Sözcü Plus Giriş

Eskişehir gezilecek yerler: Tarihi ve turistik yerleriyle Eskişehir rehberi…

Zengin tarihi ile Anadolu'da tanınmış bir Avrupa şehri haline gelen Eskişehir'de, hem geçmiş hem de bugünü içine alan kültürel zenginliklerin izlerini bulabilirsiniz. Eskişehir'in gezilecek tarihi ve turistik yerlerini merak ediyorsanız hazırladığımız Eskişehir gezi rehberine bir göz atın...

Güncellenme: 10:49, 08/05/2018
Eskişehir gezilecek yerler: Tarihi ve turistik yerleriyle Eskişehir rehberi…

Türkiye’de ilklerin şehri olarak bilinen Eskişehir, modern hayatın yanı sıra geçmişin kültürel ve tarihsel zenginliğinin harmanlandığı özel bir yere sahip. İşte size bu özel şehrin tarihi ve turistik yerlerinden bazıları…

ESKİŞEHİR’İN GEZİLECEK YERLERİ

YAZILIKAYA (MİDAS ANITI)

Kral Midas’ın mezarı olarak bilinen Yazılıkaya, hem turistler hem de yerli halk arasında favori bir cazibe merkezidir. İkinci Dünya Savaşı’ndan hemen sonra Fransız Arkeoloji Enstitüsü tarafından keşfedilen yer Eskişehir’in 66 kilometre güneyinde, Yazılıkaya köyünün hemen batısında yer alır. Yüksekliği 17 metre olan anıt M.Ö. 600’lerde yapılmıştır. Antik Frigya’nın merkezinde olduğu kabul edilen anıt Frig Vadisi olarak adlandırılan ve çok geniş bir coğrafyaya yayılan bölgedeki anıtların en görkemlisidir. Tüm kazı alanını keşfetmek neredeyse 2 saat sürüyor. Arkeolojiyi seviyorsanız ya da sadece Indiana Jones deneyimi yaşamak istiyorsanız mutlaka gezilmesi gereken bir yerdir.

shutterstock_586196933

Yazılıkaya

SEZOVA PARKI

Şehrin kalbinde yeşil bir cennet olan Sazova Parkı, eğer çocuklarınızla seyahat ediyorsanız keyifli zamanlar geçirebileceğiniz mükemmel bir mekandır. Parkta öne çıkan özellikler; Ortaçağ gemisi, göl, bilim merkezi, açık hava tiyatrosu, kale ve ücretsiz gezi trenidir. Eskişehir-Kütahya yolu üzerinde yeni Eskişehirspor Stadyumu'nun hemen yanında yer alan parka ulaşım son derece rahat. Sezova Parkı, yaklaşık 400.000 metrekare yüzölçümüne sahip ve tasarımı, içinde barındırdığı yapılar ile ülkemizin en özgün parkları arasında gösteriliyor.

LÜLETAŞI MÜZESİ

Kurşunlu Camii ve Külliyesi içerisinde yer alıyor. Lületaşı Müzesi, dünyanın ilk ve tek lületaşı konseptine sahip müzesidir. Müzede şehrin ünlü madeni olan lületaşının ham halini ile bu madenden üretilen çeşitli eserler sergileniyor. Müzeye giriş ücretsizdir.

Lületaşı

Lületaşı

ETİ ARKEOLOJİ MÜZESİ

Müze bünyesinde Neolitik, Kalkolitik, Tunç, Hitit, Frig, Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerini kapsayan yaklaşık 22.500 eser bulunuyor. Bu eserlerin sadece 2.000’i sergilenmekte. Kalan 20.500 eser ise depoda tutulmaktadır. Sergilenen eserler arasında mermer heykel ve heykelcikler, mimari parçalar, steller, pişmiş toprak günlük kullanım kapları, idoller, cam kaplar ve boncuklar, metal kap ve silahlar, takılar, sikkeler bulunmaktadır. Müzeyi diğer arkeoloji müzelerinden ayıran en temel özellik, müzenin interaktif alanlarının da olması. Bu interaktif alanlarda Demirçağ’da bir köy içinde at arabasını kullanabiliyor, Eskişehir'in Alpu ilçesindeki ünlü kral mezar odasına sahip tümülüste gezintiye çıkabiliyor, dijital dergi okuyabiliyorsunuz.

