Türkiye Cern’den vazgeçti

Türkiye dünyanın en büyük araştırma merkezi olan Avrupa Nükleer Araştırmalar Konseyi Cern'e üye olmaktan vazgeçti. Sebebi üyelik için verilecek paranın israf olarak görülmesi.

Türkiye Cern’den vazgeçti

Türkiye dünyanın en büyük araştırma merkezi olan Avrupa Nükleer Araştırmalar Konseyi Cern’e üye olmaktan vazgeçti. Son üç yıldır tam üye olmak için resmi bir süreçte olan Türkiye'nin başvurusunu Cern, resmen kabul etmişti. Ancak Cern ile müzakereleri yürüten Türkiye Atom Enerjisi Kurumu üyelik için 70 milyon lira vermeyi israf olarak gördü.

CERN Atlas Deneyi Türkiye Koordinatörü Doğuş Üniversitesi Fizik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Serkant Ali Çetin, Türkiye’nin Cern üyeliğinden vazgeçmesini değerlendirdi.

Cern Konseyi Türkiye'nin başvurusunu resmen kabul ederek, müzakere süreci başlattı. Türkiye’de bir müzakere ekibi oluşturuldu ancak bu müzakere ekibi işin içinde olan bilim adamların çok azınlıkta olduğu bir müzakere ekibi olduğunu, bu ekibin Cern’in Türkiye'ye katma değerinin ne olacağının çok idrakında olmayan ya da bunu tercih eden üyelerden oluştuğunu söyleyen Çetin, “Bu heyetin, yapmış olduğu çalışmalar bir şekilde sonlanamadı ve Türkiye eylül ayında Cern Konseyi'nde tam üyeliği hedeflediği tarih ile ilgili resmi tercihinin tartışılması gereken toplantıya herhangi bir resmi yazı göndermedi.” dedi.

KARARI BAŞBAKAN VERDİ

Kısa bir süre sonra Türkiye'nin tam üyelik hedefini değiştirdiği ve Asosiye olmayı ve öyle kalmayı tercih edeceği şeklinde resmi bildiriminin gönderildiğini belirten Çetin, Cern'e üye olmaktan vazgeçme kararını en yüksek iradenin verdiğini düşündüklerini belirterek, “Bu kararı muhtemelen en yüksek irade vermiştir. Başbakan vermiştir veya bakanların bir anlamda istişaresi veya tavsiyesidir.” dedi. Çetin “Bizlerle bunu görüştükleri ortam da oldu zaman zaman fakat o ortamdaki olumlu durum, Türkiye'nin geleceği için ne kadar önemli olduğunun anlaşıldğını sevinerek gözlemlemiştik ancak çıkan karar hiç uyuşmuyor.” diye konuştu.

ERDOĞAN VE DAVUTOĞLU’NA MEKTUP

Konuyla ilgili 31 fizikçinin imzasıyla Başbakan Erdoğan'a ve Dışişleri Bakanı Davutoğlu'na mektup gönderdiklerini söyleyen Çetin, “mektupta asıl vurguladığımız şey, bu olay jenerik teknolojilerin, inovasyonun, teknolojinin geliştirilmesinin kaynağı Cern ve biz oraya üye olduğumuzda sadece fizikçilerimiz deneylerde yer almayacak, bir de topluma faydası olacak. Doğrudan işbirliği çok önemli. Mesela orada geliştirilen bir teknolojinin sahibi, doğrudan üye ülkeler oluyor. Orada bir teknik üretilirken sadece üye ülkelerin firmaları teklif verebiliyor. Biz Asosiye üye olarak bir anlamda endüstrimizin bunlar vesilesiyle devinime girme şansını tamamen elimizin tersiyle itmiş oluyoruz.” diye konuştu.

BÜTÇEYİ BAHANE ETTİLER

Cern üyeliğine karşı çıkan kişilerin Türkiye'nin bu kadar parayı vermesinin doğru olmadığından yola çıktıklarını belirten Çetin, “Senelerdir bizim bu yaklaşımımızı, “bu kadar para buraya verilir mi?” düz mantığıyla çürütmeye çalıştılar. Sonuç olarak başarılı olmuşlar. İstenen yıllık ücret, bir insanın kulağına geldiğinde büyük bir para gibi gözüküyor ancak bahsedilen bir şahsın değil, bir ülkenin, Türkiye gibi büyük bir ülkenin üyeliğidir.” dedi.

Çetin açıklamasında, “İlgili merciler çok iyi biliyorlar ki, ülkenin senelik Ar-Ge bütçesinin içinde dahi bu üyelik miktarı bir fazlalık yaratmamaktadır. Biz maalesef ülke olarak Ar-Ge ayırmayı, ayırdığımız ya da ayırdığımızı zannetiğimizi sandığımız parayı ürüne yönelik şeylerde kullandık. Fakat hep bunun çekirdeğinin bilgi elde etmekten geçtiğini unutarak. Bilginin üretildiği yerdeki teknolojinin sahibi olmayı reddediyoruz. Çok hızlı sonuca ulaşmaya çalışıyor. Bunun sonuçlarını çocuklarımız yaşamaya devam edecek.

MEKTUBA CEVAP ALAMADIK

O mektubu imzalarken dahi umudum tamamen tükenmişti. Son bir umutla bu yazıyı yazmıştık. Herhangi bir cevap da almadık. Ama bu bakış açısının değişmesi gerekiyor. Aksi takdirde sanki bu paralar çok büyük paralarmış gibi. Bu paranın Türkiye içerisinde harcanması daha doğru olmaz mı diye sorduklarında hep söylediğimiz, “bugüne kadar niye harcanmadı o zaman?” ya da buraya üye olan ülkeler Almanya, Fransa gibi, akılları mı yok ki parayı veriyorlar. Demek ki bir şey olmalı burada.” ifadelerine yer verdi.

Böyle bir yerin üyeliğini reddetmek, gerçeği reddetmek oluyor. Ben on sene sonra daha fazla para vererek satın alırım demek oluyor.

DİNDEN DAHA CİDDİ

Cern üyeliğinin reddedilmesinin akıllara ilk olarak “din ile çelişki” konusunu getirdiği konusunda ise Çetin, “Bu işin artık o esprinin sınırları dışında olduğunu düşünüyorum. Bu yaklaşımlar böyle ciddi bir konunun, evrensel bir konunun, herhangi bir çelişki de içermeyen konunun çeşitli kesimlerce sulandırılmasından başka bir şey görmüyorum. Halkımız da bundan dolayı diye düşünmesin, düz mantık ilk etapta akıllara bu geliyor. Ama bu, böyle olmasından çok daha üzüntü duyduğum başka bir mekanizma tarafından reddedildi. Durum çok daha ciddi.” dedi.