmıştı.

BEŞPARMAK YANIYORDU

18 saatlik deniz yolculuğu sonunda, Kıbrıs Adası'na yaklaşmışlardı. Uzaktan gördükleri Beşparmak Dağları yanıyordu. Çıkarma yapacakları Girne'nin batısındaki Beşmil Plajı'nda ise (Piladini/Yavuz Çıkarma Plajı) yoğun bir hareketlilik vardı. Çıkarma gemileri LCT'ler kapaklarını açtı. Tanklar ve kariyerler Beşmil Plajı'na inmeye başladılar.

Sahilde onlardan önce Kıbrıs'a ayak basmış Türk askeri, subay ve astsubay nezaretinde araçlara yiyecek ve mühimmat yüklüyordu. Bu arada Beşparmak Dağları'nda direnen Rum ve Yunan Kuvvetleri'ne, uçaklarımızdan bomba yağdırılıyordu. Üsteğmen Çopur, bu müthiş harekatı heyecanla izliyordu.

Çıkarma yapılan yerde 17 tank ve 4 zırhlı personel taşıyıcılar ile birlikte muharebe düzeninde Girne Boğaz yoluna havan atışları altında ama kayıp vermeden ilerliyorlardı.

ACI HABERLER GELİYOR

Girne Boğazı'nı geçip Yukarı Dikoma'ya (Dikmen) geldiler. Burada 2 gün kaldıktan sonra Lefkoşa'nın kuzeyindeki Türk mezarlığının bulunduğu bölgeye 12 Ağustos'ta yerleştiler. Taarruz harekâtını icra edecek olan birlik komutanları keşif yapmak amacıyla güneyde bulunan Hamitköy'e geldi. Burası Lefkoşa'ya, Sanayi bölgesine, Timbu (Ercan) Havaalanı'na, İzzettin Çopur komutasında taarruz edilip ele geçirilecek Meriç Köyü'ne hâkim bir yerdi. Taarruz yapacağı düşman arazisi, komutanın hemen önündeydi.

Muratağa ve Sandallar bölgesindeki Türklerin, Rumlar tarafından topluca öldürülerek mezarlara gömüldüğü haberleri geliyordu. 13 Ağustos 1974'te taarruz mevzilerinde tanklarımız ve zırhlı personel taşıyıcılarımızın akaryakıt, mühimmat eksiklikleri tamamlandı, telsiz çevrimlerinin son kontrolleri yapıldı.

ADIM ADIM İKİNCİ HAREKAT

Cenevre'de 8 Ağustos'ta başlayan, 13 Ağustos'a kadar süren görüşmelerden sonuç alınamamıştı. 2'nci Barış Harekatı hazırlıkları başlayacaktı. Her şey hazırdı.

Tank ve mekanize piyade bölük timi ile birlikte 14 Ağustos 1974'te taarruz mevziinde Üsteğmen Çopur, harekâtı için beklerken aynı gün saat 05.00–05.30 arasında Hava Kuvvetlerimize ait dörtlü jet filosu Lefkoşa'nın Büyük Kaymaklı ve sanayi bölgesini bombalıyordu. Bir anda şehir beyaz perdenin altında kaldı. Biraz sonra Üsteğmen İzzettin Çopur da birliğiyle savaş alanında olacaktı.

YARIN: MEHMET GİTME, ÖLECEKSİN!