TÜRKİYE’DEKİ EN GÜZEL 5 KÜLTÜR MİRASI


ODUNPAZARI

Zamanda geriye gitmek ve zamanın eski şehri süsleyen evlere nasıl yansıdığını görmek istiyorsanız, şehrin en eski kısmı olan Odunpazarı’na doğru yürüyün. Renkli evlerin sıralandığı küçük sokaklar, bambaşka bir dünyanın atmosferini yaşatıyor. Yüzlerce yıllık eski ahşap evlerin birçoğu yakın zamanda restore edilmiştir. Geleneksel Anadolu Türk Mimarisi örneklerini koruyan semt, kıvrımlı yolları, çıkmaz sokakları. ahşap süslemeli-bitişik düzenli- cumbalı evleri ile örf, adet ve geleneklerini koruyarak günümüze kadar gelmiştir. Odunpazarı ”Tarihi ve Kentsel Sit” olarak koruma altına alınmıştır. 2012 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası Geçici Listesi’ne dahil edilen Odunpazarı mutlaka gezilmesi gereken yerlerden.

KURŞUNLU CAMİİ VE KÜLLİYESİ
16. yüzyıl Osmanlı dönemine ait bir eserdir. Osmanlı Devleti vezirlerinden Çoban Mustafa Paşa tarafından 1517 yılında yapılmıştır. Kurşunlu Külliyesi'nin mimarı muhtemelen, Mimar Sinan'dan önce mimarbaşı olan, Acem Ali'dir. Külliye; cami, şadırvan, zaviye (küçük tekke), talimhane, harem, imaret, Mevlevi şeyhlerine ait türbe ve iki kervansaraydan oluşmaktadır.

İlginizi ÇekebilirKara elmasın başkenti Zonguldak'ta gezilecek tarihi ve turistik yerlerKara elmasın başkenti Zonguldak'ta gezilecek tarihi ve turistik yerler

ESKİŞEHİR’İN TARİHİ GEÇMİŞİ

Şehrin ilk yerleşim alanı olduğu düşünülen Şarhöyük’te yapılan kazılar Eskişehir’in 3.000 bine veya daha öncesine ait bir geçmişi olduğunu kanıtlıyor. Eskişehir çevresindeki diğer höyüklerde yapılan araştırmalardan elde edilen bulguları dikkate alırsak, bu tarihleri daha da ileriye götürülebilir.

Eskişehir’de önemli izler bırakan ilk uygarlık, MÖ 9. yüzyılda bu bölgeye yerleşmiş olan Frigyalılardır. Bunların en önemli izleri, birçok anıt ve mezarın görülebileceği Friglerin dini merkezi Yazılıkaya’da bulunabilir.

Eskişehir’de Osmanlı tarihinin ilk izleri Karacahisar Kalesi’nin fethiyle görülür. Eskişehir ilçelerinin neredeyse tamamı, tarih ve kültürel olarak zengin yerleşimlerdir.

Bunlar arasında, Türk tasavvuf şiirinin en önemli temsilcisi ve öncüsü Yunus Emre’nin doğduğu ve bugün Yunus Emre Sosyal Kompleksi’nin yer aldığı Mihalıççık yer alıyor.

Roma ve Bizans dönemlerinde önemli bir yerleşim yeri olan Sivrihisar, Selçuklu ve Osmanlı imparatorlukları döneminden kalma eserler ile ünlüdür. Konya’daki Akşehir’in yanı sıra Sivrihisar’ın dünyaca ünlü filozof Nasreddin Hoca’nın doğum yeri olduğuna inanılmaktadır.

Seyitgazi ilçesi, aziz bir figür ve savaşçı olan Seyyid Battal Gazi’nin türbesi ile tanınır. Eskişehir’in merkezinde yer alan Odunpazarı ise ilk şehrin kurulduğu yer olarak biliniyor.

Şimdi tarihi zenginlikler içerisindeki Eskişehir’in gezilecek yerlerinden birkaçını tanıyalım…

İlginizi ÇekebilirBursa'da görmeniz gereken 5 yer! İşte doğa ve tarihiyle Bursa...Bursa'da görmeniz gereken 5 yer! İşte doğa ve tarihiyle Bursa...
Yayınlanma Tarihi:08:27,