Sözcü Plus Giriş
MESUT PARLAK

Özür dilenmeden gitmeyin

7 Kasım 2019

Ülkemi yönetenler; artık dünyada kim dostumuz, kim değil bunu ayırt etmenin vakti geldi. Yıllardır müttefikimiz dediğimiz NATO üyesi olan ülkelerin sadece Suriye konusunda değil aynı zamanda Doğu Akdeniz konusunda da nasıl karşı saflarda kenetlendiğini hep birlikte görüyoruz. 1950 yılında Marshall Planı ile ülkeye giren Amerika ve zamanında batının yaptığı sinsi planları bugün daha iyi anlıyoruz. Batının emperyal güçleri, sözde dost gibi görünüp ülkeyi karıştırmak için,  uzun yıllar sapkın ideolojilerin arkasında değil, bizzat içinde yer aldılar. Yetmedi türlü siyasi oyunlarla bizi Suriye konusunda ABD'den taraf yaparak, 4 milyon Suriyeli göçmeni ülkeye almak zorunda bıraktılar. Bu göçmenlerin gelişi, bugün içinde bulunduğumuz ekonomik sıkıntıların en önde gelen nedenidir. Bu sıkıntının ülkeyi ne duruma getirdiği de apaçık ortadadır. Yapılan bu harekat ne yarar sağladı sağlamadı, değerlendirmesini siz değerli okuyuculara bırakıyorum. Ama pek tabii ki bu harekatta, tüm ülke yurttaşları olarak devletimizin arkasında olmak görevimizdir.

Değerli Okurlar; nasıl oyunlar oynanıyor akıl erdirmek mümkün değil. PYD'nin ağır silahlı unsurları temizlendi ve 30 kilometre aşağılara çekildi deniyor. Gelin görün ki medyadan öğrendiğimize göre, Suriye sınırına yakın kentlerde polis görevi yapanlar duruyormuş. Bu yetmezmiş gibi kent yönetimleri de PYD ve YPG'nin elinde olup, kırsalda ise Türkiye-Rusya devriye görevi yapıyormuş. Biz dünyaya bir türlü bu örgütlerin terör örgütü olduğunu, Kürtlerle asla bir sorunumuz olmadığını, onlarla et tırnak olduğumuzu anlatamadık. İşte diplomasi özellikle bu gibi durumlarda çok önemlidir. Ülkemi yönetenler bunu kavrayamadığı için, önemli değerlerimizi “MONŞER” diyerek dışladılar. Bugün dış işleri temsilcilerimizin hangi kriterlere göre atandığı açık ve net ortada. Bir de bu yalnızlığımızda sözde yanımızda duran Rusya, hem nalına hem mıhına vurarak, işi götürüyor. Bu katillere Rusya bile terörist diyemedi.Yetmedi Putin'in Dışişleri Bakanı Lavrov ne dedi; “Kürt coğrafyası, Suriye meselesinden daha geniş mesele” dedi!! Bakan Lavrov'un satır aralarında neler demek istediğini, eminim benim gibi sizler de anlıyorsunuz anlamasına da yönetenler bu konuda ne düşünüyor bilemiyorum. Durumumuza bakar mısınız? YPG-PYD'nin sözde komutanını, tek  batı değil, Sayın Cumhurbaşkanı'nın dostu Putin'in askeri komutanları da paylaşamıyor.
Sayın Cumhurbaşkanı; ABD'nin ruh sağlığı bozuk lepiska saçlısının, hem yazdığı küstah mektup ve hem de attığı mesajlar yenilir yutulur gibi değil. Bu adam Amerikan kamuoyunda bile ciddiye alınmıyor. Peki temsilciler meclisinde alınan kararlara ne demeli? Sözüm ona Trump, Sayın Erdoğan'ı seviyor! O zaman soruyorum, senin partinin temsilcileri neden bizim lehimizde oy kullanmadı? Türkiye'yi ambargo ile yok ederim, Halkbank dosyalarını açarım demekle yetinilmiyor, bir de Türkiye Cumhurbaşkanı'nın ve ailesinin mal varlıklarını açıklarım diyor!Sen kimsin hadsiz adam, neyi açıklıyorsun? Açıklanacak ne var ki durmadan ısıtıp, ısıtıp gündeme getiriyorsun! Siyasilerimizin zaman zaman  çok kullandıkları bir söz (açıklamazsan şerefsizsin) vardır hani, hadi onu söyleyip ağzının payını verelim.

Trump'la görüşmeye lütfen gitmeyin, bunlar ne bizim dostumuz ne de müttefikimiz! Siz büyük Türkiye Cumhuriyeti'nin Başkanı'sınız. ABD ve RUSYA'nın oyununa gelmeyelim.

Değerli okurlar; şu anda dünyada bulunduğumuz durum sizler gibi, benim de içimi kanatıyor. Şu dönemde, AKP’li seçmenin büyük bir kesimi, iktidarın yönetim kadrosunun, sadece yorgunluk içinde değil, bir metal yorgunluğu olduğunda da hemfikir.

Ülkemi yönetenler; en kısa süreçte güçlü, parlamenter sisteme dönmeliyiz. İnanıyorum ki, bu sistemden Sayın Erdoğan'da mutsuz. Hatta daha da ileri gideyim, Cumhurbaşkanı'nı da parlemento seçsin. Eğer parlementer sisteme dönmezseniz, yüzde 50+1 değil, ittifakınız yüzde 40'ı bile bulamayacak. Yani işin özü şu, bu yönetim elbisesi, Türkiye'ye dar geldi!

SON SÖZ: KENDİ KAYNAKLARI DURURKEN, BAŞKA ÜLKENİN KAYNAKLARINA YÖNELEN GÜCE BİZ EMPERYALİST GÜÇ DİYORUZ. JOHN STEINBECK

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more