New York borsası son 10 ayın en keskin yükselişini kaydederken, ABD’li tüketiciler ve yatırım gurusu Warren Buffett temkinli kalmaya devam ediyor. Benzin fiyatlarının galon başına 4 dolarlık kritik eşiği aşması, resesyon endişelerini yeniden tetikledi.
Wall Street endeksleri, jeopolitik gerilimlerin azalabileceğine dair umutlarla günü son dönemin en güçlü artışıyla kapattı. Ancak piyasalardaki bu "bahar havası", akaryakıt istasyonlarındaki etiketlere ve tüketici güven endekslerine henüz yansımış değil.
"Hürmüz Boğazı" Umudu Borsayı Ateşledi
Piyasalardaki toparlanmanın arkasında, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile olan gerilimi sonlandırmaya yönelik ılımlı mesajları yer alıyor. Hürmüz Boğazı’ndaki abluka tehlikesine rağmen, Trump’ın "Müzakere ediyoruz, olumlu bir sonuç çıkması iyi olur" şeklindeki açıklamaları, enerji arzına dair endişeleri bir nebze olsun dindirdi.
Ancak borsa koridorlarında kutlamalar yapılırken, Berkshire Hathaway'in efsanevi ismi Warren Buffett’tan bir "soğuk duş" uyarısı geldi. Mevcut tabloyu değerlendiren Buffett, piyasaların henüz gerçek bir "alım fırsatı" sunacak seviyede olmadığını, geçmişteki büyük kriz dönemlerine kıyasla iskontonun yetersiz kaldığını vurguladı.
Tüketici Güveni ve Benzin Çıkmazı
Wall Street’in aksine, Main Street (reel ekonomi) için tablo daha karanlık görünüyor. ABD'de benzin fiyatlarının galon başına 4 dolar olan psikolojik sınırı aşması, hanehalkı bütçesi üzerinde ağır bir baskı oluşturuyor:
Benzin fiyatları, Ağustos 2022'den bu yana en yüksek seviyesine ulaşarak 4,018 dolara çıktı.
Amerikalı tüketicilerin bir yıl sonrasına dair enflasyon beklentisi %7,1 ile son yedi ayın zirvesini gördü.
Fiyatların yükseleceğine dair inanç bir ayda %48,2'den %36,7'ye geriledi.
Conference Board tarafından yayımlanan son veriler, ekonomik görünüm endeksinin 70,9 puana gerilediğini gösteriyor. Ekonomistler, bu seviyenin 80 puanlık "kritik eşiğin" oldukça altında kaldığına dikkat çekerek, yaklaşan bir resesyon riskinin masada olduğu konusunda uyarıyor.
Uzmanlara göre, benzin fiyatlarındaki her 1 dolarlık artış, halkın ekonomiye olan güvensizliğini %5 oranında artırarak tüketim harcamalarını doğrudan aşağı çekiyor.