Sözcü Plus Giriş

Erdoğan: Evde kalma süresini 3 hafta ile sınırlı tutabiliriz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çankaya Köşkü’nde gerçekleştirilen "Koronavirüsle Mücadele Eşgüdüm Toplantısı" sonrası, "Haziran ayında yapılacak liselere geçiş sınavı ve üniversiteye giriş sınavının soru hazırlıkları da tatil süreleri göz önünde bulundurularak yapılacaktır. Gelişmelere göre bu sınavları da ileri bir tarihe ertelemeyi gündemimize alabiliriz" açıklamasında bulundu. Erdoğan, tedbirlerin alınması sonrası evde kalma süresinin 3 hafta olabileceğini belirtti ve "Vakit yapabileceğimiz her şeyi evden yapma vaktidir" dedi.

18:16 -

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çankaya Köşkü'nde gerçekleştirilen ‘Koronavirüsle Mücadele Eşgüdüm Toplantısı’ sonrası ‘ulusa sesleniş' mahiyetindeki basın toplantısına başladı.

Erdoğan’ın açıklamasından öne çıkanlar şöyle:

*Dünyada ağır sonuçları olan salgınlar, aynı zamanda büyük siyasi, sosyal, ekonomik dönüşümlerin de tetikleyicisi olmuştur.
Osmanlının Avrupa'yı fethi ve Rönesans başta olmak üzere, insanlık tarihine damga vuran pek çok hadisede, bu sürecin izlerini görmek mümkündür.

*Yakın zamanda da dünyamız, 2002 yılında SARS ve 2012 yılında MERS adı verilen salgın hastalıklarla mücadele etmişti.
Ayrıca dünyamız, 2009 yılındaki domuz gribi, 2014'teki Ebola salgını, 2016'taki Zika virüsü gibi tehditlerle yüzleşmişti.

*Koruyucu sağlık ve tedavi hizmetleri ile ilaç sektöründe yaşanan gelişmeler, virüs salgınlarının eskisi kadar büyük can kayıplarına yol açmasının önüne geçmektedir.

“KİTLESEL ÖLÜMLERE YOL AÇMA RİSKİ VAR”

*Nitekim, şu anda dünyada insan ölümlerine yol açan hastalıklar arasında, bu tür salgınların payı oldukça düşüktür.
Ancak, önüne geçilmediği takdirde, salgın hastalıkların kitlesel ölümlere yol açma tehlikesi hala vardır.

*Bunun için de her türlü salgın hastalığa karşı hızlı ve etkin önlemler alınması gerekiyor.  Son aylarda hep birlikte şahit olduğumuz gelişmeleri bu perspektiften değerlendiriyoruz. Yaşadığımız sürecin insanlık üzerinde ne gibi sonuçlar ortaya çıkartacağını henüz bilemiyoruz.

*Sanayileşme, ardından gelen teknoloji ve bilgi devrimleri ile şekillenen bugünkü dünyanın nasıl bir geleceğe evrileceğini kestirmek zordur. Ancak, artık hiçbir şeyin eskisi gibi gitmeyeceği, gidemeyeceği de açıkça ortadadır.

KÖKLÜ DEĞİŞİKLİKLERİN YAŞANMASI MUHTEMEL

*Küresel ekonomik, siyasi ve sosyal düzende köklü değişiklikler yaşanması muhtemel yeni bir döneme giriyoruz.
Türkiye'nin, bu fotoğraf içinde avantajlı bir yerde durduğuna inanıyorum.

*Özellikle, son 17 yılda ülkemizin temel hizmet alanlarında ve altyapısında gerçekleştirdiğimiz büyük dönüşüm sayesinde, hamdolsun Türkiye, bu sürece olabilecek en hazırlıklı şekilde yakalanmıştır.

*Ülkemizin uyguladığı dengeli politikalar, bir yandan özel sektörün üretim gücünü desteklerken, diğer yandan eğitim, sağlık, sosyal güvenlik gibi alanlardaki hizmetlerin kamu garantisiyle kesintisiz sürmesini sağlamıştır.

BATI VATANDAŞLARINI SAHİPSİZ BIRAKTI

*Batı ülkeleri ise yıllarca tüm temel kamu hizmetlerini, görünüşte özel sektöre terk ederek, ama aslında başından savarak, vatandaşını adeta sahipsiz bırakmıştır. Daha düne kadar liberalizmin en hararetli savunucusu olan kimi Avrupa ülkeleri, bugün hastaneleri ve diğer kimi temel hizmet kurumlarını devletleştirmeye başladı.

*İnsan hakları savunuculuğunu kimseye bırakmayan kimi ülkelerin de, salgını kendi haline bırakarak, “ölen ölür, kalan sağlar ile devam ederiz” anlayışıyla hareket ettiğini görüyoruz. Kriz derinleştikçe, bu tür tartışmalar da artacaktır.

*Yaşadığımız süreci, gerisindeki bu derin arka planı ve belirsiz geleceği göz önünde bulundurarak değerlendirmemiz gerekiyor.

*Bir yandan önümüzdeki sorunun çözümü için gayret edecek, diğer yandan da geleceğimizi en güçlü şekilde inşa etmenin mücadelesini vereceğiz. Bunun için, büyük ve güçlü Türkiye hedefimize, 2053 ve 2071 vizyonlarımıza olan bağlılığımızı artırarak hep birlikte daha çok çalışacağız.

*Dünyanın yöneldiği istikamette önceden mesafe kat etmiş bir ülke olarak, inşallah 21'inci asrı Türkiye'nin asrı haline getireceğiz.

