Sözcü Plus Giriş

Aziz Yıldırım’dan Ali Koç’a olay sözler: ‘Seni göndereceğim’

Fenerbahçe'nin eski başkanı Aziz Yıldırım, sarı lacivertli kulüpteki başkanlık seçimi öncesinde çok önemli açıklamalar yaptı. Aday olmayacağını söyleyen Aziz Yıldırım, Ali Koç'un geride kalan 3 yılına ve yönetim şekline dair gündem yaratan ifadeler kullandı.

Güncellenme: 13:56, 24/06/2021
Aziz Yıldırım’dan Ali Koç’a olay sözler: ‘Seni göndereceğim’

2018’de başkanlık koltuğunu Ali Koç’a kaptıran Aziz Yıldırım, sarı lacivertli kulüpte başkanlık seçimine 1 gün kala basın toplantısı düzenledi. Eski yönetici arkadaşlarıyla birlikte kameralar karşısına geçen Aziz Yıldırım, gelecek seçimde aday olmayacağını söyledi ancak, “Bir daha düşünmem ama arkadaşlarımı desteklerim. Fenerbahçe’nin bundan sonraki geleceğiyle ilgili her türlü kararın içinde olacağım. Öyle çekildi kenara yok. Protokol tribününde oturacağım beni görecekler” ifadelerini kullandı.

Ali Koç’un enkaz edebiyatı yaptığını savunan ve Fenerbahçe’deki görevinden ayrıldığında mali durumun o kadar da kötü olmadığına dair detaylar veren Aziz Yıldırım, “Madem durum o kadar kötüydü, 52 tane topçuyu nasıl aldın? Darmstadt’tan Serdar’ı alacaksan bırak başkanlığı da kim istiyorsa yapsın ya. Para yok diyorsan bırak kardeşim. Parası olan gelir” dedi.

Geride kalan 3 yıldaki sportif başarısızlıklara değinen ve kulübün satılamayacağını sözlerin ekleyen Yıldırım, “Bu kulübü satamaz, peşkeş çekemez. O gün biz burada oluruz. Bu kulübün içerisinde, yönetimlerinde, başkanlığında, hocacıları, FETÖ’cüleri gördüğüm an oradayım. Ben geleceğim. Hocacı ve FETÖ’cüler bu kulübe giremezler. Bunu bilsinler” şeklinde konuştu.

İşte Aziz Yıldırım’ın tarihi basın toplantısında yaptığı açıklamalar:

“Başkan adayı olmayacağım. Fenerbahçe’nin geleceğinde tehlike gördüğüm için konuşacağım. Kongrede gerekirse konuşma yapacağım. 16. madde kesinlikle geçmemeli. Her şeyi satıyor, yarın kulübü de satar. Bunun önüne geçmemiz lazım. Mahallede yönetim yapsan, bu kadar kötü yönetim olmaz. Fenerbahçe’nin geleceğini tehlikede gördüğüm için konuşacağım. İşler kötü gidiyorsa ben Fenerbahçe’yi savunurum. 3 senedir enkaz edebiyatı var. ‘Biz çok kötü bir mali tablo aldık diyorlar. Öyle bir tablo bırakmadık, hayır. Bunları açıklayacağız. İsteklerim ve önerilerim olacak. Bunları yaptığımız zaman neyin ne olduğunu daha iyi göreceğiz. 20 yıl önce aldığım Fenerbahçe’yle, bıraktığım Fenerbahçe arasında fark yoktu.”

“SAYIN BAŞKAN HESAP KİTAP BİLMİYOR”

“3 yıl önce Ali Koç, büyük teveccühle başkanlığa başladı. Arkadaşlarım ve ben, toplandık konuştuk. Fenerbahçe için ne yapmalıyız, ne yapmalıyız. 3 yıl boyunca konuşmama kararı aldı. Kulüp bundan etkilenmesin istedik. Arada bizi tahrik ettiler. Konuşunca neden konuştun, konuşmayınca neden konuşmadın diyerek bizi bir yola getirmeye çalıştılar ama biz bu tuzaklara düşmedik. Sayın Başkan hesap kitap bilmiyor herhalde. Beşiktaş ve Galatasaray’ın malı bizden fazla diyor. Beşiktaş’ın bir stadı var, bir de karşıda kamp tesisleri, Beşiktaş’ta bir apartman var. Galatasaray’ın yarısı Florya’da ait olan bir arsa, devletin yaptığı bir stat, Selahattin Beyazıt başkanın Allah razı olsun bugünleri görüp aldığı arazi ve ondan gelen nakit para var. Başka ufak tefek var. Fenerbahçe’nin neyi var. Neyi olduğunu okuyacağım.”

