Reklamsız Sözcü
EGE CANSEN

Milli gelir artarken milletin geliri azalabilir

23 Aralık 2018

Tam anlamıyla mantığa aykırı bir başlıktır bu. Ama bu başlık tam anlamıyla da doğrudur. Mantığın birinci kuralına göre bir şey artıyorsa, artıyordur; aynı anda başka bir süreçte (duraklama veya azalma) olamaz. Hâlbuki olabilir. Şöyle: Arttığı söylenen “şey”in ne olduğu konusunda mutabakat yok ise, birinin artıyor dediğine, diğeri (aynı adı kullanarak ama başka bir şeyi kast ederek) azalıyor diyebilir.
“Şey”in tanım bulanıklığı sosyal bilimlerde mantık/matematik kullanmanın en zayıf tarafıdır. Bu sebeple, iktisatta tanımlar kristalize edilmeden mantıksal/matematiksel analize girmemek gerekir. Mesela bu yazının konusu olan şey yani “milli gelir” karmaşık bir deyimdir. Her ne kadar milli gelir muhasebesinde “milli gelir”in ayrıntılı bir tanımı varsa da bu deyim, bazen “Gayri Safi Milli Hâsıla”, bazen “Gayri Safi Yurt İçi Hâsıla” bazen de “Harcanabilir Gelir” anlamlarında kullanılmaktadır.
Artıyor mu azalıyor mu muhabbetine bir de “parasal mı-hacimsel mi” ayrımı girince, zavallı mantık/matematik, olayı netleştirmekte iyice çaresiz kalır.
Bu yüzden iktisatçıların mantıksız konuşmalarını lütfen mazur görün. Sıkıysa “ilaç ve gıda” konusundaki birbirini nakzeden açıklamalar yapan tıp ulemasını eleştirin.

BABANIN MAAŞI ARTTI AİLENİN GELİRİ DÜŞTÜ

Sohbetimize bir örnekle devam edelim: Ayda 10 bin lira net maaş alan bir baba, ailenin tek para kazananı ise o ailenin aylık geliri 10 bin liradır. Bu baba, dört taksitte geri ödenmek üzere aralık ayında bankadan 10 bin lira ihtiyaç kredisi alsa ve bunu, kendisi eşi ve iki çocuğu arasında bölüştürse, ailenin “harcanabilir geliri” o ay 20 bin lira olur. Ertesi ay babanın maaşına 1500 lira zam gelse, ailenin aylık geliri 11.500 liraya çıkar. Aynı ay baba 2500 lira borç geri ödemesi yaparsa, ailenin “harcanabilir geliri” 9 bin liraya düşer. Gördünüz mü, demek ki bir ailenin geliri, aynı ay hem artmış hem de azalmış olabiliyor. Mantıklı bir açıklama değil mi?

CARİ AÇIK, CARİ FAZLAYA DÖNERSE

Türk ekonomisi son 4 aydır “cari fazla” veriyor. Cari fazla “milli geliri” (gayri safi yurtiçi hasıla) artıran bir olgudur. Ama “milli harcama”yı (tüketim artı yatırım) azaltır. Cari açık vermek ise bunun tam tersidir. Cari açık, milletin kendi yarattığı milli gelirden fazla “borçlanarak” harcama yapmasıdır.
Milli gelir %5 büyüse, aynı yıl %5 de cari açık verilse, milli harcama %10 artmış demektir. Ertesi yıl, milli gelir yine %5 büyüse, ama bu sefer %5 cari fazla verilse, halkın harcaması sıfır artar.
Üçüncü yıl büyüme %2 olurken cari fazla %7'ye çıksa, toplam (milli) harcama %5 azalmış olur. Yani İstatistik Kurumu “milli gelirin arttığını” ilan ederken cari fazla ile “dış borç ödendiği” için milletin geliri fiilen geri gider.

Son söz: Zevk vermeseydi, kimse günah işlemezdi.

SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more