Sözcü Plus Giriş

Cumhuriyet Gazetesi davasında karar açıklandı

Cumhuriyet Gazetesi'nin 18'i gazete çalışanı 20 sanıklı davasında karar açıklandı. Buna göre Akın Atalay, "Terör örgütüne üye olmamakla birlikte yardım etme" suçundan 7 yıl 13 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilirken tahliye edilmesine karar verildi. Murat Sabuncu ve Ahmet Şık ise "örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" suçundan 7 yıl 6'şar ay hapisle cezalandırıldı.

Güncellenme: 11:22, 22/06/2018
Cumhuriyet Gazetesi davasında karar açıklandı

İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi karşısındaki binada görülen duruşmada karar saat  dün akşam 21.25’te  açıklandı. Mahkeme heyeti, firari sanıklar gazetenin eski genel yayın yönetmeni Can Dündar ile ABD muhabiri İlhan Tanır’ın dosyalarının da ayrılması karar verdi.

3 SANIĞIN BERAATİNE KARAR VERİLDİ

Mahkeme heyeti, sanıklar Günseli Özaltay, Turhan Günay ve Bülent Yener’in ayrı ayrı beraatlerine karar verdi.

AKIN ATALAY’IN TAHLİYESİNE KARAR VERİLDİ

Mahkeme heyeti, Gazetenin İcra kurulu Başkanı Akın Atalay’ın “Örgüte üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme” suçundan 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme ayrıca, Atalay’ın tahliyesine karar verdi.

KADRİ GÜRSEL’İN 2 YIL 6 AY HAPİS CEZASI VERİLDİ

Cumhuriyet gazetesi İmtiyaz Sahibi ve Vakıf Başkanı Orhan Erinç’i de “Örgüte üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme” suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptıran mahkeme heyeti, Bülent Utku’yu da “Örgüte üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme” suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası verilmesini kararlaştırdı. “Örgüte üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme” suçundan Cumhuriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu’yu 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptıran mahkeme heyeti, Yazar Kadri Gürsel’i de aynı suçtan 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı.

5 SANIK 3 YIL 9’AR AY HAPİS CEZASINA ÇARPTIRILDI

Mahkeme heyeti sanıklar Güray Tekin Öz, Önder Çelik, Musa Kart, Hakan Karasinir ve Mustafa Kemal Güngör’ü de “Örgüte üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme” suçundan da 3 yıl 9’ar ay hapis cezasına çarptırdı.

AHMET ŞIK’A 7 YIL 6 AY HAPİS CEZASI

Aydın Engin’i “Örgüte üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme” suçundan da 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptıran mahkeme heyeti, Hikmet Çetinkaya’ya 6 yıl 3 ay hapis ve Ahmet Şık’a 7 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Muhasebe çalışanı Yusuf Emre İper’in  “Örgüt propagandası yapmak” suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası verildi.

İlginizi ÇekebilirMurat Sabuncu: Memleket ve meslek aşkımı hiç bir karar öldüremezMurat Sabuncu: Memleket ve meslek aşkımı hiç bir karar öldüremez

JEANSBİRİ’NİN TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA KARAR VERİLDİ

Twitter’da “Jeansbiri” isimli hesabın sahibi olan Ahmet Kemal Aydoğdu’nun  ise “örgüt üyeliği “suçundan 10 yıl hapis cezası veren mahkeme heyeti, Aydoğdu’nun tutukluluk halinin devamına hükmetti. Mahkeme heyeti, tüm sanıklara yurtdışına çıkış yasağı koydu.

İlginizi ÇekebilirMahkeme kararı sonrası Ahmet Şık: Tarihte hiçbir diktatörlük kazanamadıMahkeme kararı sonrası Ahmet Şık: Tarihte hiçbir diktatörlük kazanamadı

ÜYE HAKİMDEN MUHALEFET ŞERHİ 

Üye hakim, Kadri Gürsel’ e verilen hapis cezasına muhalefet etti. Üye hakim, Kadri Gürsel’in “Örgüte üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme” suçundan dava açıldığı anımsatarak, “Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığa beraat etmesi gerektiğini kanaatindeyim. Bu nedenle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum” dedi.