“ÇOK SIKINTI ÇEKTİM DİYOR, HAPİS Mİ YATTIN?”

“Ben şampiyonluk sözü vermedim diyor. Fenerbahçe başkanı olan herkes şampiyonluk sözü vermek zorundadır. Biz birinci olamazsak başarılı değilizdir. Ali Koç, beyaz atlı prens olarak geldi. Pamuk Prenses’i alacak, uçuracak… Beyaz atlı prens küme düşürüyordu bizi. Ben bu 3 senede çok büyük sıkıntılar çektim diyor. Hapis mi yattın? Yok. Pandemide 1 hafta evden çıkmadı herhalde o. Ya biz kaybettik kenara çekildik, kaçmadık. Biz aday olduk, seçilmedik. Seçilseydik Fenerbahçe’nin o şartları neyse, bugün kendisinin anlamak istediği şartları da biz yaşayacaktık. Biz kaçmadık ki. Buradayız. Birazdan çok şeyler söyleyeceğim bunlarla ilgili. Herkes bana saldırıyor falan diyor. Ben takımı aldığımda şampiyon olduk 15 Şubat başkanlık seçimi ve o gece Fenerbahçe-Galatasaray maçı var Ali Sami Yen’de. Bir tek ben seçildim, yönetim olduğu gibi karşı taraf. Kalktık gittik Galatasaray maçına. Devre arasında soyunma odasına indik. Maç bitti bütün futbolcular otobüse binmişler benim haberim yok. Ali Şen’in evine gittiler. Ben böyle bir Fenerbahçe aldım. Belki hiçbiriniz bunları bilmiyordunuz. Muhalefet böyleydi. Devamlı yazı yazıyorlardı, çiziyorlardı.”

“KORKUYORSUNUZ, AHLAKSIZLAR”

“Ali Koç’un içine Aziz Yıldırım ve arkadaşları kaçmış. Bizi kendine rakip görme. Biz Fenerbahçe’nin birer ferdiyiz. Hepsi saygıdeğer insanlar. Dost olarak, arkadaş olarak. Bizi düşman olarak görme. Bizi içinden at. Bizle rakip olabilmenin tek şansı var. 20 sene başkanlık yapacaksınü şampiyonluklar kazanacaksın, stadı yıkacaksın yeniden yapacaksın, Topuk Yaylası’nı, Dereağzı’nı, Can Bartu’yu hepsini yıkıp yeniden yapacaksın. Sonra gözümün üstünde kaşım yok demeyeceksin. Hapise gideceksin hapise. Bak bugüne kadar sabrettim bundan sonra sabretmem. Yanındaki insanlar şunu söylüyor, Aziz Yıldırım’a göstereceğiz. Bana kimse bir şey göstermez. Her gecenin bir sabahı olmaz bilin. Beni fazla kızdırmayın ayıp denen bir şey var. Sustukça üstümüze geliyorsunuz. Ben Fenerbahçe’nin kendisiyim. 30 yılımı bu kulübe verdim. Beni soyundurmayın yeniden. Korkuyorsunuz. Korku dağları sardı gidiyorsunuz, boykot yapacaklar diyorsunuz. Biz Fenerbahçe’liyiz boykot yapmayız. Ahlaksızlar.”

“52 TANE OYUNCUYU NASIL ALDIN?”

“Ne verdin san kulübe bu zamana kadar 50 milyon dolar. Sonra ne yaptın 252 trilyon da borç verdiğini söylüyorsun. Yani 30 milyon dolar. Ben 1998-99’da bu kulübe 30 milyon dolar nakit para verdim ve sildim. Hiç kimseye de söylemedik. Maliyeden korkuyorduk, Köksal Özbek burada onun üzerinden bile geçirdim parayı. Sen 150 milyon euro söz verdin. Sözünü yerine getirdi. Para yok, kulüp batmış diyor 52 tane oyuncu almış. 6 tane antrenör aldın. Bonservisleri bilen var mı? Biz bir oyuncu alıyorduk, hemen SPK’ya bildiriyorduk. Hani SPK nerede? Onlar da yok ortada. Borç %67 artmış, kendi verdikleri hariç. 2 yılda bu kulübe 500 milyon dolar girdi. Bu para ne oldu? 50 milyon euro, bizim çalışmalarımız sonucunda alınan oyuncuların satışlarından gelen bonservis parası. 3 tane basketbolcunun ABD’ye satışından gelen para da var.”

