Batı Virginia’nın derinliklerinde, Gauley Dağı’nın kalbinde bir tünel kazılıyordu. İşçiler ekmek parası için kayaları delerken, aslında kendi mezarlarını kazdıklarından habersizdiler. Hawk’s Nest Tüneli faciası, sadece bir iş kazası değil; sanayinin hırsı uğruna üstü örtülen devasa bir katliamdı.

HEM SERVET HEM FELAKET: SİLİKA GERÇEĞİ

1930’ların başında Union Carbide şirketi, bir hidroelektrik santrali için 5 kilometrelik bir tünel açmaya karar verdi. Ancak dağın içindeki kayaçlar, şirketin iştahını kabartan bir sır saklıyordu: Silika.

Kuvarstan kuma, camdan taşa kadar her yerde bulunan bu bileşik, katı halindeyken zararsızdır. Ancak havaya karıştığında... işte trajedi orada başlar.

BİLE BİLE GÖNDERDİLER

Ortaya çıkan belgeler kan dondurucu. Şirketin inşaat başlamadan bir yıl önce hazırladığı mavi kopyalarda, dağın neredeyse tamamen silikadan oluştuğu açıkça görülüyordu.

Plan Şuydu: Tünelden çıkan 300 bin ton silika, çelik yapımında kullanılmak üzere saklanacaktı.

Gerçek Şuydu: İşçiler, hiçbir koruma maskesi olmadan, dinamit ve matkapların havaya savurduğu o ince tozu soluyordu.

AKCİĞERLERDE MİLYONLARCA KESİK

Silika tozu, sıradan bir kum tanesinden 100 kat daha küçüktür. Nefesle içeri çekildiğinde akciğerlerin en derinlerine iner.

"Tünelin içinde onları bekleyen şey şuydu: Patlatıldığında, delindiğinde ve küreklendiğinde minicik, cam benzeri parçacıklara dönüşen binlerce fitlik kaya. O parçacıklar, akciğer dokunuzda milyonlarca küçük kesik açıyor ve siz yıllar içinde yavaş yavaş, nefes alamaz hale gelerek ölüyordunuz."

TARİHTEN SİLİNEN FELAKET

İşin en acı kısmı ise bu tehlikenin o dönemde zaten biliniyor olmasıydı. Mühendisler, su ve havalandırma ile tozun kontrol edilebileceğini biliyordu; ancak kâr hırsı, insan hayatının önüne geçti.

Yüzlerce işçi (çoğu siyahi ve yoksul) sessizce can verdi. Ölenler toplu mezarlara gömüldü, kayıtlar silindi. Amerika’nın bu en büyük endüstriyel faciası, on yıllar boyunca tarihten kazınmak istendi.