Küller arasında son dans

Antalya Manavgat'ta 28 Temmuz'da çıkan yangında, Evrenseki'de onlarca ev ile tamamen yanan, doğal yaşamla sanatın buluştuğu Till And Deniz Artist Habitat'ın (TADAH) sahibi Deniz- Till Rautert çifti, felaketin boyutunu anlatabilmek ve kaybettikleri yaşam alanlarına veda etmek için küllerin arasında dans etti.

Manavgat’ta Türkiye’nin en büyük orman yangınından sonra bir taraftan yeni filizler ortaya çıkarken, diğer taraftan yaralar sarılıyor.

İki binin üstünde evin de küle döndüğü yangında, 2014 yılında flamenko eğitmeni Deniz ve jonglör sanatçısı Till Rautert çifti tarafından kurulan TADAH isimli sanatevi de tamamen yandı.

Eşinin babasını ziyarete gittikleri Almanya’dayken yangın haberini alan çift, döndükleri Manavgat’ta yaşam alanlarının yok olduğunu gördü.

ALMANYA’DAN YARDIM KAMPANYASI

Sanatçı çift, küllerin içinde dans ederek, hem felaketin boyutuna dikkat çekmeye çalıştı hem de kaybettikleri sanatevlerine veda niteleğinde dans videosu hazırladı.

Hem yurt dışından hem de Türkiye’den yüzlerce sanatçı ve doğayla uyumlu yaşam tutkunlarının flamenko, jonglörlük, akrobasi, permakültür, yoga, helohop gibi eğitimlerin verildiği, tatil konseptiyle misafir edildiği TADAH’ta yaraları sarmak ve sanatçıların yeni gelecek kurabilmeleri için Almanya, İngiltere, İspanya ve Türkiye’den birkaç arkadaşın bir araya gelerek Berlin merkezli ‘Betterplace.me’ aracılığıyla başlattığı yardım kampanyasındaki bağış miktarı, bugüne kadar hedeflenen tutarın neredeyse yarısına ulaştı.

PANDEMİDE İKİZLERİ DOĞDU

Pandemiden kısa süre önce Tao Can ve Doa Su adını verdikleri ikizleri dünyaya gelen çift, bu süreçte TADAH’tan dışarı çıkamadı. Yangın sürecini anlatan Deniz Rautert, “Eşimin Almanya’daki ailesi risk durumunda olduğundan ziyaret için bütün aşılarımızı olmayı bekledik. Eşim de köyde yıkılan evlerin direk, kalas, kapı, pencere gibi geri dönüşüm malzemelerini toplayıp 7 bungalovu kendi elleriyle yaparak bu süreci değerlendirdi” dedi.

İKİ HAFTA ÖNCE ALMANYA’YA GİTMİŞLER

Temmuz başında aşıları tamamlanınca ikiz çocuklarını da görmeleri için eşinin babasını ziyarete Almanya’ya gittiklerini belirten Deniz Rautert, “3 hafta sonra dönmeyi planlarken, 29 Temmuz’da telefonda yangın haberini aldıklarını söyledi. Deniz Rautert, Pandemi nedeniyle tüm eğitimlerimizi ertelemek zorunda kaldık. Pandemi sürecinde ayakta kalmak için yüklü tutarda borç almak zorunda kaldık. Almanya’ya gitmeden önce tüm hazırlıklarımızı tamamlamıştık. Eylül 2019’da yaptığımız son atölyeden sonra ilk defa 2021 Ağustos sonunda yeniden eğitimlerimiz başlayacaktı. Sonra maalesef yangın felaketi oldu. Biz oradayken yangın çıktı” diye konuştu.