“YALANCI DEDİ, PANTOLONUNU ÇEKTİ”

“25 milyon euroya sermaye artırımı yaptılar. Benim gidip de devlete yalvar yakar 15 sene sonunda çıkardığım kanun var. Vergilerin amatör şubelerde kullanılması diye. Sayın cumhurbaşkanı biz bırakmadan çıkardı bu yasayı. Bizim bıraktığımız yönetimden aldığı para 100 milyon euro, 50 kendisi verdi, 50 de kulübü borçlandırdı. Sonra iki sene her taraf full oynandı. VIP sattı, loca sattı iki sene 100 milyon, yayın gelirlerinden fazla kazanamadığımız için sonuçta bütün şunlar bunlar 500 milyon dolar bu kulübe para girdi. İstiyorlarsa ispatlarım. Atmıyorum yani. Yalan söyleme huyum yok. Ama bana yalancı dedi, pantolonunu çekti. Sonra bizi Sportif A.Ş.’de çekimser kaldı bizi ibra etmedi. Sonra da utanmadan biz ibra edilmişken 2019’daki son kongrede kitapçığa son 5 ay ibra edilmemiş gibi yazdılar. Mektup yazdım gönderdim. Onlarınki gibi değil yanı mecburen. Biz ibra edilmeseydik siz seçilemezdik. Sizin 1 yıllık yönetiminiz düşer. Yaptığınız her şey düşer. Mahkemelik olur. Vay Fenerbahçe’m vay. Ben yalan söyleseydim hapis yatardım.”

“SENİ AFFETMEM, BU SEYİRCİYLE GÖNDERECEĞİM”

“Ondan sonra ben bir şey yapmadım, saygılıyım diyor. Ben zone hastası olmuşum, pantolonumun kayışı düşüyor. Her yerde düşüyor. Seni affetmem, bunu bil. Seni bu seyirciyle göndereceğim. Ben değil. Ali Koç, Koç’luğunu bil. Sen Vehbi Koç’un torunu, Rahmi Koç’un oğlu, Koç’un veliahtısın. Sana gidip de Darmstadt’tan Serdar Dursun almak yakışmaz. Bundan sonra sahnedeyim. Arkadaşlarım da, herkes serbest. Sen Ali Koç olarak, bu camianın senden beklentisi Ramos boşta, Marcelo boşta al, git Benzema’yı al, git Roma’dan Dzeko’yu al. Böyle oyuncular al Fenerbahçe’ye. Geçmişine bak neler geldi. Ortega’lar, Alex’ler. Anelka geldi Daum’un sayesinde kulübede oturdu. Biz böyle oyuncular getirdik. Roberto Carlos şampiyon olduk 100 bin kişi elini sallayarak Carlos derken özel uçakla aldı geldiler Türkiye’ye.”

“GALATASARAY’DAN DÖNMELER… DUMAN EDERİM”

“Yoksa sen Darmstadt’tan Serdar’ı alacaksan bırak başkanlığı da kim istiyorsa yapsın ya. Para yok diyorsan bırak kardeşim. Parası olan gelir. Her şeye para, para diyorsun. Sende para çok. Seni onun için seçti bu insanlar. Sen para vermeyeceksen kimse seni seçmez. Sana söylüyorum, bundan sonra söyleyeceğin her söze iki söz söylerim. Hiç televizyonlardan ayrılmam. Sallamak kolay. O yanındakiler konuşuyor kulüpte. Galatasaray’dan dönmeler. Bak onların hepsini duman ederim, haberin olsun.”

