Reklamsız Sözcü

Yüksek faiz liginde Angola ile yarışıyoruz

Kurlardaki artışı dizginlemek için faiz artırmak zorunda kalan Türkiye, yüksek faizli ülkeler liginde ilk 10’da yer alıyor. En son yüzde 17.75’e çıkarılan politika faizi ile oranlar, krizde olan ülkelerle yarışır durumda.

Mehtap ÖZCAN ERTÜRK
android-time 03:05
Yüksek faiz liginde Angola ile yarışıyoruz
Kurlardaki artışı dizginlemek için faiz artırmak zorunda kalan Türkiye, yüksek faizli ülkeler liginde ilk 10’da yer alıyor. En son yüzde 17.75’e çıkarılan politika faizi ile oranlar, krizde olan ülkelerle yarışır durumda.

Türkiye, AKP hükümetlerinin uyguladığı politikalar sonucunda yüksek faize muhtaç bir ekonomiye dönüştü. Kur-faiz sarmalı ve çift haneli enflasyon döngüsüne sıkışan ekonomi, hızlanan sermaye çıkışının yarattığı hasarı ‘daha yüksek faiz' vererek onarmaya çalışıyor. Merkez Bankası'nın son 6 hafta içinde 500 baz puanlık faiz artışına gitmesi Türkiye'yi Dünya Yüksek Faiz Ligi'nde de üst sıralara çıkardı. Türkiye, sıralamada en son faiz artışları ile 180 ülke arasında en yüksek faiz veren yedinci ülke olarak yer aldı.

Faizin, Türkiye'den yüksek olduğu ülkeler sırasıyla Arjantin, Surinam, Venezuela, Haiti, Angola ve İran. Sınır ötesi diye tabir edilen ‘en az gelişmiş ülkeler' arasında yer alan Angola, Haiti, Surinam'ı liste dışına aldığımızda ise Türkiye yüzde 17.75'e ulaşan politika faiz oranı ile dünyada dördüncü sıraya yerleşiyor.

DARALMAYA DOĞRU GİDİYORUZ

Merkez Bankası, kurlardaki artışı dizginlemek için iki ayda toplam 500 baz puan faiz artışı gerçekleştirerek Gana (yüzde 17), Nijerya (yüzde 14), Sudan (14.75), Gambiya (yüzde 15) gibi ülkelerin politika faizlerinin de üzerine çıkma ihtiyacı duydu. TCMB, halen yüzde 5.1'lik reel faiz oranı ile emsalleri arasında en yüksek para politikası faizini veriyor. Kuşkusuz bu yüksek oranların Türkiye'ye bazı sonuçları olacak. Artan faiz oranları kredi kullananları zor duruma sürüklerken, bankaların varlık kalitesinde zayıflamaya yol açıyor.

Küresel fon akımlarının yönünü tekrar gelişmekte olan piyasalara çevirmediği sürece faiz artışlarının kurlar üzerindeki etkisinin çok sınırlı kalacağına dikkat çeken TurkishBank ekonomisti Tuğrul Belli, “Hane halklarının endişesi ve reel sektörün dinmeyen döviz ihtiyacı dövize olan talebi canlı tutuyor. Artan faiz oranları ise kredi kullananları iyice zor duruma sürüklüyor ve bankaların varlık kalitesinde zayıflamaya yol açıyor. Bu kur ve faiz oranları ile Türkiye ekonomisinin durgunluk ve hatta daralmaya doğru gittiği çok açık. Bu gidişatı kısa vadede terse çevirecek bir senaryo da şu anda gözükmüyor” yorumunu yaptı.

KÖTÜ YÖNETİLDİĞİNİN GÖSTERGESİ

Türkiye'nin ‘en yüksek faiz veren ülkeler arasına girmesinin ekonominin kötü yönetildiğinin bir göstergesi olduğunu ifade eden Belli şöyle konuştu: “2013 ortasından beri küresel kriz sonrasında piyasalara enjekte edilen aşırı likiditenin yavaş yavaş geri çekileceği ve bir noktada dolar faizlerinin yükseleceği biliniyordu. Nitekim, bizimle aynı sepetteki diğer gelişmekte olan ülkelerde belli miktarda etkileniyorlar. Ancak biz daha fazla darbe yiyoruz. Çünkü bu geçen 5 sene içerisinde göz göre göre gelen bu duruma karşı hiçbir hazırlık yapılmadı; cari açık düzeltilmedi, kamu harcamaları daraltılmadı, döviz rezervleri artırılamadı, yapısal reformlar gerçekleştirilmedi.”

basliksiz-1

Faiz sokağa nasıl yansıyor

– Bankaların borçlanma maliyeti artıyor.

– Bu durum tüketici kredi faizlerine yansıyor.

– Borç yükü altındaki tüketici, daha yüksek faizle borçlanıyor.

– Faiz artırımları şirketlere yük olarak geri dönüyor.

– Kaynak faiz ödemelerine gidiyor.

– Şirketlerin yatırımları yavaşlıyor, yeni istihdam ihtiyacı azalıyor.

– Maliyetlerdeki artış tüketimin ötelenmesine neden oluyor.

– Özellikle beyaz eşya, otomotiv, kişisel tüketim gibi sektörler etkileniyor.

– Her 100 baz puan faiz artışı reel sektöre 10-10.5 milyar TL yük getiriyor.

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Son güncelleme: android-time 03:1710.06.2018
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more