Yeni Zelanda'da 37 yaşındaki kadın, yaktığı ev ve ısırdığı polis memuru için yazdırdığı mektuplar yüzünden daha ağır ceza aldı. Hakim, "bu mektuplar senin değil" dedi ve 27 ay hapis cezası kesti. İşte yapay zekanın mahkeme salonlarındaki ilk "başarısızlık" hikayesi...
"ÖZÜR DİLERİM" DEDİ, AMA KİM ÖZÜR DİLİYORDU?
Michae Ngaire Win, kiraladığı evi ateşe vermiş, gelen polis memurunu ısırmış, üstüne "sana AIDS bulaştırdım" diye alay etmişti. Davada suçlu bulundu. Özür dileme zamanı geldiğinde ise kalem kağıt yerine ChatGPT'ye sarıldı. Ev sahibine ve polis memuruna iki ayrı mektup yazdırdı. "Çok pişmanım" dedi, "affedin" dedi. Ama cümlelerin ardında duygu yoktu, sadece soğuk kelimeler vardı.

HAKİM ŞÜPHELENDİ, TEST ETTİ, ORTAYA ÇIKTI
Hakim Tom Gilbert, mektupları okurken bir tuhaflık hissetti. Cümleler çok "düzgün" geldi, çok "kusursuz". Sanki bir insan değil, bir makine yazmıştı. Merakı kabardı. Mahkeme salonunda oturdu, telefonunu çıkardı, iki farklı yapay zeka aracına aynı komutu verdi: "Bir hakime pişmanlığımı ifade eden mektup yaz."
Sonuç? Sanığın mektuplarıyla yapay zekanın ürettikleri neredeyse birebir aynıydı. Sadece birkaç kelime değişmişti. Hakim, "bu mektuplar senin değil, bilgisayarın" dedi. "Gerçek pişmanlık bu değil."
YAPAY ZEKA KULLANMAK SUÇ MU?
Hakim Gilbert, yapay zeka kullanımının her zaman kötü olmadığını kabul etti. Ama özür mektubunda, pişmanlık ifadesinde, insanın kendi duygularını başkasının (veya bir şeyin) yerine koyamayacağını vurguladı. "Bilgisayar üretti, sen sahiplenemezsin" dedi.
Uzmanlar tartışıyor. Kimi "yardım almak suç mu" diyor, kimi "ama bu sahtecilik" diyor. ABD Telif Hakkı Ofisi'nin kararı net: Yapay zeka ürettiği içeriğin sahibi değilsin. Yani "özür dilerim" dediğin cümle, aslında senin değil.
EV HAPSİ DEĞİL, HAPİS
Normal şartlarda ev hapsiyle kurtulabilecekti. Ama o mektuplar, hakimin "bu kadın gerçekten pişman mı" sorusuna cevap oldu. Cevap hayırdı. 27 ay hapis cezası. Yapay zekaya güvenmenin bedeli.