“BİZİM DIŞIMIZDA HERKES SEVİNİYOR”

“Sayın Ali Koç bu 3 Temmuz’un neresinde bilmiyorum. Bir gün kalkıyor diyor ki 3 Temmuz kırmızı çizgimiz. Bir gün de bakıyorsun, 2013’ten sonra yönetimin başarısızlığıdır. Onun arkasına sığınıyorlar falan diyor. Karar ver. Geçen gün diyor ki, benim dava arkadaşlarım bana FETÖ’cü diyorlar. Hiç kimse söylemedi. Bu bir. Ona girersek, önce Hakan Şükür’ün suçlamalarına cevap vereceksin. Dava arkadaşı olmak için aynı konuda eylem birliği içerisinde olmak gerekir. Eylem birliğiniz yoksa o zaman olmaz. Biz hapis yattık, Giresun’daki insanlar da bizden dolayı hapis yattılar. Olay bizim tamam. Ama bu tarafta sen 2012’de seçim var, ben hapisteyim, sen yönetime girmedin ayrıldın gittin. Ben gittim polise, bunların hepsinden şikayetçiyim, savcısından hakimine kadar hepsinden. Bizim 3 tane arkadaş dilekçe verdi. Sonra 75 kişiye tamamlanacak şekilde insanlar taraf oldu ve karar çıktı. Bizden başka herkes seviniyor ya. Bir biz sevinemedik. O dava başka türlü bitseydi bizler uğraşacaktık. Daha da belli değil. Yargıtay’a gidecek bakalım ne olacak. Milleti kandırmayın, biz olmazsak dava olmaz. O zaman bırakın onun savunuculuğunu da biz yapalım. Bizim dışımıza taşarsanız zarar görürsünüz. Daha Yargıtay’daki dava devam ediyor, sonra sıkıntı yaşarsınız.”

“BASKETBOLU BANA BIRAK, BİZDE PARA ÇOK”

“Obradovic benim dostum, arkadaş gibiyiz. Akşamları gelirdi, konuşurduk. Sonra 5 dakika basket, sonra 5-6 saat hayat hikayesi. O anlatırdı, biz anlatırdık. O zaman Baskonia’ya gittik Ozan Bey’le. Maçı 35 sayı farkla yendik. Bir marka yarattık Fenerbahçe basket. Obradovic’le dost ilişkimiz vardı, antrenör değil. Her şeyde başarı olmak için antrenörün iyi olması lazım. Ben baskette geldiğimiz noktada, tesadüflerin olmadığı marka yaratılan bir Fenerbahçe’nin bu hallere düşmesine üzülüyorum. Çok emek verdik. Formasının önünde reklam olmadan şampiyon yaptık. Bütçe 30 milyon euroydu. Ülker’den bankadan borç aldık. Bizden sonra aynı takım ve Obradovic devam etti ve yine Final-Four’a kaldık ama başarısız olduk. Oradaki birlikte havası kayboldu. Sayın Ali Koç, bak basketbol takımını yarın genel kurulda söyle, de ki basketbol takımını A.Ş. haline getiriyorum. Ve ben o A.Ş.’yi almaya talibim. Yarın da Obradovic’i getiriyorum. Şartım A.Ş. yapacaksın, yönetimi bizim arkadaşlardan yapacağız. Bizde para çok. Sarı Tribün vardı, bağırıyorlardı durmadan. Yok bilet yüksek oldu. Haydi bakalım kalkın ayağa, görelim sizi.”

“GEREĞİNİ YAPMAYACAKSAN ADAY OLMA, BIRAK”

“Futbol takımı 6 defa Türkiye’de şampiyon oldu. Söyleyeceğim bir şeyler de ayıp kaçacak. Koç’un çocuğuna bir şeyler söylemek biraz şey oluyor. Rahmi Koç’a karşı sevgim var. Hapishanede geldi beni ziyaret etti. Bir şey söylemek onu kıracak diye çekiniyorum vallahi. Ama o çekinmiyor. Patavatsızca konuşuyor. Evet biz 3 senede bir şampiyon olduk. Şimdi 6 senede bir şampiyon oldular demiş. 9 senede 4 defa kazanmışız. Ya hesap bilmiyor, birileri başka bir şey söylüyor onu tercüme ediyor. Ben altı senede 2 defa şampiyon oldum. Hey Allah’ım ya. 20 senede 17 teknik adamla çalışmışım. Bir sözü de şu. Fenerbahçe’ye antrenör bulamıyoruz, insanlar gelmiyor diye. Böyle bir söz hem Fenerbahçe’ye, hem Türkiye’ye hakarettir. Sen para verirsen herkes gelir, vermezsen kimse gelmez. Sen bana ver 10 milyon euro bak sana kimleri getiriyorum. Hem de koşa koşa. Sen Koç’un kardeşim ya. Sen benim gibi babası öğretmen bir aile çocuğu değilsin. Sen gereğini yap. Gereğini yapmayacaksan aday bile olma, bırak. Birisi çıkar ya. Burada 34 bin tane üye var. Bir Allah’ın kulu çıkar. Rakip seçim yapıyor 5 tane aday çıkıyor. Bizde neden çıkmıyor? Fenerbahçe kan kaybediyor. Anadolu takımı haline geldi.”

