Türkiye'de enfeksiyon kaynaklı ölümler arasında zatürre ilk sırada yer alırken, bu önemli sağlık sorununa dikkat çekmek, hastalıktan korunmak, tedavinin düzenli kullanılmasını sağlamak ve riskli gruplar için aşılanmanın önemini vurgulamak için Dünya Sağlık Örgütü 2009 yılında, 12 Kasım gününü dünya zatürre günü ilan etti.

KTÜ Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü, yaptığı açıklamada zatürrenin erken tanı ve tedaviyle ölümlerin önlenebileceğini belirtti.

5 YAŞ ALTI VE 50 YAŞ ÜSTÜNE DİKKAT ÇEKİLDİ

Özellikle 5 yaş altı ve 50 yaş üstü popülasyonlarda ve kronik hastalığı olanlarda zatürrenin ağır seyredebileceğini ifade eden Prof. Dr. Özlü, alkol, madde bağımlılığı ve sigara kullanımının da zatürre ölümlerini artırabileceğini vurguladı. Ayrıca, Covid-19 pandemisi sırasında ölenlerin büyük bir kısmının zatürre geliştiği bilgisini paylaştı.

Prof. Dr. Özlü, zatürrenin önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu ve risk grupları için yıllık grip aşısı, pnömokok aşıları gibi aşılar bulunduğunu söyledi. Hastalıktan korunma önlemleri arasında kronik hastalıkların kontrolü, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi, dengeli beslenme, hareketli yaşam, uyku düzeni, sıvı alımı, stres yönetimi ve hijyen gibi faktörlerin yer aldığını belirtti.

Prof. Dr. Tevfik Özlü


BELİRTİLERİ GÖRÜLDÜĞÜNDE UZMANA BAŞVURULMALI

Zatürre belirtileri hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Özlü, semptomların ateş, üşüme, titreme, öksürük, nefes darlığı, göğüs ve kas ağrıları, morarma, solunum ve nabız hızının artışı, terleme, halsizlik, kırgınlık, bulantı ve ishal gibi belirtileri içerdiğini ifade etti. Bu semptomların varlığında hemen bir göğüs hastalıkları uzmanına başvurmanın ve erken tanı ile tedaviye başlamanın önemine değindi.

YÜZDE 40'INDA ÖLÜM RİSKİ VAR

Yoğun bakım gerektiren zatürre vakalarının yaklaşık yüzde 20 ile yüzde 40'ında ölüm riski olduğunu belirten Prof. Dr. Özlü, erken teşhis ve tedavinin hayati önem taşıdığını vurguladı. (DHA)