İran üzerinde uçan F-15E'nin iki pilotu, hava savunma sistemlerinin yok edildiği söylenilen İran'ın hava savunma sistemleri tarafından vurulduklarında ilk iş olarak sıyrılmak için manevra yaptılar.

Ancak İran'ın üzerinde görev yapan pilot ve uçağın silah operatörü, uçağı kurtaramayacaklarını hızlı anladı. Alev alan uçağın kontrolünü kaybeden pilot, silah operatörü ile birlikte fırlatma koltuklarının pimini çekti.

Uçak, pilot ve operatör farklı noktalara düştü. Uçağın fırlatma koltukları aslında pilotların birbirlerine yakın düşmesi için dizayn edilmişti, ancak İran füzesi bazı sistemlerin çalışmamasına sebep oldu.

İran'ın uçağı, ABD'nin ise kayıp pilotu bulması uzun sürmedi. Uçağın pilotu kendi birliğiyle sürekli iletişim kurdu. Yaklaşık altı saat sonra savaş uçaklarıı ve helikopterler pilotu kurtardı.

Ağır yaralanan pilot aynı gün İran ateşi altında helikopterle bölgeden çıkartıldı. Ancak hafif yaralı silah operatörü için yapılan kurtarma operasyonu, 2 günlük benzeri görülmemiş bir askeri planlamaya sahne oldu.

ABD subaylarıyla görüşen The New York Times, İran'da saklanan operatörün nasıl ABD tarafından bulunduğunu paylaştı.

İLK İŞİ SAKLANMAK OLDU

İran'ın derinliklerine inen subayların yanında sadece üniformaları, tabancaları ve 3 gün yetecek erzakları bulunuyordu.

Silah operatörü subay fırlatma anındaki şiddetli sarsıntı nedeniyle pilottan ayrı düştü. Hayatta kalma mücadelesi veren subay, ilk iş olarak bulabileceği en korunaklı noktaya kaçtı.

İran askerleri ve kendisini arayan aşiretlerle çevrili subay 7000 metrelik bir dağ sırtına tırmandı. İran'ın kuzeybatısındaki bir dağa tırmanan subay, kendisine saklanacak bir taşlık bir kovuk buldu.

Gözetleme uçakları ve insansız hava araçları enkaz çevresindeki alanı titizlikle araştırdı, ancak hiçbir iz bulamadı.  Askeri yetkililer subayın durumunu "Harekatta kayıp" olarak sınıflandırdı. 

ABD Hava Kuvvetleri subayları kurtarma ekipleriyle koordinasyon kurmak için güvenli iletişim cihazları taşıyor. Bu cihaz, subayın bulunması için kritik önem taşıyordu.

Subay saatler sonra saklandığı kovuktan, düştüğü andan itibaren kendisi için İran'ı tarayan CIA ve ABD ordusuyla iletişime geçti. 

İran güçleri  tarafından tespit edilmemek için bu cihazları sürekli kullanmamaları konusunda eğitim alan personel, yerinin tespit edilmemesi için aralıklarla ABD güçleriyle aralıklar mesajlar gönderdi.

ABD Merkez Komutanlığı o sırada uçağın düştüğüne ve pilotun kurtarıldığına dair resmi bir açıklama hazırlıyordu. Subayın nerede olduğu bilinmediği için bu bilgi henüz kamuoyuyla paylaşılmadı.

Düşüşten yaklaşık 14 saat sonra subayın taşıdığı cihazdan bir konum sinyali alındı. Bunun üzerine subay,  ABD kuvvetlerinin gelmesini beklemeye başladı.

ALGI OPERASYONU YETERLİ OLMADI

Sinyal tespit edildiğinde Merkez Komutanlığı hazırladığı açıklamayı hemen iptal etti. Savunma Bakanı Pete Hegseth Başkan Trump ile iletişime geçti.

Yetkililere göre Hegseth "Subayı bulma şansı olduğu sürece diğer pilotun kurtarılma bilgisinin gizli tutulmasını" kararlaştırıldı. İranlı arama ekipleri de o sırada dağın eteklerinde toplandı.

 

CIA, subaya zaman kazandırmak için Langley merkezli bir yanıltma planı devreye soktu. İran kanallarında Amerikalı havacının bulunduğu haberi yayıldı ve subayın bir kara konvoyuyla ülke dışına çıkarıldığı bilgisi servis edildi.

Bu hamleyle İranlıların dikkati dağlık bölgeden yollara çekilmek istendi. Nitekim Tasnim gibi İran basın kuruluşları bu iddiaları medyada yansıttı.

Plan İran kuvvetleri arasında kafa karışıklığına yol açtı. Ancak İran yönetimi devlet televizyonu aracılığıyla halka çağrı yaparak pilotların henüz bulunamadığını duyurdu.