“YAZIK FENERBAHÇE’YE, KANDIRIYORLAR ALİ BEY’İ”

“Sayın başkan diyor ki, ille yönetimde olmak mı lazım. Tottenham’la aran iyi, Barcelona’ya sponsor oluyorsun. Hiçbir kulüpten oyuncu buraya gelmedi. Niye? Çünkü onlar yüksek meblağlı. Biz nerede ucuz bulursak alacağız. Ya 52 tane oyuncuya kaç tane transfer bedeli ödedi bilen var mı içinizde? Şeffaf olacaklardı? Her şeyi hepimiz bilecektik. Bilen var mı? Yok. Olmaz bu kafayla. Kurumsal yapıymış. Yesinler kurumsalı. Böyle kurumsal yapı da görmedik. Antrenörleri getiriyorsun 1,5 milyon euro tazmina veriyorsun. Mourinho’yu getirsen daha iyiydi. Son getirdikleri Mesut Özil. İrfan Can Kahveci’yi getirdiler. Ne verdiklerini biliyor musunuz? Bunlar için federasyona 1 lira ödeme göstermediler. Veya gösterdiler 1 milyon diyelim. Ama bu önümüzdeki seneden sonra çok ödeme var. Başakşehir’den aldıkları Kahveci’ye Galatasaray ve Marsilya 4’er buçuk milyon euro bonservis bedeli verdiler. Biz kaça aldık? 11 milyon euroya. Sakın beni yalanlamaya kalkmasınlar evrakları önüne koyarım Ali Bey’i kandırıyorlar. Yazık Fenerbahçe’ye.”

“BUNDAN SONRA PROTOKOLDE OLACAĞIM”

“Tek derdi şampiyon yapıp gitmek. Benim 20 yılda yaptığımdan daha çok borç yaptılar 3 yılda. Şimdi ne oldu sonuçta? Yanlış transferler, yanlış çalışmalar. Ya 52 tane transfer yapacağınıza 10 tane alsaydınız, Aykut’u tutsaydınız, Hasan’ı tutsaydınız. Bu kadar değerli insanları tutsaydınız, tecrübede kazanmışlar. Ama içine Aziz Yıldırım kaçmış. Benimle yarışacak. Benimle yarışamazsın kardeşim. Sokakta büyüdüm ben. Şehir şehir gezdik ben bilye atıyorum, seksek oynuyorum bilmem ne. Sen pamuklar sarılarak yaşadık. Biz çok dayak yedik. Ama biraz yanına sağlam bir yönetim yap. Yine duyduğum isimlerle gidersen bu yönetimle olmaz. Ali Koç kendine yakışan insanlarla yönetim yapmalı. Bak benim yönetimim burada. Hepsinin mesleği var. Benim yönetimimden bir başkan çıktı Ali Koç, bir federasyon başkanı çıktı Nihat Özdemir. Bıraksam bunlardan biri de başkan olacaktı da, bırakmadım. Ben geleceğim dedim, siz durun. Espiri yapıyorum. Bir daha düşünmem ama arkadaşlarımı desteklerim. Fenerbahçe’nin bundan sonraki geleceğiyle ilgili her türlü kararın içinde olacağım. Öyle çekildi kenara yok. Protokol tribününde oturacağım beni görecekler. Loca almayacağım. Protokolde bedava, devletten. Ona göre bilin.”

