Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Ödüllü isim Berkcan Okar tasarımlarıyla dikkat çekiyor
Ödüllü isim Berkcan Okar tasarımlarıyla dikkat çekiyor
Son dönem tasarımcılarından Berkcan Okar, başarılı işleriyle adından söz ettiriyor. Kitap, film ve dizi gibi birçok projenin tasarımını üstlenen Okar, "Ne gördüğümüz kim olduğumuzdur” diyor. En büyük ilham kaynağı İstanbul... Okar, Sözcü yazarları Yılmaz Özdil ve Sinan Meydan'ın kitaplarının da kapak tasarımlarını yaptı. 
Sercan MERİÇ
Kültür Sanat 8 Haziran 2017 - 17:55

Türkiye, tasarım alanında son dönemlerde başarılı işlerin çıktığı verimli bir ülkeye dönüştü. Berkcan Okar, görsel tasarım alanında adından söz ettiren isimler listesinin üst sıralarında yer alıyor. Okar, nasıl tasarımcı olduğunu, bir projenin tasarımını yapmadan önce hangi süreçlerden geçtiğin, sozcu.com.tr’ye anlattı…

Son dönemlerde adınızdan çok söz ediliyor. Tasarım serüveniniz nasıl başladı? 

1989 yılında İstanbul'da doğdum. Çocukluğumdan bu yana yanımdan ayırmadığım defter ve kalemlerimle birlikte büyüdüm. Üniversiye yıllarıma kadar her boşluğumu kendimce tasarımlar yaparak ve farklı tasarımcıların işlerini inceleyerek geçirdim. Bahçeşehir Üniversitesi, Görsel İletişim Tasarımı bölümüne girmemle birlikte tasarım konusuna daha ciddi bir bakış açısı kazandım. İkinci sınıftayken ’46 Magazine’ ekibine katıldım. Üniversite bitiminden sonra ’46 Magazine’nin görsel yönetmenliğini yapmaya başlayarak bu piyasaya ilk adımı attım.

berkcannazim
‘MERAK UYANDIRMAK İÇİN BU MESLEĞİ SEÇTİM’

Kendinizi nasıl tarif ediyorsunuz? Tasarım yaparken en çok önemsediğiniz noktalar hangileri? 

‘Görsel Tasarımcı’ bana göre en açıklayıcı kavram. Tasarımlarımda en önemsediğim konular denge, renk, tipografi ve sadelik. Etrafımızda gördüğümüz her şey artık kendi görsel kimliğiyle hayatımızın içinde olmaya başladı. Bunlara katkıda bulunarak insanların dikkatini çekmek, farkındalık yaratmak, merak uyandırmak benim bu mesleği seçmemde ki en büyük sebeplerden biri.

Yaratım sürecinizde nelerden besleniyorsunuz?

İlgimi çeken ya da çekmeyen etrafta gördüğüm bütün görsel malzemeler hafızamda depolanıyor ve düşünme evresinde pozitif yada negatif katkıları oluyor. Görseller dışında en büyük besin kaynağım müzik. İşe başlamadan önce araştırma aşamasına fazlaca vakit ayırıyorum. İlk adımı atmak her zaman zordur, tasarım konusunda da boş beyaz bir sayfaya bakarken ilk çizgiyi çizmek bazen günlerini alabiliyor. Bu adım sonrası ortaya çıkmaya başlayan iş kendi kendini beslemeye başlıyor. Özellikle İstanbul gibi renkli ve hareketli bir şehirde yaşadığım için kendimi şanslı hissediyorum. Kaosundan, sessizliğine kadar tasarımlara, yaratım sürecinde bir çok etkisi olabiliyor.

albumler
Bir müziği, bir metni görselleştirirken öncelikleriniz neler, olmazsa olmazlarınız var mı?

