Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
İdealizmin çağının efsanesi: Şaziye Moral
İdealizmin çağının efsanesi: Şaziye Moral
1921 yılında İstanbul Şehir Tiyatrosu'nda, kadınların çalıştırılmayacağı resmi yollardan bildirilmesine rağmen Afife Jale'den sonra sahneye çıkan ikinci Müslüman kadın tiyatrocu Şaziye Moral'dı...
Kültür Sanat 9 Nisan 2018 - 11:10

Kadınların sahneye çıkmasının engellendiği şu günlerde Şaziye Moral’ın ölüm yıl dönümü vesilesiyle 1921’li yılların tiyatro yasaklarına gidiyoruz.

1903 yılında Bulgaristan'da doğan Şaziye Moral, Balkan Savaşı’ndan sonra Rumeli göçmenleri arasına katılarak İstanbul'a geldi. Doğduğu zaman annesini, birkaç yıl sonra ise babasını kaybeden Moral, akrabalarının yanına sığındı. İlk ve ortaöğrenimini Kocamustafapaşa'da okuduktan sonra lisenin son senesinde akrabalarına yük olmamak için çalışmaya karar vererek okulu bıraktı. Beyazıt'ta Hizmet-i Umumiye Acentası'nda memur olarak çalışmaya başladı. Sahne hayatına da bu acentanın oluşturduğu Yeni Hayat Tiyatrosu ile başladı.

saziyemoral2
Uzun zaman sonra Yeni Hayat Tiyatrosu dağıldı. Tiyatroyu yeniden kurmak isteyen ve eleman takviyesi yapmak isteyen İsmail Faik, Şaziye Moral'a teklif götürdü. Türk kadınının sahneye çıkmasının yasak olduğu bir dönemde oldukları için Şaziye Moral ilk başta tereddüt etse de, teklifi kabul etti.

‘BİZİM DEVRİMİZ İDEALİZM DEVRİYDİ’

1919 yılında Cemal Yakup'un Kırık Kalp adlı oyunu ile ilk kez sahneye çıktı. Ancak bu oyundan sonra “Müslüman kadın sahneye çıkamaz” diyen bir grup tarafından karakola götürüldü. Fakat Şaziye Moral'ın içindeki tiyatro aşkına kimse dur diyemedi. Moral, mahkemeden beraat ettikten sonra Anadolu turnesine çıktı, döndüğünde ise İstanbul Şehir Tiyatrosu’na girdi. Şaziye Moral, 1963 yılında Ses Dergisi’ne verdiği bir röportajda o dönem yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Kadıköy'de otururdum. O kadar az para alırdık ki, param yetmediği için, iskeleye yayan giderdim. Köprüde vapurdan iner Şehzadebaşı Ferah Tiyatrosu'na, oradan da Tepebaşı'na, İstanbul Şehir Tiyatrosu'na ve provalar itince, Tepebaşı'ndan köprüye yine hep yürürdün. Piyesler 3-4 gün oynardı. Gayet sıkı çalışırdık. Ama aldığımız maaş, bir yol masrafını dahi problem haline getirirdi. Şimdi o günler geçti. Yeni başlayanlar aynı sıkıntıları çekmiyorlar. Bizim devrimiz idealizm devriydi. Şimdi realizm çağındayız.”

1977 yılında emekli olana kadar iki yüze yakın oyunda ve seksenden fazla filmde oynadı. 9 Nisan 1985 yılında, 82 yaşında İstanbul'da vefat etti.
saziyemoral3


 

Son güncelleme: 11:11 - 09.04.2018