Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
‘Sosyal medya düzenlemesinde Z kuşağının fikri alınmalı’
‘Sosyal medya düzenlemesinde Z kuşağının fikri alınmalı’
Türk stratejist-yazar Cem Bağcı, sosyal medya platformları hakkında düzenlemelere ilişkin tartışmaları stratejik bir yaklaşımla ele aldı.
Yaşam 3 Temmuz 2020 - 13:25

Sosyal medyada toplumun huzuruna kasteden bir kesim olduğunu söyleyen Bağcı, “Sosyal medya düzenlemesinde Z kuşağının fikri alınmalı. Sosyal medyayı engellemek yerine empati kurmak daha önemli. Aksi halde sosyal medya özgürlüğünü tamamen kısıtlayıcı ‘biyopolitik karantina’ gündeme gelir. Ahlak ve edep sınırlarını koruyarak, çoğulculuktan korkmamalıyız” dedi.

SOSYAL MEDYAYI PROVOKASYON ALANI OLMAKTAN ÇIKARMALIYIZ

Türk stratejist-yazar Cem Bağcı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sosyal medyaya yönelik kapsamlı hukuki düzenleme açıklamasının ardından yapılan tartışmalara ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. “Sosyal medyada toplumun huzuruna kast eden bir kesim var. Bunu bilinçli olarak yapıyorlar. Toplumun sinir uçlarına, yaralarına dokunuyorlar.” diyen Bağcı, “Şiddet, cinsellik, istismar, terör, iftira ve hakaret dolu bir ortamdan bahsediyoruz. Yani bu tür suçlar konusunda potansiyel barındıran herkes böyle bir ortamda itibar suikastçısı, iftiracı ve belki terörist olabilir. Sosyal medyayı bir provokasyon alanı olmaktan çıkarmak gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

OLUMSUZ YANSIMALARA YOL AÇAR

Cem Bağcı, Z kuşağına ve özgürlüklere dikkat çekerek, sosyal medyanın tamamen sınırlandırılmasının dünyada olumsuz yansımalara yol açacağını söyledi.
Herkesin bilgi alma ve ifade özgürlüğü hakkı olduğunu vurgulayan stratejist, sosyal medyayı yasaklamak yerine siber suçlarla ilgili bilgilendirici ve yönlendirici uygulamaların hayata geçirilmesinin önemine değinerek, “Corona pandemisi sürecinde dijital sistemlerin ve online uygulamaların önemini tüm dünya ile birlikte biz de müşahede ettik. İnsanlarda özellikle sosyal medya alışkanlığı oluştu. Bu akımı ve yönelişi tamamen sonlandırmak toplumsal reflekslere yol açabilir. Tüm dünyanın araladığı veya sonuna kadar açtığı bir kapıyı kapatmak yerine alternatif yerli soysal medya platformları geliştirmemiz gerekiyor. Mevcut uluslararası platformlarda da bazı düzenlemelerle en azından itibar suikastçılığı, veri ve bilgi güvenliği gibi konularda farkındalık oluşturulabilir” (İHA)