Afrika genelinde uzun yıllardır kronik bir sorun haline gelen elektrik kesintileri ve sürekli artan enerji maliyetleri, kıta ülkelerini alternatif çözümlere yönlendiriyor. Yaşanan bu derin enerji kriziyle birlikte, Afrika pazarında Çin menşeli güneş enerjisi ekipmanlarına olan talep rekor seviyede arttı.
Çin gümrük verilerine göre, Afrika ülkelerine yapılan güneş pili ve panel ihracatı, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 83 gibi devasa bir artış göstererek yaklaşık 124 bin tona ulaştı.
Kıta genelinde fabrikalardan evlere kadar geniş bir kitle, sürekli arızalanan ulusal şebekelerden ve bütçeleri sarsan pahalı dizel jeneratörlerden kurtulmak için çareyi güneş enerjisinde buluyor.
Sektör analistleri, Çin'in nisan başında ihracat vergi iadesi teşvikini sonlandırmasına ve bu durumun küresel fiyatları yukarı çekmesine rağmen talebin beklenenden çok daha güçlü kaldığına dikkat çekiyor. Birçok ithalatçının zamlı fiyatlardan etkilenmemek adına mart ayında stok yapmasıyla küresel çapta büyük bir lojistik hareketlilik yaşandığı belirtiliyor.
İKİ ÜLKEYE İTHALAT YÜZDE 81 ARTTI
Afrika’nın yenilenebilir enerji hamlesinde başı çeken ülkelerin başında Güney Afrika geliyor. Yıllardır süren elektrik kesintileriyle boğuşan ülkede, işletmelerin ve hane halklarının alternatif arayışları Çin'den yapılan güneş enerjisi ithalatını yüzde 81,4 oranında artırdı.
Ancak dönemin en çarpıcı gelişmesi Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde yaşandı. Geleceğin teknolojileri için kritik önemdeki kobalt ve bakır madenlerinin merkezi olmasına rağmen, dünyada elektriğe erişim oranının en düşük olduğu ülkelerden biri olan Kongo, Çin’den yaptığı güneş paneli ithalatını yüzde 482 gibi rekor bir oranla yaklaşık 18 bin tona çıkardı.
ÇİN ELİNİ GÜÇLENDİRİYOR
Hızlı kentleşme, sanayileşme ve yüksek yakıt faturası baskısı altındaki Afrika için güneş enerjisi artık lüks bir tercih değil, ekonomik bir zorunluluk haline gelmiş durumda. Çin’in seri üretim gücü sayesinde bu ürünleri dünyanın en ucuz ve en erişilebilir ekipmanları haline getirmesi, Pekin yönetiminin elini güçlendiriyor.
Bu durum küresel arenada çarpıcı bir jeopolitik gerçeği de gözler önüne seriyor: Batılı hükümetler iklim krizi fonlarını ve enerji yatırımlarını bürokratik masalarda tartışmaya devam ederken; Çin, Afrika’nın yenilenebilir enerji dönüşümünde rakipsiz bir tedarikçi olarak yerini sağlamlaştırıyor.