Sözcü Plus Giriş
ÇİĞDEM TOKER

İSPARK’ı ‘huzurla’ yönetmek

3 Haziran 2019

Bir İBB iştiraki olan İSPARK'ın 17.9 milyon TL zararı gündemde.
Her ne kadar “İSPARK hiçbir zaman kâr etmeyi hedeflemedi” diye yazılı açıklama yapılsa da arşiv tersini söylüyor.
Eski başkan Kadir Topbaş, 2009'da İSPARK'ın 2 milyon TL'nin üzerinde kâr ettiğini gururla açıklamış.
Bu işin bir kısmı.
Diğer kısmı ise bu zarardan sorumlu şirketin yönetimindeki kalabalık.
2005 yılında beş kişiyle kurulan İSPARK'ın yönetim kurulu şu anda 19 kişiden oluşuyor. (22 Mart'taki son genel kurulda, yönetim kurulu Ticaret Sicili'nde yayımlandı.)
19 milyon 850 bin TL sermayeli şirketin yönetim kurulu başkanı Mehmet İhsan Şimşek, İBB'de Park Bahçe ve Yeşil Alanlar Daire Başkanı.
Zaten İSPARK yönetimi halihazırda İBB bürokratlarından oluşuyor.
Fakat Şimşek'in zamanın ruhuna uygun bir unvanı daha var: Okçular Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi.

★★★

İSPARK yönetimine seçilen İBB bürokratlarına belli ki maaşları yetmiyor. Zira  İSPARK Olağan Genel Kurulu'nu duyuran 6 Mart tarihli sicildeki gündem maddelerinden biri de “Yönetim kurulu üyelerinin huzur hakkının tespiti”.
Genel kurul yapılıp geçiyor ama huzur hakkı için saptanan tutarı öğrenemiyoruz. Çünkü açıklanmamış. 2005 yılında beş kişiyle kurulan İSPARK yönetim kurulu sayısının, yıllar içinde birer ikişer artışla 19 kişiye genişlemesinin nedeni, bu gizemli huzur hakkının cazibesi olabilir mi?
Geliri, vatandaşların ödediği otopark parası olan şirketi zarar ettirip huzur hakkı almanın da bir iç huzuru var demek.
Ha, bazı şirketler karar alıp huzur hakkından vazgeçebiliyor.
İSPARK da bu yolu seçtiyse belki açıklama yapılır. Biz bu köşede sevinçle yer veririz.

İşkence TBMM gündeminde

Ankara Barosu'nun insanlık utancını belgeleyen işkence raporu TBMM gündemine geldi.
KHK ile kamu görevinden çıkarılmış eski Dışişleri Bakanlığı personeline Ankara Emniyet Müdürlüğü'nde işkence yapıldığına ilişkin tanıklık ve bulgulara dayalı rapor Dışişleri Komisyonu'nda tartışıldı.
CHP'li Ünal Çeviköz “Türkiye Cumhuriyeti'nin geldiği noktayı ibret verici olarak gözler önüne seriyor” dedi.
Komisyonun AKP'li başkanı Volkan Bozkır, “Bir gazete haberinden yola çıkarak dile getirdiğiniz husus tabiatıyla incelenecektir” dedi.
Çeviköz'ün yanıtı “Gazete haberi değil Ankara Barosu raporu” oldu.
Dışişleri mensuplarını konu alan bu diyaloğa taraf iki milletvekilinin, iki eski Dışişleri mensubu büyükelçi olduğunu hatırlatalım.

★★★

İYİ Parti Konya Milletvekili ve TBMM İnsan Hakları Komisyonu üyesi Fahrettin Yokuş, konunun takipçisi olacağını açıkladı.
Ankara Barosu avukatlarının Yokuş'a ulaştırdığı  raporlar arasında mağdurların darp edildiğine dair belgeler de var.

Sinekle pireyle mücadeleye 66.5 milyon

İBB'nin 2018 yılı faaliyet raporunu inceledim. Değişik alanlarda “stratejik harcama” tablolarına yer verilmiş. Birkaç ilginç harcama kalemini dikkatinize sunmak istiyorum:
– Kültür konusundaki stratejik harcama tablosunda “kültürel hizmetlere erişilebilirliği artırmak” diye bir başlık var: 611 milyon 187 bin 294 TL.
Evet yazıyla altıyüz onbir milyon TL.
Bu kadar yüksek bir harcama kaleminin karşısında yazan “kültürel hizmetlere erişilebilirliği artırmak” dedikleri hizmetin detaylarını siz merak etmez misiniz?
– Sonra “tarihe tanıklık etmiş ağaçların bakımı ve korunmasıyla ilgili çalışmalar yapmak” başlığı…
Bunun da karşısında 28 milyon 284 bin 423 TL yazıyor. (Bu kadar ağaç kesilirken göz yaşartıcı değil mi?)
– “Vektörel mücadeleyi bütüncül anlayışla gerçekleştirmek” için de 66 milyon 423 bin 501 TL harcanmış. Vektörel mücadele sivrisinek, karasinek, hamam böceği, kemirgen (fare, sıçan), tahtakurusu, pire, bit gibi insan sağlığını tehdit eden böceklerle mücadele demekmiş. Bunun için de Dünya Sağlık Örgütü'nün tavsiye ettiği, Sağlık Bakanlığı'ndan ruhsatlı ilaç kullanılmış.
66.5 milyon TL. Bir yılda. Gelin de bu alımların ayrıntılarını merak etmeyin.

Halfeti raporu bugün

Şanlıurfa'nın Halfeti ve Bozova ilçelerinde gözaltına alınanlara yönelik işkencelere dair ayrıntılı rapor ise bugün basın toplantısıyla açıklanacak.
Şanlıurfa Barosu Yönetim Kurulu'ndan avukat Ronayi Paydaş'ın bir mesajı ve bir önerisi var:
“Hazır Cumhurbaşkanı yargı reformunu açıklamışken: İşkenceyi doktor raporu belgeler. Doktorun bağımsız ve rahat rapor vermesinin ön koşulu da huzurda bir de avukatın varlığıyla mümkün.  Doktorun çekinmeden rapor yazabilmesi için, var mısınız her hastanede CMK sistemi gibi nöbetçi avukat bulunduracak bir protokole?”

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more