“HOCACI VE FETÖ’CÜLER BU KULÜBE GİREMEZ”

“Fenerbahçe’nin satılabilmesi için tüzüğümüz gereği şartlar belli. Kulübü satmanız lazım. Bu operasyonu yapmak için genel kurulun karar vermesi lazım. Benim hiçbir zaman hayatım boyunca böyle düşüncem olmadı. Onun için adı ne olursa olsun. Hiç kimse Fenerbahçe Başkanı veya bilmem neyi. Bu kulübü satamaz, peşkeş çekemez. O gün biz burada oluruz. Bu kulübün içerisinde, yönetimlerinde, başkanlığında, hocacıları, FETÖ’cüleri gördüğüm an oradayım. Ben geleceğim. Hocacı ve FETÖ’cüler bu kulübe giremezler. Bunu bilsinler.”

“BİR DAHA ENKAZ HESABI YAPMASIN”

“Şimdi biz bir hesap çıkardık. Hem mali çalışanlar, hem piyasadaki insanlarla beraber. Bunlarla çıkardığımız hesaba göre, saydığım mallar 591 milyon dolar mal varlığı var. Şimdi Ozan’ı satacaklar gitsinler borcu kapatsınlar. Benim teklifim şu, Ali Koç döneminde aldığım rakam buydu 27 milyon dolar. Bugüne çevirdiğinizde 70-80 milyon euroya geliyor. Kaldı 270 milyon euro bıraktığım borç. Artı 75 milyon euro hemen alacağınız başlatacağınız arsa vardı, beceremediniz başka kafalardaydınız. Demek ki 200 milyon euro borç bıraktım. Enkaz işte bu. Ben diyorum ki, 500 milyon euro size mal varlığı bıraktım, 200 milyon euro da borç bıraktım, 300 kabul ediyorum. Eğer bu 300, 500’ü geçerse kulübe ödemeye hazırım. Bir daha da sakın enkaz hesabı yapmasın. Hem Galatasaray’dan hem de Beşiktaş’tan iyi durumdayız. Hem de üstümüzden silindir gibi 3 Temmuz geçti.”

“TARİHİ TERSTEN YAZIYORLAR”

“Tarihi tersten yazıyorlar. Biz tarihi yazdık. 3 yılda 52 transfer, 6 teknik direktör, 2 sportif direktör. Hoca boşuna arıyor, ben olsam Emre’yle devam ederim. Hiç gerek yok. Yeni getireceği macera olacak. Hepiniz bilin yani. Lider kalınan hafta sayısı 5, galibiyet yüzdesi %47,2 bundan dolayı da yayın ve diğer gelirlerin düşmesi olmuş. Birinci sezonda küme düşme tehlikesi, ikinci sezonda ligi 6. bitirme, üçüncü sezonda yüzde 70 hazır denilen kadronun ligi 3. bitirmesi. Üç yılda Avrupa’ya gidilemedi. Sporda nasıldınız? Başarılıyım. Kaç notunuz, 6. Sıfır. Burası Kadıköy buradan çıkış yok. Galatasaray’a, Trabzonspor’a, Beşiktaş’a, Göztepe’ye, Sivasspor’a yenilmezlik serileri sona erdi. Psikolojik üstünlük sona erdi. Artık Kadıköy’den çıkış yok sloganı sona erdi. Bize göre İsviçre saati gibi çalışan, hepimizin gurur duyduğu bir Fenerbahçe vardı. Şimdi ne haldeyiz biliyorsunuz.”

“BU ÇOK TEHLİKELİ”

“Biz İngiltere’de bir teknoloji şirketiyle çalıştık. Maçlarımızı analiz ettik. Buradan ciddi veriler çıkıyor. Zaaflarımız ortaya çıkıyor. Baştan aşağı takımı kuramıyorsunuz diyor. Önceliklerimizi belirledik. Bodrum’da konuşmasında bunları ifade ediyor. Biz sponsorların kapısına geldiği kulüp olacağız, o zamana kadar da gerekli sponsorları bulacağız diyor. Fenerbahçe’de o kadar sponsor vardı ki. Kime gitsek insanlar saygıyla bakıyordu. Parası var, yok sormuyorlardı. İhtiyacınız var katılıyoruz tamam bitti. Şimdi Koç grubunun bütün şirketleri sponsor. Kendisi ayrılıp gittiği zaman bu sponsorluklar devam edecek mi? Etmeyecekse gelen başkanlar için bu çok tehlikeli. Kendi şirketlerinden vermesin, ucuz olsun ama Fenerbahçe’nin geleceği sağlam yerlere otursun. 50 milyon dolar kulübe vermiş, 292 milyon dolar da borçlandırmış. Acaba bunun üzerine temlik koydu mu, koymadı mı buna cevap versin. Kendisi 150 milyon euro verecekti. Fenerbahçe’nin ölüsü her sene ikinci, üçüncü oluyor. İddialıysan şampiyon yapacaksın. Yoksa niye geliyorsun ya?”

