Sözcü Plus Giriş

7 çocuğa cinsel istismar davasına devam edildi

İzmir’in Dikili İlçesi’nde 2017 yılında bir tarikat yurdunda 7 öğrencinin temizlik görevlisi tarafından cinsel istismara uğraması ile ilgili davada 4’üncü celse Bergama Adliyesi’nde görüldü. Duruşma 17 Nisan 2019 tarihine ertelendi. Sivil toplum kuruluşu temsilcileri adliye bahçesinde basın açıklaması yaptı.

Gökmen ULU
17:57 -

Dikili'de 2017 yılında özel bir yurtta 7 erkek öğrenciye cinsel istismarda bulunan temizlik görevlisi Ö.F.E. 21 Aralık 2017 tarihinde gözaltına alınmıştı. Poliste ve sevk edildiği adliyede suçunu itiraf eden Ö.F.E. tutuklanırken söz konusu yurt da İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından kapatılmıştı. Cumhuriyet Savcısı'nın mütalaasını verdiği dördüncü duruşma bugün yapıldı. Kapalı gerçekleştirilen duruşma 17 Nisan 2019 tarihine ertelendi.

STK'LAR ADLİYE ÖNÜNDE TOPLANDI

Duruşma sonrası ise Bergama Adliyesi önünde bir basın açıklaması yapıldı. Basın açıklamasına İzmir CHP Milletvekili Bedri Serter, Bergama Belediye Başkanı Mehmet Gönenç, Dikili'nin eski Belediye Başkanı Osman Özgüven, KESK Genel Başkanı Aysun Gezen, Veli-Der Genel Başkanı İlknur Kaya Bahadır, Eğitim-Sen MYK Üyesi Özgür Bozdoğan ve Eğitim-Sen 2 Nolu Şube Başkanı Hasan Ali Kılıç'da katıldı. Ayrıca CHP İlçe Teşkilatları, Dikili Kadın Platformu, Ayvalık Bağımsız Kadın İnisiyatifi, Bergama-Dikili-Edremit Eğitim Sen temsilcileri, Bergama KESK Birleşenleri, Dikili Demokrasi Platformu, Karşıyaka Kent Konseyi, Bergama Veli-Der, Bergama Çevre Platformu, Dikili ADD ve Eğitim-Sen 3 Nolu Şube temsilcileri' de basın açıklamasına katıldılar.

“ÇOCUK İSTİSMARI DAVALARININ TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”

Eğitim-Sen 2 Nolu Şube Başkanı Hasan Ali Kılıç, “Son yıllarda Türkiye'nin pek çok yerinde yaşanan ve çocukları hedef alan bu tür istismar suçlarının hedefinde olan çocuklarımız ve aileleri adalet mücadelesinde kesinlikle yalnız değildir. Türkiye'nin dört bir yanında olduğu gibi, Dikili'de de yaşananların asıl sorumlusu, kamusal, bilimsel ve laik eğitimi adım adım tasfiye ederek, okullarımızı, yurtlarımızı köy okullarını, yurtları kapatarak cemaatlere teslim eden Milli Eğitim Bakanlığı ve siyasi iktidardır. Dikili davası, bu yönüyle ülkenin dört bir yanında dini vakıf ve derneklere, cemaatlere teslim edilen çocuklarımıza karşı işlenen suçlar açısından önemli ve örnek bir davadır. Mahkemelerin çocukları ilgilendiren cinsel sömürü davalarında kararlarını verirken Türkiye'nin kabul ettiği sözleşmeleri hayata geçirmelerinin bir uluslararası ve insani yükümlülük olduğunu hatırlatıyor, Dikili davası başta olmak üzere, ülkenin neresinde yaşanırsa yaşansın çocuk istismarı ile ilgili davaların takipçisi olacağımızın bilinmesini istiyoruz” dedi.

“BİLİMSEL, LAİK EĞİTİMİ SAVUNUYORUZ”

KESK Genel Başkanı Aysun Gezen, “Aralık'ın sonuna kadar toplam 114 tane protokol yapıldı. Kendileri –kültürel hegemonyayı bir türlü kuramıyoruz- diye itiraf ettiler. ‘Bunu yapmak için protokolleri devreye sokuyoruz' dediler. Bu hegemonyayı önce çocuklarımız üzerinden tesis etmeye çalışıyorlar. Biz de ‘çocuklarımızın üzerinden ellerinizi çekin' diyoruz. Bu protokollerle, sertifikasyon sistemiyle, hiçbir pedagojik, bilimsel eğitim almayanları eğitimci yapıp çok kısa bir süre içinde çocuklarımızı onların eline teslim ediyorlar. Aynı buralarda yaşandığı gibi. Biz buna karşıyız. Eğitim sisteminin bütün aşamalarından başlayarak yeniden değiştirilip, dönüştürülmesi karşısında, kendi istedikleri gibi düzenlenmesi karşısında, bilimsel, laik eğitimi her zaman savunmaya devam edeceğiz. Çocuklarımızı da, toplumumuzun geleceğini de koruyacağız” diyekonuştu.

“TARİKAT YURTLARI DEVLETE DEVREDİLSİN”

Eğitim-Sen MYK Üyesi Özgür Bozdoğan, “Milli Eğitim Bakanlığı'na yapılan çağrının altını çizmek gerekiyor. Çocukların kalması gerektiği yurtlar Milli Eğitim Bakanlığı'nın olmalı. Çocukların okuması gerektiği okullar, evlerine en yakın okullar olmalı. Köylerdeki ve beldelerdeki okulları kapatırsanız, kamuya ait yurt açmazsanız, kamu görevlileri eliyle öğrencileri bu yurtlarda kalmaya yönlendirirseniz, ortaya çıkan sonuç bu olur” ifadelerini kullandı. Veli-Der Bergama Temsilcisi Meral Öğüten, “Tüm sorumlular hesap verene kadar alanlarda olmaya devam edeceğiz. Cemaatçi, tarikatçı ve gerici değil, demokratik, laik, bilimsel, parasız ve çağdaş eğitim istiyoruz” diyerek, tarikat, cemaat ve vakıf yurtlarının Milli Eğitim Bakanlığı'na devredilmesini istedi. CHP İzmir Milletvekili Bedri Serter ise; “Hepimizin en kıymetli varlığı çocuklarımız. Çocuklarımıza kötü gözle bakan ahlaksız ve soysuz insanları affetmeyeceğiz” dedi.

Son güncelleme: 19:07 20.03.2019
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more