24 yıldır bu akşamı bekliyoruz. 2002 Dünya Kupası’nda bronz madalya kazandıktan bu yana, Ay-Yıldızlı formamızın Dünya Kupası finallerinde yer alamaması, Türk futbolseverlerin yüreğinde derin bir sızı bıraktı. O unutulmaz turnuvadan sonra tam 24 yıl geçti. Aradan geçen çeyrek asırda nice hayaller kuruldu, nice gözyaşları akıtıldı. Şimdi ise o özlem, Kosova karşısında bir kez daha alevleniyor .
GÖĞSÜMÜZÜ KABARTIN
MİLLİ Takımımızın sahaya süreceği oyuncular, bu akşam sadece yetenekleriyle değil; aynı zamanda o formanın ağırlığını omuzlarında taşıyan bir ruhla topa vuracaklar. Dünya Kupası’nda yer almak, Türk milletinin 85 milyonluk yüreğinin ortak sesi olmak demek. O sahnede Ay-Yıldızlı bayrağımızın dalgalanması, her Türk vatandaşının göğsünü kabartacak en büyük gurur vesilesi.
SÖNMEYEN UMUT ADINA
KOSOVA karşısında 90 dakika sonunda alınacak bir galibiyet, 24 yıllık özlemi bitirecek. 90 dakika berabere mi bitti? Uzatmalarda vize arayacağız. Olmadı penaltılar sonucu dünyalara bedel bir sonuç alacağız. Çünkü bu, sadece bir futbol maçı değil… Bu, 24 yıldır içimizde taşıdığımız o büyük hasretin, o derin özlemin ve o sönmeyen umudun sahaya yansıması. Haydi Türkiyem, haydi!
