28 yıl önce doğduğu topraklara dönen eşsiz hazine

Anadolu’daki değerler vatanına kavuştu...

28 yıl önce doğduğu topraklara dönen eşsiz hazine

Uşak'a 25 kilometre uzaklıkta bulunan küçük Güre beldesi, tarihe tanıklık yapan bir olayın da başrolünü üstlendi. Milattan önce 560 ile 546 yılları arasında Lidya ülkesini yöneten Kral Krezüs ya da bilinen adıyla Kral Karun'a ait paha biçilmez eserler Güre kasabasındaki bir tümülüste bulunmuş, “Karun kadar zengin” sözü de bu hazinelerden doğmuştu. ABD'ye kaçırılan eserler 28 yıl önce 25 Eylül 1993 günü doğduğu topraklara döndü.

Başkenti bugün Manisa'nın Salihli ilçesi yakınlarında olan Lidya uygarlığı, Muğla'dan Çanakkale'ye kadar Ege kıyılarını da içine alan geniş bir alanda hüküm sürmüş, parayı icat eden Kral Karun zamanında da dönemin en zengin devleti olmuştu. Lidya'nın en görkemli eserleri ise Kral Karun'un hazineleriydi. Efsaneye göre Kral Karun, her tuttuğunun altın olması için ilahlara yalvarmış, bu isteği kabul olunca da kendi hazinesini yaratmıştı.

TİMÜLÜSLERDEN ÇIKTI

Bu eserlerin varlığı 1965 yılına kadar bilinmiyordu. Ancak Güre kasabasındaki tümülüste kazı yapan 5 kaçakçı, mezar bölümündeki hazinelere ulaştı. Eserler o dönemin parası ile 65 bin liraya satılarak ABD'ye götürüldü. O dönemdeki 65 bin lira, bugünün parası ile 3 milyon liraya eşitti. Bir yıl sonra bu kez İkiztepe tümülüsündeki kaçak kazıda bulunan 150 parça eser de 160 bin liraya satılarak ABD'ye kaçırıldı. 1968'de ise Aktepe tümülüsündeki resim ve kabartmalar 40 bin liraya satıldı. Hazinenin tamamı 432 parça olarak New York'taki Metropolitan Müzesi'nde sergilenmeye başlandı.

Eserlerin Türkiye'den kaçılan Karun Hazineleri olduğu belirlenince, gazeteci Özgen Acar'ın da çabası ile Kültür Bakanlığı harekete geçti. Eserleri geri almak için dava açıldı, dava 6 yıl sürdü. Sonuçta Metropolitan Müzesi davayı kaybedeceğini anlayınca eserleri geri verdi. 1993 yılında da bu eserler doğdukları topraklara dönerek Uşak Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmeye başlandı. Tamamı altın olan, Kanatlı Denizatı Broşu, Aslan Başlı Bilezikler ve Kanatlı Güneş Kursu Kolyesi ise hazinenin en önemli parçalarını oluşturdu.

Kanatlı denizaltı broşu

Uşak Arkeoloji Müzesi'nde sergilenen parçalardan en değerlisi olan Kanatlı Denizatı Broşu, 2006 yılında sahtesiyle değiştirilip bir kez daha yurtdışına kaçırıldı. Sanıklar yakalandı ve 8 kişiye 10 ay ile 12 yıl arasında değişen hapis cezaları verildi. Kanatlı Denizatı Broşu 2012'de Almanya'da ortaya çıktı ve Interpol aracılığı ile Türkiye'ye iadesi sağlandı.

Kral Karun'un Manisa'dan kaçırılan eserlerini Demirel getirtti.

Demirel ‘Ödeyin Gardaşım' dedi

“Biz öncelikle Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda ‘Tarihi eserler kendi yurdunda sergilenir, ülkesinden kaçırılan eserler ilgili devlete iade edilir' biçiminde bir karar aldırdık. Karun Hazineleri'nin yurda iadesi için benim bakanlığımdan önce ABD'deki Metropolitan Müzesi aleyhine dava açılmış ancak davayla ilgilenen olmamış. ABD'li avukatların biriken 5 milyon dolar ücretini bile ödememişler. Başbakan Süleyman Demirel ile görüştüm, ‘Türkiye Cumhuriyeti büyük devlettir gardaşım, kimseye borçlu kalmaz' diyerek hemen bu paranın ödenmesini sağladı. Avukatlar da davaya sarıldılar. ABD'ye gidip Metropolitan Müzesi yetkilileri ile görüştüm. Davayı kaybedecekleri için anlaşma teklif ettiler. Biz de sergilenen eserlerin yanı sıra depolarını da incelemek istedik.

Karun Hazineleri, Kültür eski Bakanı CHP'li Fikri Sağlar döneminde yurda getirildi. Sağlar, SÖZCÜ HaftaSonu'na o günleri şöyle anlattı:

Depoda 36 parça daha Karun Hazinesi eseri bulduk, onları da aldık ve davayı sonlandırdık. Özellikle BM kararı ve bu dava, tarihi eser kaçakçılığında dönüm noktasıdır. Artık kaçak eserler başka ülkelerin devlet müzelerince alınmıyor. Karun Hazineleri davasında dönemin Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürü merhum Engin Özgen ve eşi İlknur Özgen'in büyük emeği vardır.”