YANGINI TELEFONDA YAŞADILAR

Yangın günü TADAH’ta annesi ile ekiplerinden Alime, Melek ve Hacı’nın bulunduğunu aktaran Deniz Rautert, “Telefonla arayan Melek ‘Burada ciddi bir yangın var, ne yapalım?’ diye sordu. Önce TADAH’ın çevresini suladılar ama her şey çok çabuk olup, bitti. Telefonda bağrışmalarını duyuyordum ve ‘Bizi köyden çıkarıyorlar’ dedi. Kardeşim de yangını duyunca hemen gelmiş. Melek, son bir çaba hard disklerimizi kurtarmak için yukarı çıkmış. O sırada jandarma gelip girişleri yasaklamış. Kardeşim ‘İçeride bir kişi daha var’ diyerek son dakikada Melek’i aldı üst kattan. Tavuklarımızı saldılar. Yalnızca köpeğimiz ‘Kiki’yi kurtarabildik. Evimiz, stüdyo, eşimin yeni yaptığı 7 bungalov, ağaçlarımız, sanat eserlerimiz, tavuklarımız her şey yandı” dedi.

BEBEKLER O TRAVMAYI YAŞAMADI

Bebekleri küçük olduğu için yangın sırasında hemen dönemediklerini, zaten dönebilecek evlerinin kalmadığını belirten Deniz Rautert, “Evimiz tamamen yandığı ve bebeklerimizin bu travmayı yaşamaması için hemen dönemedik. Bir de yangın sırasında orada olmamamız bebeklerimizin bu travmayı yaşamaması için bir şans oldu. Tüm çevremiz Almanya’da olduğumuz için şükrediyor. Eğer orada olsaydık, Till her şeyi elleriyle yaptığı için onu oradan çıkarmak da çok zor olacaktı, son ana kadar yangını durdurmaya çalışacaktı” ifadelerini kullandı.

İKİNCİ DÜNYA SAVAŞINDAN KALMA SANAT ESERLERİ

Büyük dedesinin Max Friese’nin İkinci Dünya Savaşı’nı görmüş ressam, dedesi Dietmar Friese’nin ise heykeltıraş olduğunu anlatan Rautert, sözlerine şöyle devam etti:

“Dedem Dietmar Friese, Side Müzesi’nin restorasyon bölümünün de kurucusuydu ve ölümüne kadar Side’de arkeolojik çalışmalara gönüllü olarak katıldı. Büyük dedem ise İkinci Dünya Savaşı sırasında ailesiyle Polonya’dan kaçmak zorunda kalmış ve evindeki sanat eserleri Rusya’daki Hermitage Müzesi’ne gönderilmiş. Şu an eserlerinin bir kısmı hâlâ orada, bir kısmı da TADAH’taydı. Yangında dedelerim Max ve Dietmar’a ait eserler de yok oldu.”

YANGIN SİGORTALARI YOKMUŞ

Şu an molozların kaldırıldığını ve temizlik çalışmalarının sürdüğünü kaydeden Deniz Rautert, yangın sigortalarının olmadığını, çok fazla belirsizlik olduğunu, devlet destekleriyle ilgili durumu takip ettiklerini dile getirdi.

KOMŞULARI YANGINDA HAYATINI KAYBETMİŞ

Deniz- Till Rautert çiftinin, TADAH’ın çok yakın olduğu Kalemler köyünde yangında hayatını kaybeden Fahri- Andrea Hartmann Yiğitokur çifti ile komşu oldukları, annesinin de en yakın arkadaşları olduğu ortaya çıktı. Yangından 4 gün sonra cansız bedenleri birbirlerine sarılı bulunan Yiğitokur çiftiyle annesi arasındaki diyaloğu da anlatan Deniz Rautert, “Annemler yola çıkmadan onların arabasının evlerinin önünde olduğunu görüyor. Andrea’ya çabuk çıkmaları için sesleniyorlar. Andrea, ‘Fahri sadece birkaç şey alacak’ diyor ancak alt komşumuz olan Fahri-Andrea çifti yanarak ölüyor” dedi. (DHA)

Manavgat'ta gönüllüler iş başında: İnşaat yapıyorlar İlginizi Çekebilir Manavgat'ta gönüllüler iş başında: İnşaat yapıyorlar Manavgat ve Akseki'deki orman yangınını bin TL karşılığında çıkarmış İlginizi Çekebilir Manavgat ve Akseki'deki orman yangınını bin TL karşılığında çıkarmış