Sözcü Plus Giriş
TAYLAN KÜMELİ

Menopozu hafif atlatmanın yolu: Bitkisel Ostrojenler

22 Kasım 2016 Yazarlar

Özellikle menopoz döneminde ortaya çıkan ateş basması, aşırı terleme gibi sorunların başlıca nedenlerinden olan östrojen eksikliğini doğal yoldan gidermeye ne dersiniz?

Bitkisel hormonlar, östrojen hormonuna benzer yapıda bitkisel maddelerdir. Fitoöstrojenler insanlardaki vücut östrojenine benzer ancak daha zayıf etki gösterirler. Fitoöstrojenlerin en yaygın ve önemli iki grubu izoflavonlar ve lignanlardır. İşte bu iki gruba dair bilmeniz gerekenler…

9

Faydaları saymakla bitmiyor

İzoflavonlar özellikle soya fasulyesi, kuru fasulye, mercimek, bezelye, sebzeler, çay ve şarapta bulunur. Lignan grubu ise daha yaygındır. Tüm tahıl ürünleri, tohumlar (keten tohumu, susam, ayçekirdeği), zeytin gibi yağlı yemişler, yer fıstığı, kiraz, şeftali, erik, elma, armut, havuç, brokoli, soğan, sarımsak, rezene, ahududu, böğürtlen ve şerbetçi otu lignan içerir. Aynı zamanda izoflavonlar ve lignanlar güçlü antioksidanlardır; kötü kolesterolün (LDL)  oksitlenmesini azaltır. Vücudun antioksidan enzimlerini aktive eder. Her iki fitoöstrojenin kalp ve damar koruyucu fonksiyonu çok sayıda bilimsel araştırmayla kesin olarak ortaya konmuştur. Fitoöstrojen deposu bitkileri ve faydalarını şöyle sıralayabiliriz:

6

Melekotu (Angelica Sinensis)

Angelika Sinensis adıyla bilinen bu bitkinin fitoöstrojen faaliyeti çok yüksektir ve enerjiyi arttırdığı gibi kendini iyi hissetme duygusunu da geliştirdiğinden ‘kadın ginsengi' olarak da tanınır. Zamansız adetten kesilme, düzensiz adet döngüsü ve aşırı rahim kanaması gibi vakalarda kullanılır. Melekotunun ağrı kesici ve antialerjik etkileri vardır; antibakteriyeldir, kasları gevşetir ve kan damarlarının dayanıklılığını sağlar.

8

Hayıt Otu (Agnus-Castus)

Hayıt yemişi Akdeniz bölgesine özgü olan hayıt bitkisinden elde edilir. Hipofiz bezi üzerindeki etkisiyle lutein yapıcı hormon (LH) salgılanmasını arttırıp folikül uyarıcı hormon (FSH) üretimini azaltarak daha az östrojen ve daha fazla progesteron üretilmesine olanak verir. Bu nedenle menopoz başlangıcında hormonların değişiminden kaynaklanan düzensiz adet dönemlerini dengelediği düşünülmektedir. Özellikle adet öncesi sendromunu andıran belirtiler gösteren ya da düzensiz adet kanamaları olan kadınlar için yararlıdır. Ayrıca iştahı bastırdığı, depresyonu azalttığı ve uykuyu düzelttiği bilinmektedir.

2

Tahtabiti Otu (Cimicifuga Racemosa)

Çin'de yaygın bir şekilde menopoz semptomlarının giderilmesi için hazırlanan karışımlarda bu ot kullanılır. Östrojen reseptörleriyle bağlanıp seçmeli olarak menopozda LH hormonunun yükselmesini baskılar. Östrojenik etkisiyle ateş basma nöbetlerini, gece terlemelerini ve duygusal değişkenliği azaltır. Tahtabiti otu Avrupa'da hormon takviye terapisinin çok iyi belgelenmiş bir alternatifi olarak kabul edilmektedir. Klinik çalışmalar, depresyon, vajina kuruluğu, ateş basma nöbetleri ve adet krampları gibi semptomları giderdiğini göstermiştir. Çoğu kadın bu otu menopoz semptomlarını azaltmak için kullanır. Genel olarak günde iki kez 1-2 tablet olarak önerilir ya da tahtabiti otunun günde üç kez çay olarak içimi önerilir.

5

Meyankökü (Glycrrhiza Glabra)

Meyankökü bitkisel ilaçların içinde en yaygın kullanılan ve üzerinde en fazla bilimsel araştırma yapılan bitkidir. Aktif madde olarak hem isoflavon hem de lignan içerir. Östrojen ve progesteron oranlarını düzenleme konusunda yararı vardır. Böbreküstü bezlerinin fonksiyonlarını desteklediğinden yorgunluğu giderir.

11

Dikkat!

Sözü edilen bitkiler tek başlarına ya da karışım olarak kullanıldıkları takdirde vajina kuruluğu, ateş basma nöbeti ve ruhsal durum değişikliği gibi menopoz semptomlarının hafiflemesini sağlar.

14

BiyoflavonoiTler

Bitki östrojenleri bakımından bir diğer zengin kaynak da birçok şifalı ot ve meyvede bulunan biyoflavonoitlerdir. Bunlar reseptör bölgeler konusunda aşırı östrojeni baskılama özelliğinden dolayı menopoz hormonlarını dengeler ve pelvis uzuvlarını güçlendirir. Turunçgillerin beyazımsı iç kabuğu zengin kaynak olduğundan portakal ya da greyfurt yerken bu kısmını da tüketmeye dikkat edin. Biyoflavonoitlerin zengin kaynakları arasında kiraz, kızılcık, yaban mersini, dağ mersini, tam tahıllar, üzüm kabuğu ve kızıl yonca vardır. Takviye olarak günde 1000 mg biyoflavonoidin C vitaminiyle birlikte tüketilmesinin ateş basma nöbetlerini geçirdiği saptanmıştır.

YAZARIN TÜM YAZILARI