“VOLKAN BALLI’YI GÖNDERMEZSEN SENİ DE…”

“Bilmediği bir şey var. Kalamış’ta güneş batar. Mehtap vardır, bir de yakamoz vardır. Bizim tesislerde Faruk Ilgaz’da hem denizde yakamoz ve mehtap seyrederdik, hem yemeğimizi yerdik. Bayrakları hazırlayın diyor da, bir yerde de bayrakları çıkarın diyordu. Şimdi bu bayrakları çıkardık, ne yapacağız? Sen 3 Temmuz’un hiçbir yerinde yoksun ki. Bunları söylemeyecektik, zorla söyletiyorsun. Süreçler devam ediyor. Bittikten sonra kulübe düşen görevler neyse yapsınlar. Sinan Afra’yı yönetime alacaksın dedim. Yeminler etti. Sonra Trabzonspor’un haklarını savunan insanı yönetim kurulu üyesi yaptı. Trabzon’u getirdi takımın içine getirdi. En sevdiğim konu Volkan Ballı. Geçen hafta İlhan Bey’le Bodrum’da bir otelde oturuyor. Bu adam Fenerbahçe şike yaptı dedi. Ben ona alkolik demişim, o yüzden böyle söylemiş. Ya sen bana zarar ver, niye Fenerbahçe’ye veriyorsun. Bak Ali Koç, sana sesleniyorum. Bu Volkan Ballı’yı göndermezsen seni onunla birlikte göndereceğim. Bunları temizle kulüpten. Bunlar olduğu müddetçe iyi değilmişsin demek ki bak kazanamadın.”

“NEREDE KALDI KULÜPÇÜLÜK?”

“Sayın Ali Koç inciler yaptı kulüpte. Taraftarla kavga etti, Rize’de oyunculara hesap sordurttu, Akhisar’da oyuncuları otobüsle geri gönderdi. Galatasaray’a yenildik şampiyonluğun habercisi dedi. En önemlisi de Rambo bundan yana kaldı. Ya Marco Aurelio var, kadroya almışlar. Adam 2008’de İspanya’ya gitti yalvardık. Aragones bunu tutun dedi. Menajer aldı İspanya’da hayali demiş, gitti. Şimdi aldınız kulübe. Kulüpçülük nerede kaldı. Ersun Yanal gelemez dedim, getirdiler. Caner, Gökhan gelemez dedim. Ben Fenerbahçe’nin kötülüğünü ister miyim. Onları da getirdiler. Bir tek Alex kaldı onu da bekliyorum. Getirsinler bu seri bitsin. Semih Özsoy ile yola çıktı hepsi kavga etti. Semih Özsoy’a söylediği lafları ben kardeşime söylemem. Ben bir gün Ali Yıldırım’ı o kadar methetmedim. Bir gün bir baktım yönetim kurulunda kavga etmişler. Ayrıldılar. Fenerbahçe’ye 3 yılda ne yatırım yaptılar? Hiçbir şey.”

“GİZLİCE NİHAT ÖZDEMİR’İ ZİYARET ETTİN”

