Sözcü Plus Giriş
RAHMİ TURAN

Sosyal bir yara!

12 Aralık 2019

Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) sorunu sosyal bir yara halini aldı!

1,5 milyon EYT'li var. Devlet “Tamam, prim gün­lerini doldurdunuz ama emekli maaşı alabilmek için yaş sınırını da doldur­malısınız” diyor.

Emeklilik için gerekli şart­larından en önemlisi “Yaş sınırı!”

Prim günlerini doldurarak emeklilik hakkı kazananlar, yaşları tutmuyorsa beklemek zorundalar.

Sigortaya başlangıç tarihine ve cinsiyete göre farklılıklar gösteren yaş sınırı, 55'ten başlayıp 65'e kadar yükseliyor.

Şirketler genç eleman aradıkları için EYT'liler iş bulamıyor, devlet de onlara emekli maaşı vermeyince aç kalma tehlikesiyle karşı karşıya kalıyorlar.

Meclis'te AKP Grubu adı­na konuşan Nurettin Canikli “EYT'liler bütçeye ağır yük olur. İlk yıl 26 milyar lira ödemek gerekir. Bu ikinci yıl, 100 milyar liraya çıkar. Böyle bir para yok” dedi.

Suriyeliler için 40 milyar dolar (232 milyar lira) öde­yen devletin kendi emeklisine para bulamaması hazindir!

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan'ın, kendisini “Halkbank'ı dolandırmaya çalışmakla” suçlaması üzerine Eski Başbakan Davutoğlu sert bir çıkış yaparak şöyle demişti:

“Madem bu ülkenin bir başbakanına ‘dolandırıcılık' iftirasında bulunulmuştur, o zaman, şu anda görev yapanlar dahil olmak üzere, yaşayan bütün cumhurbaşkanlarının, başbakanların, kamu bankalarının bağlı olduğu devlet bakanlarının ve onların birinci, ikinci derece yakınlarının tüm mal varlıklarını, siyasete girdikleri günden bugüne kadar soruşturmak üzere Meclis Araştırma Komisyonu kurulmalı ve yetimlerin hakları son kuruşuna kadar korunmalıdır.”

Davutoğlu'nun bu çağrısı muhalefet kanadından da destek gördü.

Bu noktada Tevfik Diker devreye girdi.

Tevfik Diker 19 ve 20'nci Dönem Manisa Milletvekilidir.

Parlamenterliğinin yanı sıra Yolsuzlukla Mücadele Derneği'nin de kurucu başkanı olan Tevfik Diker, Eski Başbakan Davutoğlu ile ilgili şunları anlattı:

★★★

“Davutoğlu, AKP Genel Başkanı seçildiği gün olağanüstü kongrede tarihi bir konuşma yapmış ‘Hortumcu elleri keserim' demişti.

Davutoğlu'nun TBMM'ye sunduğu Hükümet Programı'nda da “Yolsuzlukla mücadele”ye özel vurgu yaptığını gördük.

Siyasi hayatımıza yolsuzlukların her dönem Türkiye'nin gündemini işgal ettiğini görüyoruz. Bazı başbakanlar, bakanlar, komutanlar Yüce Divan'da yargılandılar.

Yolsuzlukla mücadele, ne yazık ki bazıları tarafından siyasi rakipleri tasfiye için kullanıldı.

‘Hortumcu elleri keserim' diyerek ortaya çıkan Başbakan'ın yolsuzlukla mücadelede samimi olduğunu, atacağı birkaç adımla kamuoyuna göstermeliydi…

Sayın Davutoğlu'nun ‘Yolsuzlukla mücadele' planlarını hazırlamakla görevlendirilecek bir ‘Yolsuzlukla Mücadele Yüksek İstişare Kurulu'nu Başbakanlık'ta veya AKP Genel Merkezi'nde hayata geçirmesini önerdim.

Fakat Davutoğlu'ndan hiçbir hareket gelmedi, hortumcu eller kesilmedi! Şimdi aynı Davutoğlu'nun temiz siyaset için ‘Meclis Araştırma Komisyonu' kurulmasını istemesi çelişki değil midir?

Her şeye rağmen, Halkbank'ın dolandırılması iddialarını ve diğer savları araştırmak için TBMM'de bir komisyon kurulması gerektiği görüşündeyim. Temiz siyaset için bu şarttır!”

Burhan Ayeri'ye selam

Burhan Ayeri, Babıâli'nin sayısı azalan düzgün ve dürüst yazarlarından biridir. Her gün okuduğum 4 gazeteden biri olan Yeniçağ'ın köşe yazarı Burhan Ayeri, dünkü köşesinde şunları yazdı:

“Yıllardır ‘SÖZCÜ'yü nasıl yok ederiz?' planı yapanlar bu işi bir türlü beceremediler. İlan ambargosu başta, her türlü yasak sonuç vermedi.

Son olarak ‘Saray'daki hayalet' senaryosu da tutmadı.

En yakın rakibinden iki misli daha fazla satıyorlar… Bu da halkın gücünün yansıması olsa gerek.

ÖZEL NOT:

Rahmi Turan ağabeyimin ellerinden öpüyorum. Her zaman başımın üstünde yeri var. Başarı dolu nice yıllar diliyorum.”

TEBESSÜM

Özel hayata karışılmaz!

Parklarda tasma takıp köpeklerini gezdiren insanlara özenen Temel, keçisinin boynuna tasmayı takmış, havalı bir şekilde gezdiriyormuş…

Arkadaşı Dursun, onu yolda bu halde görünce şaşırmış… Onu tepeden tırnağa kadar hayretle süzdükten sonra:

“Ula Temel, ne yapiysin?” diye sormuş.

Temel kafasını dikerek gururlanmış:

“Ula kör müsün? Cörmiymisin köpeğimi gezdiriyorum!”

“Ulan Temel, bunun boynuzları var be!”

“Valla ben onun özel hayatına karışmayrum!”

GÜNÜN SÖZÜ

Özgürlüğüne sahip bir fakirlik, zengin bir esaretten iyidir.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more