Bu sistemde yola, gerçek bir kasis ya da engel varmış gibi görünen üç boyutlu (3D) çizimler yapılıyor. Sürücü yaklaşırken bu çizimleri gerçek bir yükselti gibi algılıyor ve refleks olarak frene basıyor. Oysa yol tamamen düz kalıyor.

İlk uygulamalardan biri İzlanda’da hayata geçirildi. Burada çizilen 3D yaya geçitleri, 'havada duran bloklar' gibi görünerek sürücüleri yavaşlatmayı başardı.

Benzer uygulamalar daha sonra İspanya’da Almussafes, Hindistan’ın bazı şehirleri ve Çin’deki pilot bölgelerde de kullanılmaya başlandı. Yetkililer, özellikle okul çevreleri ve yerleşim alanlarında bu yöntemin etkili olduğunu belirtiyor.

Sistemin en büyük avantajı ise fiziksel müdahale gerektirmemesi. Geleneksel kasisler araçlara zarar verebilirken, bu yöntemde sadece boya kullanılıyor. Böylece hem maliyet düşüyor hem de acil durum araçları için engel oluşmuyor.

Uzmanlara göre bu tür optik çözümler, sürücünün algısını hedef aldığı için oldukça etkili. Ancak zamanla sürücülerin bu illüzyona alışabileceği ve etkinliğin azalabileceği de tartışılıyor.

Yine de ilk sonuçlar, basit bir görsel illüzyonun bile sürüş davranışını değiştirebildiğini gösteriyor. Yani bazen hız kesmek için kasise değil, sadece doğru çizime ihtiyaç duyuluyor.