Sözcü Plus Giriş

Diyanet’in dergisinde Atatürk’e ağır gönderme

Diyanet İşleri Başkanı’nın, Fesli Kadir’e yaptığı ziyaretin yankıları sürerken Diyanet Aylık Dergisi’nde Atatürk dönemi ‘diktatörlerle’ aynı kefeye konuldu.

Ali Ekber ERTÜRK
06:10 -
Diyanet’in dergisinde Atatürk’e ağır gönderme

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, 9 Kasım'da Atatürk ve Cumhuriyet düşmanı Kadir Mısıroğlu'nu ziyaret etmiş ve bu görüşme 10 Kasım'da medyaya yansımıştı. Erbaş'ın istifası istenmiş ve tartışmalar bugüne uzanmıştı. Diyanet Aylık Dergisi'nde de Prof. Dr. Adnan Bülent Baloğlu tarafından kaleme alınan “Kıyametin Tellalları” başlıklı makalede, Atatürk ve İnönü dönemleri “kanlı diktatörlerle” aynı kefeye konuldu. Baloğlu'nun yazdığı makalede, şu ifadelere yer verildi:

ATATÜRK DÜŞMANI ‘FESLİ KADİR'E ZİYARET TEPKİ ÇEKMİŞTİ Diyanet İşleri Başkanı Prof. Ali Erbaş'ın Kadir Mısıroğlu'na yaptığı bu ‘geçmiş olsun' ziyareti 10 Kasım'da medyaya yansımıştı.

ATATÜRK DÜŞMANI ‘FESLİ KADİR'E ZİYARET TEPKİ ÇEKMİŞTİ
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Ali Erbaş'ın Kadir Mısıroğlu'na yaptığı bu ‘geçmiş olsun' ziyareti 10 Kasım'da medyaya yansımıştı.

AMAÇ, DİNİ YASAKLAMAK: Aydınlanma sonrasında şahlanan seküler ideolojilerin hedefi, Tanrı'yı ve izlerini sosyal hayattan uzaklaştırmak, irrasyonel ve hurafeden ibaret gördükleri dini yasaklamaktı.

SEKÜLERİZM KARIN DOYURMADI: Gel gör ki, seküler ideolojiler hiçbir yerde karın doyurmadı. Üstelik seküler cennet hayalleri milyonların canına mâl oldu! Fikirler, ideolojinin kalın zırhına büründürüldüğünde zulmün, işkencenin ve psikolojik baskıların aracına kolayca dönüşebilirlerdi ve nitekim hemen her yerde bu gerçekleşti. Kutsallaştırılan ideolojilerle tarihe, geleneğe, kültüre, dinî kimliklere acımasızca saldırıldı.

Makale derginin bu sayısında yayımlandı.

Makale derginin bu sayısında yayımlandı.

TÜRKİYE'NİN TEK PARTİ REJİMİ: Büyük bir kısmı aldatmacadan ibaret olduğu halde Müslüman halklara dayatılan bu toptancı, totaliter, teokratik düzenler sahiplerinin nazarında eşsiz birer dünyevi cennet tasarımıydı. Irak ve Suriye'nin Arap ırkçılığına dayalı Baas rejimleri; Körfez ülkelerinde şekilci, ahlaki muhtevadan yoksun şeriat  düzenleri; Kuzey Afrika'nın, Türkiye'nin, otoriter, seküler tek parti rejimleri; Endonezya'da önce Sukarno'nun, ardından Suharto'nun kanlı diktatörlükleri…”

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more