Kıymetli madenler piyasasında yaşanan hareketlilik, Türkiye'nin dış ticaret verilerine doğrudan yansıdı. Borsa İstanbul Kıymetli Madenler Piyasası verilerine dayanan bilgilere göre, 2026 yılının sadece Ocak ayında 273 bin 357 kg gümüş ithalatı gerçekleştirildi. Bu miktar, verilerin resmi olarak açıklanmaya başladığı Mart 1999’dan bu yana kaydedilen en yüksek aylık gümüş ithalatı olarak tarihe geçti.

Küresel Piyasalarda Fiziki Teslimat Çıkmazı

Dünya genelinde gümüş fiyatlarında gözlemlenen dalgalanma, fiziksel talebi daha önce görülmemiş bir noktaya taşıdı. Özellikle vadeli işlem borsalarında düşüş yönlü (kısa) pozisyonların yoğunluğu ve vade bitiminde yatırımcıların kağıt üzerinde uzlaşmak yerine fiziki maden talep etmesi, ABD ve Çin merkezli stokları kritik seviyelere indirdi.

Kritik Eşik Mart 2026:

COMEX borsasında fiziki taleplerin mevcut gümüş stoklarının dört katına ulaştığı görülürken, teslimatların yoğunlaşacağı Mart 2026 dönemi piyasalar açısından kritik bir dönemeç olarak değerlendiriliyor. Madencilik tarafında arzın azalması ve endüstriyel kullanımın artması ise küresel çaptaki arz açığını günden güne büyütüyor.

Türkiye’de Talebi Tetikleyen Üç Temel Dinamik

Yurt içindeki bu tarihi ithalat rekorunun arkasında hem sanayi hem de yatırım odaklı üç ana unsur öne çıkıyor:

  1. Endüstriyel Dönüşüm: Güneş panelleri ve elektronik cihaz üretimindeki artışa paralel olarak, Türkiye’nin gümüşe olan sanayi odaklı ihtiyacı 2011 yılından bu yana istikrarlı bir yükseliş grafiği çiziyor.

  2. Altın Kotasının Yönlendirmesi: Altın ithalatına getirilen kotalar ve yasal sınırlamalar, kıymetli maden biriktirmek isteyen tasarruf sahiplerinin ilgisini doğrudan gümüşe kaydırdı.

  3. Erişilebilir Güvenli Liman: Altın fiyatlarındaki sert yükselişin ardından alım gücü kısıtlanan bireysel yatırımcılar, bütçelerine daha uygun bir alternatif olarak gümüşü tercih ediyor.