Reklamsız Sözcü
NECATİ DOĞRU

Reis’e saray! Halka vergi!

29 Eylül 2017

Şimdilik telefon üzerinden, motorlu taşıt üzerinden, kolalı gazoz üzerinden, at yarışı, şans oyunu, gelir ve kira üzerinden artırılan vergiler de yetmeyecek, arkası gelecektir. Çünkü gizlenen, örtülen, saklanan çok ciddi yönetim krizi var. Yönetim krizi ekonomik çöküntü doğurdu, ekonomideki derin kriz ise “uydurma ve yalan büyüme rakamları” ile kapatılıyor.
Delik büyük.
Yama küçük.
Harcama yüksek.
Delik yama tutmuyor.
Görüyorsunuz; Orta Vadeli Program'dan büyük vergi kazığı çıktı. Artan vergiler “Reis'e saray yaptırma düzeninin” yarattığı kaçınılmaz sonuçtur.  Reis'in yarattığı “Tek adamlı ekonomik düzenin” eli mahkum;  Reis'i sarayda oturtur, memurunun maaşına ancak sadaka düzeyinde  (yüzde 4 artı 3.5)  artış yapar ve halka da yüzde 40 oranında vergi bindirir.
Bir işçi:
Günde 8 saat çalışır.
Ayda 1.446 TL ücret alır.
Bir Bakan danışmanı:
Günde 24 saat boş oturur.
Ayda 15. 562 TL götürür.
O, 15. 562 TL halktan toplanan vergidir. Sadece bu kıyaslamalı tablo bize;  “Reis'e saray! Halka vergi! düzeninin” sürekli delik büyüttüğünün ve “bütçe açığının durdurulamayacağının” ispatıdır.

* * *

Artırılan vergilerden elde edilen devlet geliri ile Türkiye kendi savaş uçağını kendi yapacak, kendi füzesini kendi üretecek,  tankların hayati parçalarını kendisi imal edecek,  kendi köprüsünü ve Boğaz'dan tüp geçişini, kendi şehir hastanelerini kendi yapacak duruma gelmeyecek. Gelebilseydi 15 yıl boş boş konuşmayla geçmezdi.
Hep arttı vergiler.
Sürekli artacak vergiler.
Çünkü bütçe açığındaki artış durdurulamıyor, artarak büyüyor. Bütçe açığındaki artış da devlet hazinesinin finansman ihtiyacını (yeni para bulmak) artırıyor. Sonuçta: Hazine iç borçlanma gereği çıldırırcasına yükseliyor. Böylece “faizlerin aşağıya çekilmesi” olanağı kalkıyor. Yüksek faizli, yüksek vergili, bol saray harcamalı ekonomik kriz de derinleşiyor. Maliye Bakanı, bu yılın bütçe açığının 60 milyar TL'ye çıkacağını söyledi. Yani yaklaşık yüzde 10 bütçe açığı ile bu yılı kapatmaya çalışıyorlar.
Harcamayı kısmıyor.
Vergi köklüyor.
Bencil zihniyet.
Çapsız yönetim.

* * *

Adı özelleştirmeydi.
Yabancılaştırmaya dönüştü.
Fabrika, baraj, liman.
Hazine arazisi, lojman.
Elde ne varsa satıldı.
60 milyar dolar özelleştirme geliri; “Reis'e saray düzeninin” har vurup, harman savurmasına yetmedi, satacak mal da kalmadı, Türkiye kendine yetecek samanı bile üretemez duruma geldi.
İşsizlik alev oldu.
Her 4 gençten biri işsiz.
Yoksulluk alev oldu.
Yoksul sayısı 16 milyon.
Yolsuzluk alev oldu.
Rüşvet tarifeleri yükseldi.
Harcama yüksek.
Delik büyük.

Günün sorusu

Yana yana vana!

Biz “vatanına boru döşeyen ve döşeten ülke avantajına” sahip olacaktık. Boru ülkesi olmakla övündük. Rusya'nın, Türkmenistan'ın, Azerbaycan'ın, İran'ın, Kazakistan'ın, Irak'ın petrolü Avrupa'ya satılmak için Türkiye'nin toprağından geçiyor. Kuzey Irak'da ise Barzani ile iyi geçinmek için çözüm olarak yine eldeki boru hattına sarıldılar. Irak'ın ortak petrolünü sadece Barzani'nin petrolü gibi kabul edip, Türkiye'nin boru hattından Avrupa'ya satıldı. Parası Türk bankasında toplanıp, istediği anda Barzani yönetimine sunuldu. Yapılanın  adına da “stratejik derinlik” denildi. Boru hattının Barzani' ye sunduğu güven soruna dönüşünce Türkiye'nin Cumhurbaşkanı'na “bir gece ansızın geliriz” dedirten ve “vanayı yana yana ağlatan” sizce kimdir?

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet Whatsapp