TBMM Genel Kurulu, sosyal medyanın 15 yaş altına engellenmesi ve kadınların doğum izninin 16 haftadan toplam 24 haftaya çıkarılmasına ilişkin düzenlemeleri içeren ve ilk 24 maddesi kabul edilen Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin ikinci bölümünde yer alan maddelerin görüşmelerine devam edilmesi için Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı.
Kanun görüşmesi öncesinde siyasi partilerin önerileri görüşülürken, CHP ve DEM Parti ayrı ayrı Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin araştırma önergesi verdi. CHP'nin önergesini CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca paylaştı.
ABLASININ MESAJINI OKUDU
CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca konuşmasına Gülistan Doku'nun ablası Aygül Doku'nun Meclis'e iletmek istediği mesajı okuyarak başladı. Karaca şöyle konuştu:
Meclis'ten tek bir şey istiyoruz. Kardeşimin bir mezar taşına kavuşabilmesi için ve bu mesele sadece ve sadece Doku ailesinin değil, sadece Gülistan meselesi de değil, bu, artık Türkiye'nin meselesidir. Bu meselenin aydınlatılması için Gülistan Doku bir aracı olacaksa çok mutlu oluruz. Lütfen, oradaki 600 milletvekili bu önergeye 'evet' desin ve Türkiye'nin artık Gülistan Dokuların kaybettirilmesinden bir daha gündemi meşgul edilmesin.’
‘ELÇİYE ZEVAL OLMAZ’
Ben de elçiye zeval olmaz, bu meseleyi sizinle paylaşmak istedim. Deniyor ki: 'Delil yok.' Şimdi, ben, 2022 yılında Sayın Genel Başkanımızın görevlendirmesiyle, bu cinayet sebebiyle, kaybettirilme sebebiyle Tunceli'ye gittim. Milletvekili arkadaşımızla birlikte yaptığımız araştırmalarda, emin olun, bugün gözaltına alınan, tutuklanan her bir şüpheliyle ilgili 'Soruşturulmalı, ifadesi alınmalı, dijital materyaller üzerinde inceleme yapılmalı' demişiz; 2022 yılından bahsediyorum arkadaşlar, 2026 yılındayız.
‘ASIL KONUYU SAPTIRMAK BÖYLE BİR ŞEY’
O gün bir iki milletvekili arkadaşımızla biz bunları görebilmiş isek bunu savcıların, dönemin savcılarının, dönemin İçişleri Bakanı’nın, dönemin Emniyeti’nin görememe ihtimali var mı sizce? Birkaç örnek vereyim: Ulusal Kriminoloji Raporu 2020 yılında geliyor ve diyor ki: 'Burada bir intihar iddiası yok, bu, bir ışıltıdır, yansımadır.' Peki, soruyorum: Bu dosyaya giren bilirkişi raporu, Ulusal Kriminoloji Laboratuvarının raporu sonrasında neden hala beş yıldan bu yana 'intihar' dediniz? Neden bir kez olsun cinayet şüphesinden bahsetmediniz? Bundan bahsedilmedi ama 'Bu, bir intihar değildir, raporla kanıtlanmıştır' diyen ailenin avukatı hakkında soruşturma açtınız yani asıl konuyu saptırmak tam da böyle bir şey.
‘HANİ DELİL KARARTMAK YOKTU?’
Başka bir mesele, Gülistan'ın erkek arkadaşı olduğu iddia edilen, 'Zeynal' denilen şahsın cep telefonu ve dijital materyalleri Emniyet Genel Müdürlüğüne gönderiliyor; bir buçuk yıl boyunca tık yok Emniyet Genel Müdürlüğünden, bir buçuk yıl sonra bir A4 kağıdında diyor ki: 'Suç unsuru bulunamamıştır.' 2'nci incelemede aynı materyallerden onlarca suç unsuru bulundu ve bu materyalden çıkan suç unsurlarıyla bugün bu soruşturma bu aşamaya geldi ve soruşturmaya ışık tuttu. Hani delil yoktu arkadaşlar? Hani delili karartmak yoktu? Hastane kayıtları; hastane kayıtları POLNET üzerinden Emniyete direkt geçiyor, Emniyetin eline bu kayıtlar geçmiş, böyle bir kaybettirilme vakası var, neden Emniyet hastane kayıtları silindi ya da silinmedi bilmeden bunu savcılığa teslim etmedi arkadaşlar, neden teslim etmedi? Bu soruların cevabını bulabiliyor muyuz? Ya da beş dakika arayla olaydan iki gün sonra kendisini ASELSAN yetkilisi olarak ifade eden kişi 155'i arıyor ve diyor ki: 'O üniversitedeki kameraların yönünü değiştirin.'
‘VALİNİN DELİL TOPLAMA YETKİSİ Mİ VAR?’
Sevgili arkadaşlar '3 araç geçecek, yönünü değiştirin.' diyorlar, neden bu konunun üzerine gidilmedi? Neden o dönemde, sonrasında da 3 Cumhuriyet Başsavcısı değişti, 4 Emniyet Müdürü değişti, Bakan değişti; neden gidilmedi arkadaşlar? Neden bu konu araştırılmadı? Arkasından, devam eden bir soruşturma var, Gülistan Doku'nun dijital materyali yani sim kartı aileden Vali tarafından alınıyor. Arkadaşlar, valinin delil toplama yetkisi mi var? Devam eden bir soruşturma, dosyaya verilmiyor, özel bir ulakla, koruma müdürüyle Ankara'daki bir siber uzmana gönderiliyor. Arkadaşlar, bunu öğrenen o dönemin savcısı neden Vali hakkında İçişleri Bakanlığına bilgi vermiyor, suç duyurusunda bulunmuyor?
‘BU MECLİS’İN VEBALİDİR’
Neden bu incelemeyi yapan ya da bu inceleme için evrakı, sim kartı götüren hakkında, bu götüren de Emniyet yetkilisi arkadaşlar... Neden bu konu araştırılmıyor, soruyorum. Zaynal'ın ailecek Antalya'da beş yıldızlı otele gitmesi için kim gidiyor? Tunceli İl Emniyet Müdürü, Tunceli Asayiş Şube Müdürü, koruma müdürleri. Diyor ki: 'Antalya İl Emniyet Müdürü size bir otel ayarladı.' Antalya İl Emniyet Müdürü hakkında bir inceleme var mı şu ana kadar arkadaşlar? Nereden bakarsanız bakın, öncelikle o Valiliğe ait gençlik merkezindeki olan biten iddialar, üniversitedeki iddialar açığa kavuşturulmalı. Onunla birlikte de Valilikten ve kayyum Belediye Başkanının ihalesini alan Altaş ve Açıkgöz soy isimli firma sahipleri kimdir? Çünkü her ikisinin evladı da, oğlu da bu dosyada soruşturulma, araştırılmalı. Bu konu kapatılamaz. Yargı devam eder ama bu Meclis'in vebalidir, bu çürümüşlüğü ortaya çıkarmak her birimizin görevidir."
AKP VE MHP OYLARIYLA REDDEDİLDİ
Konuşma sonrası yapılan oylamada, CHP ve DEM Parti’nin Gülistan Doku soruşturmasındaki iddiaların araştırılması için verdiği önergeler, AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.