Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
“Ee, var herkesin bir Ahmet Kaya’sı değil mi?”
“Ee, var herkesin bir Ahmet Kaya’sı değil mi?”
Ahmet Kaya'nın hayatını ilk kez tiyatro sahnesine taşıyan "Hep Sonradan" izleyicilerle buluştu. Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu (BGST) tarafından sahnelenen oyun, hikayesi ve Kardeş Türküler'in performansıyla, hayallerin türküsüne en baştan başlamaya davet ediyor.
Sercan MERİÇ
Kültür Sanat 10 Ocak 2019 - 15:56

Türkiye’de yaşanan derin kutuplaşmanın paydaşları, bugünlerde herhangi bir isim üzerinde ortak bir sevgide buluşabilir mi? Bu derin ayrımda toplumun ortak değerler üzerinde yeniden buluşması ne kadar mümkün? Elbette “hatırlamadan” ve “yüzleşmeden” de bir arada kalmak mümkün değil…

Sınırlar arasındaki duvarlar o kadar yükseldi ki, öte tarafa erişebilmek çok güç. Oysa birlikte yaşayabilmek için o kadar çok değerimiz var ki… Mesela Ahmet Kaya… Acılarımızın, sevinçlerimizin, isyanlarımızın, aşklarımızın sesi… “Eskiden hepimizin sevdiği insanlar varmış” cümlesinin değil, gelecekte de bir arada kalabilmemizin teminatı…

hep-sonradan2
Aklımız başımıza iş işten geçtikten, “Hep Sonradan” gelmesin sazının teline vuran, türkülerini söyleyen bir halk efsanesi…

Vefatının üzerinden 19 yıl geçmesine rağmen Ahmet Kaya’nın değeri hiç azalmadı. Hâlâ aşık olduğumuzda, ayrılık acısı çektiğimizde, isyan duygumuz kabardığında en çok ona sığınıyoruz. Yüz yüze tanışmasak da ağabeyimiz, dostumuz, yoldaşımız olan Ahmet Kaya’nın acıyla, isyanla, mücadeleyle dolu hayatı şimdi Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu (BGST) ve An Yapım’ın ortaklığında tiyatro sahnesine taşındı.

“Hep Sonradan” isimli oyun İlk kez dün Uniq Hall’de izleyicilerin karşısına çıktı. Yönetmenliğini Metin Gösel’in, supervizörlüğünü Onur Ünlü’nün üstlendiği müzikli oyunun senaryosunu Funda Alp, Didem Kaplan ve Cüneyt Yalaz kaleme aldı.

2 perdeden oluşan oyunda Ahmet Kaya’nın hem çocukluk arkadaşı olan hem de Kaya gibi Paris’te sürgünde yaşayan Salih’in (Cüneyt Yalaz) hayatına tanık oluyoruz. Salih, gördüğü işkenceler yüzünden Korsakoff Sendromu’na yakalanan, sık sık unutkanlık yaşayan, unuttuğunun da farkında olan birisi. Yıllar sonra çocuklarıyla buluşacak olmasının heyecanını yaşıyor. Buluşma hem kişisel geçmişiyle hem de bir dönemin acılarıyla yüzleşmesine vesile oluyor. Yüzleşmeye de Ahmet Kaya şarkıları eşlik ediyor. Salih, şarkılarla birlikte hem çocukluk arkadaşını anıyor hem de “hafızasındaki boşlukları” dolduruyor. Sahneden, “Siz de hafızanızda silikleşen ortak değerlerinizi Ahmet Kaya ile hatırlayabilirsiniz” mesajını veriyor.

hep-sonradan4

Soldan sağa: Elit Andaç Çam, Cüneyt Yalaz ve Feryal Öney

Ses sistemindeki teknik birkaç sıkıntı dışında “Hep Sonradan”ın prömiyeri müzikal açıdan izleyicileri mest etti. Sahnede Ahmet Kaya’nın şarkılarını seslendiren Kardeş Türküler varken nasıl mest olunmasın ki? Her şarkıda başka bir duyguya salınıyor izleyici. Yine Salih’in ağzından tarif edebiliyoruz bu salınımı: “Ee, var herkesin bir Ahmet Kaya’sı değil mi?”

Sezon boyunca Uniq Hall’de izleyicilerin karşısına çıkacak olacak “Hep Sonradan”, “hayallerin türküsüne hep en baştan başlamak” isteyenleri bekliyor.

hep-sonradan
Son güncelleme: 16:11 - 10.01.2019