İran, pilotun ele geçirilmesi için büyük bedeller ödemeye hazırdı. Zira canlı bir ABD pilotu hem bir propaganda zaferi, hem gelecek görüşmelerde büyük bir kozdu.

Devlet Televizyonu IRIB'den yapılan açıklamada, subayı yakalayanlara 10 milyar toman (yaklaşık 10 bin dolar) ödül vaat edildiğini duyurdu. Hal böyle olunca, binlerce İranlı subayı aramaya başladı.

CIA'IN GİZLİ TEKNOLOJİSİ, YÜZ ASKERE YÖN VERDİ

Cumartesi sabahı Başkan Trump ise 'kendi yöntemleriyle' arama çalışmalarına yardım etmeye karar verdi.

Trump, Hürmüz Boğazı trafiğe açılmazsa ülkenin elektrik altyapısını havaya uçuracağını duyurdu ve İran yönetimine 48 saat süre tanıdığını ilan etti.

Bu sırada ABD ordusu, Saddam Hüseyin ve Usame Bin Ladin'i yakalayan SEAL Team 6 liderliğinde, 100 özel harekat personelinden oluşan benzeri görülmemiş bir kurtarma operasyonunu devreye soktu.

Eski Venezuela Başkanı Nicolas Maduro'yu yakalayan Delta Force komandoları ve ordunun belkemiği olan Ranger birlikleri yedek güç olarak bekletildi.

Operasyona mekanik destek vermek üzere çok sayıda helikopter ve savaş uçağı da hazır hale getirildi.

CIA ise belki de en önemli görevi üslendi. İstihbarat teşkilatı, özel bir teknoloji kullanarak subayın saklandığı kovuğu kesin olarak doğruladı.

Gizli teknoloji, subayın yanlız mı, birileriyle mi, ve birileriyle ise kiminle olduğunu açıkça gösterdi. Subayın yanlız olduğu kesinleşince, operasyon için düğmeye basıldı.

'BİTTİK BİZ!'

Askeri yetkililer kurtarma operasyonunu başlatmak için karanlığın çökmesini bekledi. Komandolarla dolu özel harekat helikopterleri uzak dağlık bölgeye doğru harekete geçti.

Bölgeye ulaşan birlikler şiddetli bir çatışmaya girmeden operasyonu yönetti. Savaş uçakları çevredeki dağları aydınlatan bombalar bıraktı.

Saklandığı yerden ABD askerlerine hedef tarif eden subay, kendisini arayan İranlıların olduğu noktaları bildirdi.

Komandolar, İranlı aşiretlerin ve askerlerin yaklaşmasını engellemek için yoğun ateş açtı. Subay güvenli bir şekilde alınarak İran'ın içinde kurulan gizli bir hava pistinde bekleyen hava araçlarına götürüldü.

Tahliye planı subayın ve kurtarma ekibinin C-130 uçaklarıyla taşınmasını öngörüyordu. Ancak uçaklardan en az birinin ön tekerleği kumluk pistteki toprağa saplandı. 

Tekerlekleri kurtarma çabaları sonuç vermeyince bölgeye üç yeni yedek uçak çağrıldı. ABD yetkilileri, bu anı operasyonun "bittik biz" anı olarak anlattı.

Saatler süren bekleyişin ardından mürettebat yeni gelen uçaklara aktarıldı. Amerikan savaş uçakları İranlıların eline geçmemesi için arızalı uçakları ve dört adet MH-6 helikopterini bombalayarak imha etti.

Güneş doğarken kurtarma uçakları sırayla havalanarak İran hava sahasını terk etti. Uçakların güvenli bölgeye geçtiği haberi Beyaz Saray'a ulaştı. Trump ise başarıyı sosyal medya üzerinden 'BULDUK ONU!' sözleriyle paylaştı.

3. GÜNÜN ŞAFAĞINDA, SAVAŞ DEĞİŞMEDİ

Trump, paylaşımında subayın yaralı olduğunu ama durumunun iyiye gideceğini belirtti. Operasyonda Amerikan tarafında herhangi bir kayıp yaşanmadı. Ancak bu başarı stratejik bir çözüm getirmedi.

Hürmüz Boğazı halen İran kontrolünde. Küresel petrol arzı tehlike altında. Trump müttefiklerinden destek bulamayınca İran liderlerini altyapı tesislerini vurmakla tehdit eden sert mesajlar yayımladı.

37. gününe giren savaş, kaldığı yerden devam etti. Ancak bu operasyon, kara harekatı planlayan ABD için dikkat çekici bir 'İran harekatı' provası oldu.