DHA

DHA

Akın Atalay: Türkiye’de adalet yok, yargı yok

Cumhuriyet Gazetesi davasında tahliye edilen Akın Atalay, “Korkunun olduğu yerde adalet olmaz. Türkiye’de adalet yok, yargı yok” dedi.

İstanbul 27’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nin Cumhuriyet Gazetesi davasında 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası vererek, tahliye ettiği Cumhuriyet Gazetesi İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay, tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nden çıkışında ailesi, meslektaşları tarafından karşılandı. 541 gün sonra tahliye olan Atalay, TEM otoyolu üzerinde bir dinlenme tesisinde gazetecilere açıklamalarda bulundu. Atalay, adliyelerin artık bir mağduriyet üretme merkezi haline geldiğini herkesin görmesi gerektiğini belirterek, “Ama artık korkutamıyorlar, sonuç alamıyorlar” dedi. Atalay, şöyle konuştu:

“Çok bir şey söylemeyeceğim. Kimseyi zor durumda bırakmayacağım. Ayak üstü konuşmayı fazla sevmem. Söyleyeceğim şeyler öfkeli şeyler değil. Sadece şunu söyleyebilirim. Daha konuşacak çok şeyimiz olacaktır. Ama şunu bilsinler. O sözümüzün arkasındayız. Korkunun olduğu yerde adalet olmaz. Türkiye’de adalet yok, yargı yok. Ben bütün duruşmalar boyunca çıktığım duruşmalarda hiçbir zaman mahkeme ya da hakim terimini kullanmadım. Çünkü Türkiye’de bunun olmadığını biliyorum. Nezaketsizlik göstermemek için sadece ‘sayın heyet’ dedim. Orada bir kurul vardı. Ama bizim işimiz kişilerle değil, bizim işimiz sistemlerle onların isimlerini Ali, Ayşe, Veli Fatma olması önem taşımıyor. Önemli olan Türkiye’de bir yargılama yapılmadığı, adliyelerin artık bir mağduriyet üretme merkezi haline geldiğini herkesin görmesi ama artık korkutamıyorlar, sonuç alamıyorlar. Bu da artık büyük bir delik açıldığını göstermiştir.”

Akın Atalay, Cumhuriyet Gazetesi’nin bundan sonra da gerçekleri okurlarına aktarmaya devam edeceğini belirterek, “Cumhuriyet gazetesi özeline gelince, Cumhuriyet gazetesini korkutamazlar. Aynı şekilde gerçekleri okurlarına aktarmaya devam edecektir. Bunun yapılamaması için ellerinden geleni yaptılar. Tehdit ettiler olmadı, ambargo uyguladılar olmadı. En son olarak bizleri rehin aldılar,  fidye olarak Cumhuriyet gazetesini istediler. Çünkü biliyorlardı ki, bu gazete para ile satın alınamaz. Belki rehinler karşılığı alırız diye, alamazlar arkadaşlar. Kimse de veremez burayı. Bundan sonra da görecekler üstelikte nasıl habercilik yapılır arkadaşlarımız onlara gösterecek. Çünkü biz kinci ve intikamcı olmayacağız. Bundan sonra da olmayacağız, bugüne kadar olmadığımız gibi. Şimdilik söyleyeceklerimden bundan ibaret, çok sevinçliyim” ifadelerini kullandı.

Akın Atalay, son olarak cezaevlerinde yüzlerce gazeteci, öğrenci, hukukçu, memur, akademisyen, bir sürü insan olduğunu belirterek, “Bu mağduriyet üretim merkezi, merkezlerinin mağduru durumdalar. Onları çıkartmak bütün herkesin boynunun borcudur. Ama inanıyorum ki, çok az kaldı. Her gecenin sabahı olduğu gibi sabaha doğru çok yaklaştık. İnşallah onları da yakında aramızda görürüz” diye konuştu. DHA

Yayınlanma Tarihi:21:44,