Öncelikle projenin içine girmek gerekiyor. Üzerinde çalıştığım bir albüm ise parçaları dinleyip direk aklımda canlananları not ediyorum, zihnimde bir şeyler canlanmaya başlıyor. Bunun üzerine müzisyen arkadaşlarla albümün üzerine konuşup tartışıyoruz. Sonraki süreç ise hissettiğim duyguya ve üzerinde konuştuğumuz konulara göre şekilleniyor. Bir metin veya kitap kapağı tasarımı yapacağım zaman yine aynı süreç bu sefer yazar ve benim aramda ilerliyor. Kitap kapağı bu sıralar üzerinde fazlaca çalıştığım ve önemsediğim bir alan. Kitap kapak tasarımı hem yazarı hem kitabı en iyi ve net şekilde anlatmalı. Bunun dışından bir de hedef kitle gözüyle bakıp ilgi çekici, merak uyandıran ve kitaptan ufak ip uçları verebilecek tasarımlar yapmak gerekiyor.

berkcan
YILMAZ ÖZDİL VE SİNAN MEYDAN’IN KİTAPLARI DİKKAT ÇEKİCİ

Sözcü yazarlarından Yılmaz Özdil’in ‘İsim Şehir Artist’ kitabıyla, Sinan Meydan’ın ‘1923 Kuruluş Ayarlarına Dönmek’ kitaplarının kapağını da siz tasarladınız… Nasıl bir çalışma süreciydi? 

Yılmaz Özdil ve Sinan Meydan'ın kapak tasarımlarını yapmak, birçok insan tarafından takip edilen, sevilen ve okunan sevdiğim yazarların kitaplarına bir dokunuş yapmış olmak güzel bir duygu. ‘İsim, Şehir, Artist’ kitabında 17 Aralık süreci ve Gezi olaylarını anlatıyordu. Tasarımı yaparken Gezi dediğimiz zaman aklımıza gelen ağaçlar ve kovalamacaları bu kapakta en iyi şekilde yansıttığımızı düşünüyorum. Yılmaz Özdil'in gölgesinin ağaç olarak görünmesi ve önde bir kovalamaca anı yazılar ile birebir örtüştü. ‘1923 Kuruluş Ayarlarına Dönmek’te ise birçok fikir ve alternatif arasından bu kapağa ulaştık. Bu tasarımda geçmiş ve günümüzü sembolize eden renk ve aydınlığa çıkma duygusundan yola çıkmıştık. Sonuç olarak iki tasarımda dikkat çekici ve net olmaları ile diğer kitaplardan ayrışıyor.

yilmazozdilsinanmeydan
Film, tiyatro afişi, albüm ve kitap kapakları yapıyorsunuz. Kendiniz için tasarımlarınız var mı, sizi anlatan, size özel? Ya da kafanızda böyle projeler var mı?

Kendime yarattığım boşluklarda o anki ruh halime uygun müziği açıp tuval üzerine resimler yapıyorum. Şu an için evimin bir odası bu resimlerle ve kolajlarla dolu.

FERHAN ŞENSOY’UN YERİ AYRI

Görsel tasarımın geleceğinde bizleri neler bekliyor?

Şu an görsel bir karmaşanın içindeyiz. Bu karmaşa yeni bir estetik dil yaratma yolunda. Yeni malzemeler ve üretim biçimleri renklerin, duygunun, görselliğin yeniden ele alınmasına neden olurken, yeni buluşlar geleneksel düşünce biçimlerinin bir kenara bırakıp toplumsal hayal gücünün genişlemesini sağlıyor. Tasarımın geleceğinde sadelik şimdiye göre daha da ön planda olabilir.

En çok keyif aldığınız çalışmalar hangileri?
Ferhan Şensoy, 1987'den bu yana aralıksız sahnelediği tek kişilik oyunu ‘Ferhangi Şeyler’i 2 bininci kez oynayarak bir dünya rekoru kırdı. 2 bininci oyununa özel hazırladığım afiş tasarımının çok ayrı bir yeri var. Hollywood sineması için çalışma fırsatı bulduğum Denial, Sully, The Book Of Henry gibi filmlerin tasarım sürecinde çıkan afiş tasarımlarımı da ayrı bir yerde tutabilirim.

ferhangiseyler


Son güncelleme: 17:58 - 08.06.2017
Sercan MERİÇ
Kültür Sanat 8 Haziran 2017 - 17:55