“Sen içerideki barışı sağlayamazsan dışarıda huzur bulamazsın. Cuma günü iki arkadaşımız ihraç edilmek üzere haysiyet divanının kararıyla oylamaya gelecek. Ben geleceğim oylarımı onlar kulüpte kalsın diye vereceğim. Hepimiz insanız, hepimizin hatası olabilir. Ama sonuçta bir hizmettir bu. Burası paralı hizmet yeri değildir. Bir cümle kullanmış. Cümle de yanlış. Biz de bazen yanlış söylüyoruz. Kavga etmeyin Nihat Özdemir’le. Yanınınza alın. Nihat Bey sizin dediğiniz her şeyi yapamaz. Ama kanuni olarak yapılacak tüm meselelerde yol gösterir. Abi deyin anlatın, başkan deyin anlatın. Basın yazıyorsa korkmayın doğruysanız. Ama Nihat Özdemir’i bu şekilde harcamayın. Sen bu tip kulübe 25 seneden fazla hizmet etmiş insanları harcarsanız, yarın siz gidince sizin arkanızdan yaparlar. Bu adamcağızı taraftarın önüne attınız. Sonra Nihat Bey covid oldu Amerikan Hastanesi’nde yattı. Emre’yi aldın yanına gizlice gittin ziyaret ettin. Bu ne lahana, bu ne turşu. Adama sormazlar mı? Tepkini ona göre koy o zaman. Nihat Özdemir’i kulüpten atana kadar kulüpte FETÖ’cü üyeler var. Hepsi ceza aldı, bir kısmını da biz üye yaptık. Onları atın ya. Ondan sonra diyor ki, savcılar hakimlerle ben mi top oynadım. Ben yemek yedim, ben yedim. Onların bu şekilde olduğunu kimse bilmiyordu. O imzaların altında sen yönetim kurulu üyesi olarak yok musun? Sen de varsın.”

“HİÇ TUĞLA KOYMUYORSUN, HEP ŞİKAYET EDİYORSUN”

“Bu seyirci tribünlere geldiği zaman bizim gibi durmaz. İyi oyuncular al, iyi sporcular al. Sen de iyi ol biz alkışlayalım. İyi yap her şeyi, biz de destek olalım. Hiç iyiye giden bir şey yok mu? Hiç tuğla koymuyorsun ama her gün şikayet ediyorsun. Yarın kongreye geleceğim. Yönetime de çağrı yapıyorum, Maraton altı açsınlar, orada oturacağım. Kongreyi seyredeceğim. Fenerbahçe’ye hayırlı uğurlu olmasını Allah’tan niyaz ediyoruz. Aidat meselesi var. 10 bin kişi ödememiş, 50 lira. Aidatı ödememe oranı yüzde 30-40 arasında herhalde. Şimdi bunlar 500 liraya çıkarmayı düşünüyorlarmış. Benim önerim 200 lira. Ama bu 500 falan çıkmaz, öneri boşa gitmiş olur. O zaman halkın kulübü profilinden de uzaklaşmış oluruz. Giriş aidatlarını yüksek tutun. Gayrimenkulleri satıyor, hisse senetlerini satıyor.”

“16. MADDEYE KARŞIYIM, MAHKEMEYE VERİRİM”

“Bu 16. madde için önerim bunu çeksinler. Otursunlar bu maddeleri güzelce anlatsınlar. En basit şekilde anlatsınlar. Böyle böyle yapacağız, bu kadar para gelecek. Bunu şuraya harcayacağız. Bir ay içinde genel kurul yapsın, eğer uygunsa kabul edelim. Buna bu haliyle karşıyım. Bunun ucu yok. Bunun arkasından kulübü de satıyoruz diyebilirler. Bunu herkes bilsin, 16. maddeye karşıyım. Geri çekecekler yoksa mahkemeye götürürüm. Böyle saçma bir şey getirilmez. Kapalı, ne olacağı belli değil.”

“NELERİ SATTIKLARI BELLİ DEĞİL”

“Biz Fenerbahçe Üniversitesi’ni kurarken cumhurbaşkanı niye bu kadar ısrar ediyorsun dedi. Efendim bir kulübün rakip kulüplerden birinin üniversitesi var dedim. Hayır onların kendisinin değil, yurtdışının dedi. Güldü. Hakikaten bu kadar istiyor musun dedi. Ben o kadar istemiyorum kongre üyeleri istiyor yoksa seçmezler bizi dedim ve yaptık. O zaman 50 milyon TL çok büyük paraydı verdik. Siz bu kurduğumuz şeyi verdiniz Medicana’ya. Hangi şartlarda verdiniz? 50 trilyon aldığınız söyleniyor, nereye gitti bu para? Onu da bizim borçlardan düşün o zaman. Ataşehir’de iki tane ev vardı onları da satmışlar, Şile’de iki tane arsa var onu da satmışlar. Neleri sattıkları da belli değil. İnşallah yarın açıklarlar.”

Yayınlanma Tarihi:11:35,