Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Ekstrem sporlar macera turizmiyle birleşiyor
Ekstrem sporlar macera turizmiyle birleşiyor
Adrenalin bağımlısı gençlerin ve kendini genç hissedenlerin vazgeçemediği tutkusu ekstrem sporlar, her geçen gün gelişen branşlarıyla izleyenlere keyifli anlar yaşatmaya devam ediyor. Powerbocking, hava mancınığı, uçurtma sörfü, slacklining, Limbo pateni gibi adrenalin eşiğini daha da yükseğe çeken branşları uygulamak için, dünyanın pek çok yerine macera seyahati gerçekleştirebilirsiniz. 
Seyahat 18 Mart 2019 - 15:16

40 YIL ÖNCE İNGİLTERE’DE BAŞLADI

Türkiye’nin yanı sıra bütün dünyada da hızla popülerleşen ekstrem sporlar, İngiltere’nin Oxford Üniversitesinde öğrenciler tarafından kurulan Tehlikeli Sporlar Kulübünün 1979’da organize ettiği “bungee jumping” etkinliğiyle profesyonel olarak başladı.

Her geçen yıl gelişen yeni branşlarıyla sporu icra eden adrenalin tutkunları kadar izleyenlere de heyecanlı ve keyifli anlar yaşatan ekstrem sporlar, çılgınlık ve cesaretin yanı sıra teknik ve deneyim de gerektiriyor.  Sınırların zorlandığı, yüksek derecede hayati tehlike arz eden bir spor dalı haline gelen ekstrem sporlarda az bilinen birçok branş bulunuyor.

UÇURTMA SÖRFÜ

Paraşütle sağlanan rüzgar gücü sayesinde deniz üzerinde sörf yapma imkanına erişilen uçurtma sörfünde, sporcular büyük heyecan yaşıyor.  Rüzgar ve dalgayı vücudunda hissetmek isteyenlerin tercih ettiği bu sporun en fazla yaygınlaştığı yerler arasında Hawaii’deki Kailua Plajı ve Mısır’ın Akdeniz sahilleri öne çıkıyor.

“SLACKLINING” DENGE GEREKTİRİYOR

Dengenin öne çıktığı “slacklining” sporu, iki bağlantı noktası arasına gerilen naylon örgü ipin üzerinden yürüyerek karşı tarafa geçmek olarak tanımlanıyor. Cambazların üzerinde yürüdüğü ipten daha hassas olduğu için titreşime çok daha fazla açık olan ve doğada düz olmayan iki nokta arasına da gerilebilen ip üzerinde yürüyen sporcular, izleyenlere adrenalin dolu dakikalar yaşatıyor.

Yeterli güvenlik önlemlerinin alınmasının ardından iki dağ yamacı arasından geçmek isteyen maceraperest dağcılar ya da ipin üzerinde sıçrayarak
akrobatik hareketler yapmak isteyen gençler için bir eğlence sporu haline gelen “slacklining”, her geçen gün popülerleşiyor.

EN TEHLİKELİ BUNGEE-JUMPING

Bungee jumping’in yeterince heyecanlı olmadığını düşünen başta Avustralya olmak üzere dünyanın farklı yerlerindeki maceraperestler, atlayışlarını içi timsahlarla dolu nehirlerin genellikle dik dağ yamaçlarında gerçekleştiriyor.

Bu atlayışların birinde, 8 Ocak 2012’de, Zambia’nın Zambezi Nehri’ne Victoria Falls Köprüsü’nden atlayan Erin Langworthy, halatının kopmasının ardından timsahlarla dolu suya düştü. Langworthy, timsahlardan kaçmayı son anda başararak kıyıya yüzerek ulaştı.

UÇAĞIN TEPESİNDE SEYAHAT

Dünyanın en tehlikeli ekstrem sporları arasında yer alan “Wing-walking”de macera tutkunları, hareket halindeki iki kişilik uçağın tepesine çıkıyor.

Yaklaşık 300 kilometre hızla hareket eden uçaktan düşme olasılığına karşı güvenlik önlemlerinin alındığı “wing-walking”de dengede kalmak, en önemli faktör olarak öne çıkıyor. Uçağın tepesine çıkan katılımcılar, harika manzaranın eşliğinde unutamayacağı bir deneyim yaşıyor.

