Filistin haber ajansı WAFA'ya göre, Dışişleri Bakanı Maliki, Güney Afrika'nın Filistin Büyükelçisi Shaun Byneveldt ile bakanlığın Ramallah kentindeki merkezinde bir araya geldi.

Görüşmede Maliki, "Netanyahu ateşkesle ilgilenmiyor. Tam tersine iktidarda kalabilmek için savaşı mümkün olduğu kadar uzatmak istiyor." ifadelerini kullandı.

İsrail'in açlığı bir savaş silahı olarak kullandığına, yaklaşık 600 bin Filistinlinin açlığın eşiğinde olduğuna işaret eden Maliki, uluslararası toplumun Netanyahu üzerinde baskı kurmak için yeterince çaba göstermemesinden duyduğu hayal kırıklığını dile getirdi.

Uluslararası toplumun Filistin meselesine yönelik sorumluluklarını üstlenmesi gerektiğini vurgulayan Maliki, Filistin'in ateşkes uygulaması konusunda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ve ABD'ye baskı yapmaya devam edeceğini söyledi.

"KISITLAMA VE PROVOKASYON TEHLİKESİ"

Ayrıca Maliki, "Batı Şeria'daki Filistin kamplarına günlük baskınlar yapılması, altyapının tahrip edilmesi, Filistinlilerin öldürülmesi, bu kamplarda yaşayanların topraklarını terk etmeye zorlamak için devam eden kısıtlama ve provokasyon tehlikelerine" dikkat çekti.

Güney Afrika'nın İsrail'e karşı açtığı "soykırım" davasıyla ilgili olarak Bakan Maliki, Filistin yönetimi ve halkının Güney Afrika'nın tarihi tutumuna ilişkin takdirlerini belirtti.

"Bu hukuki, insani ve ahlaki çabanın dünyadaki yolsuzlukları ve çifte standartları ortaya çıkarmak açısından son derece önemli olduğunu" vurgulayan Maliki, "Mahkemenin ihtiyati tedbir kararı alması, İsrail'in Gazze Şeridi'nde halen suçlarını sürdürdüğünü göstermesi açısından da çok önemli." dedi.

İSRAİL ALEYHİNE AÇILAN SOYKIRIM DAVASI

Güney Afrika Cumhuriyeti, 29 Aralık 2023’te, 1948 tarihli Birleşmiş Milletler (BM) Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi'ni ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail aleyhine UAD'de dava açmıştı.

Güney Afrika, Gazze'deki durumun aciliyet teşkil etmesi sebebiyle UAD'den ihtiyati tedbirlere hükmetmesini istemiş ve tedbir talebine ilişkin duruşmalar, 11-12 Ocak'ta Lahey'deki Barış Sarayı’nda yapılmıştı.

Divan, 26 Ocak’ta açıkladığı tedbir kararlarında, İsrail’in Soykırım Sözleşmesi'nin 2'nci maddesinde tanımlanan fiillerin işlenmemesi için elinden gelen tüm önlemleri almasına, İsrail ordusunun Soykırım Sözleşmesi'nin 2'nci maddesindeki fiilleri işlemesini engelleyecek önlemleri ivedilikle almasına, Gazze’deki Filistinlilere yönelik soykırım çağrısı yapanları önlemek, engellemek ve cezalandırmak için gereken tüm adımları atmasına, Gazze’deki Filistinlilerin karşılaştığı olumsuz yaşam koşullarını ortadan kaldırmak için ihtiyaç duyulan temel hizmetlere ve insani yardımın sağlanmasını mümkün kılan acil ve etkili önlemleri almasına, Gazze’deki Filistinlilere karşı Soykırım Sözleşmesi'nin ihlalini gösteren delillerin yok edilmesini önlemek ve korunmasını sağlamak için etkili tedbirler almasına, kararın yürürlüğe girmesinden itibaren 1 ayda alınan tüm tedbirler hakkında mahkemeye bir rapor sunmasına hükmetmişti.