LAVLARIN ARASINDA SÖRF

Orta Amerika ülkesi Nikaragua’nın en küçük yanardağı Cerro Negro’da 2005 yılında başlayarak gelenekselleşen yanardağ sörfü, ülkenin en popüler sporları arasına girdi. Aktif durumdaki yanardağın tepesinden yaklaşık 725 metre aşağı 80 kilometre hızla sörf yapan sporcuları izlemeye on binlerce seyirci geliyor.

Yanmayı önleyici kıyafetler, eldiven, dizlik ve başlıklarla, özel kontrplaktan yapılmış sörf aletleriyle donatılan sporcular, alınan tüm önlemlere rağmen özellikle rüzgarlı havalarda hayati tehlikeler yaşayabiliyor.

SU ALTINDA HOKEY KEYFİ

Southsea Sub-Agua isimli kulübe üye olan Alan Blake adlı İngiliz dalgıç tarafından 1954 yılında keşfedilen bu spor, özel boyutlarda hokey sopası, koruyucu giysi, eldiven ve şnorkel takımı gerektiriyor. Bu teçhizatlarla su altına giren dalgıçlar, hokey sporunu farklı boyutlara taşımayı başarıyor.

Zamanla birçok ülkede popülerleşen bu spor dalı, bugün Türkiye dahil İngiltere, Avustralya, Kanada, Yeni Zelanda, Güney Afrika, ABD, Hollanda, Fransa, Japonya, Singapur, Filipinler, Belçika, Almanya, İtalya, İrlanda, İspanya ve daha birçok ülkede oynanırken, çoğu ülkede federasyonu bulunuyor ve uluslararası organizasyonlardaki turnuvalarda yer alıyor.

TEHLİKELİ DAĞ SPORU

Sirklerde iplerin üzerinde yürüyen cambazların ayağına takılan bisiklet tekerinin dağ gezintisine uyarlanan hali “mountain unicycling”, yaralanma riski en yüksek sporlar arasında yer alıyor.

Özellikle Kanadalılar tarafından tercih edilen bu sporda dağ koşullarına uygun hale getirilen tek tekerin üzerine çıkan maceraseverler, engebeli arazide ilerliyor. Yüksek konsantrasyon ve denge gerektiren “mountain unicycling”, tekerden düşen sporcular için ciddi yaralanma riski teşkil ediyor.

BAŞ DÖNDÜRÜCÜ TOP

Yeni Zelanda’da 2000 yılında icat edilen bu spor dalında, iki katmanlı büyük bir plastik topun içine giren bir ya da iki kişi, yamaçtan aşağı
bırakılarak yuvarlanıyor.  “Baş döndürücü” bir spor dalı olarak son dönemde çok popülerleşen “Zorbing”, bazen de tehlikeli olabiliyor.

Rusya’nın Dombai kayak merkezinde 8 Ocak 2013’te eğlenmek için zorbing topunun içine giren iki arkadaş, bu spor dalı için hazırlanmış özel patikadan topun çıkmasıyla uçuruma yuvarlanmış, kayalara ve taşlara çarparak kilometrelerce sürüklendikten sonra durabilmişti. Olayın ardından Denis Burakov ölürken, arkadaşı ise ağır yaralanmıştı.

YÜKSEKTEN DALMAK ONLARIN İŞİ

Ekstrem sporlar arasında ölüm riski yüksek grupta yer alan kayalıktan denize atlama geleneği, ilk olarak 1770’de Hawaii Adaları’ndan Lanai’de başladı.
Dönemin Kralı Kahekili, askerlerinden ülkelerine sadakatini ve cesaretini göstermesi için, yüksek kayalıklardan önce ayakları denize girecek ve mümkün olan en az seviyede su sıçratacak şekilde atlamalarını emretti. Bu gelenek daha sonra hızla yayıldı ve günümüzde spor haline dönüştü.

Atlarken kayalıklara çarpma, denize çakılma gibi birçok risk barındıran bu spor dalı, sıkı güvenlik tedbirleriyle de dikkati çekiyor. Bunlar arasında erkeklerin 23 ile 28, kadınların 18 ile 23 metre yükseklikler arası atlama zorunluluğu, denize düşme anında en fazla 75 ile 100 kilometre arasındaki bir hızla çarpmanın gerçekleşmesi için katılımcıların ideal kiloda olması gibi etkenler ön plana çıkıyor.

Yüzücülerin dalış sırasında akrobatik hareketler yapması, seyir zevki açısından hoş sahnelere neden oluyor. Red Bull Kayalıktan Atlama Dünya Serisi’nin 2009 yılında başlamasının ardından dünya genelinde özel seçilmiş birçok sporcu, bu alanda yarışıyor.