ÖLEN KİŞİ SAYISI 8 BİNE YAKLAŞTI

Corona virüsünün geldiği nokta hakkında da bilgi veren Erdoğan, “Bugün itibariyle, dünyada KOVİD-19 hastalığı teşhis edilen kişi sayısı 200 bine, bu hastalıktan dolayı ölen kişi sayısı ise 8 bine yaklaşmıştır. Hastalık teşhisi konanlardan 80 bini iyileşirken, kalanlarının tedavisi sürmektedir” dedi.

ALINAN TEDBİRLERİ AÇIKLADI

Virüsü karşı alınan tedbirlere de değinen Erdoğan, şunları söyledi;

*Aldığımız her tedbir, insanlarımızın hayatını ve geleceğini korumaya yöneliktir. Bu tür hastalıklar, pek çok insanın farkında olmadan virüse maruz kalması ve yine farkında olmadan virüsü başkalarına bulaştırmasıyla yayılıyor.

*Sağlıklı insanlar hastalığı rahatça atlatırken, herhangi bir rahatsızlığı olan, bağışıklık sistemi zayıf kişiler ölümcül sonuçlarla karşı karşıya kalabiliyor.  Henüz aşısı ve kesin tedavisi olmayan bu hastalıktan en iyi korunma yolu, virüsün bulaşmasını engellemektir.

TEDBİRLER İNSAN SAĞLIĞINI KORUMA AMAÇLI

*Alınan ve tavsiye edilen tedbirlerin tamamı, hem kendimizin, hem de diğer insanların sağlığını koruma amaçlıdır.  KOVİD-19 hastalığından en iyi korunma yöntemi, herkesin kendi kendine alacağı tedbirlerdir. Hiç kimse, bencilliği veya özensizliği sebebiyle, tüm toplumun sağlığını tehlikeye atma hakkına sahip değildir.

*Toplumun tamamının sağlığı ve huzuru için bireyler olarak her birimizin fedakârlıkta bulunma sorumluluğu vardır. Dünyadaki diğer ülkeler gibi Türkiye'deki tedbirler de, salgın riski ortadan kalkana kadar geçici olarak uygulanacaktır.

“EVDE KALMA SÜRESİNİ 3 HAFTAYLA SINIRLI TUTABİLİRİZ”

*Açıklanan tedbirlere hep birlikte hassasiyetle riayet edersek, evde kalma süresini 3 haftayla sınırlı tutabiliriz. Bu süreçte en çok hassasiyet göstermemiz gereken husus, bireysel temizliğimize ve diğer insanlarla olan mesafemize dikkat etmektir.

*Bilim insanları, KOVİD-19 virüsüne karşı en etkili tedbirin temizlik olduğu konusunda hemfikirdir. Hem inancımızda, hem kültürümüzde, kalp temizliği yanında vücut temizliği, hane temizliği, çevre temizliği de çok büyük önem taşır.

*Temizliğin imandan geldiği öğüdüne uygun şekilde, günde 5 vakit elini, yüzünü, ağzını-burnunu, kollarını, başını, ayaklarını yıkayan kişi, İslami olarak da, tıbbi olarak da en ideal temizliği yapan kişidir.

*Kültürümüzde musafahalaşmak, sarılmak, küçüklerin yüzlerinden, büyüklerin ellerinden öpmek elbette önemli bir yer tutar. Zira sevgisini dokunarak göstermeyi seven bir milletiz. Ancak, yaşadığımız süreç, bir müddet buna ara vermemizi gerektiriyor.

EN BÜYÜK GÖREV MİLLETİMİZE DÜŞÜYOR

*Salgın tehlikesi tamamen ortadan kalkana kadar, sevgimizi yüreğimizle göstermekle ve dilimizle ifade etmekle yetineceğiz. Bugün bize düşen görev de, gereken her türlü tedbiri alarak, takdiri Allah'a bırakmaktır. İşte bu anlayışla, ülkemizin de maruz kaldığı bu virüs tehdidinin en kısa sürede bertaraf edilmesi için devlet olarak tüm imkânlarımızı seferber ettik.

*Bu süreçte en büyük görev, fert fert milletimize düşüyor. Milletimin her bir ferdinden ricam, KOVİD-19 tehdidi geçene kadar, mümkün olduğu kadar evlerinden çıkmamalarıdır. Kontrol altında tutamayacağımız her türlü temas, bizi virüs taşıyıcısı haline getirebilir.

*Kendimiz zarar görmesek de, taşıdığımız virüsü, Allah muhafaza, sevdiklerimize bulaştırarak, hastalanmalarına, hatta ölümlerine yol açabiliriz. Sosyal mesafeyi ne kadar korur ve sosyal hareketliliği ne kadar azaltırsak, virüsün yayılma hızını, dolayısıyla yol açtığı tehdidi o derece düşürürüz.

“YÜZLERCE KİŞİYE BULAŞTIRMA İHTİMALİ VAR”

*Toplu ulaşım araçları ve kapalı mekânlar başta olmak üzere, insanların çok yakın mesafede bulundukları, ortak kullanıma açık her yer, virüsün potansiyel yayılma alanlarıdır. Herhangi bir şekilde virüse maruz kalmış tek bir kişinin, ikazları dinlemeyip, gereksiz yere dışarıda dolaşması halinde, gün içinde yüzlerce kişiye bunu bulaştırma ihtimali vardır.

*Altını çizerek bir kez daha tekrarlıyorum: Mecburiyeti olmayan hiçbir vatandaşımız, tehdit ortadan kalkana kadar, evinden çıkmamalı, kimseyle temas etmemelidir.

*İşlerine giden vatandaşlarımız, mesai bitimiyle birlikte hemen evlerine dönmeli, kapıdan girer girmez de, kimseyle temas etmeden ilk iş sabunla ellerini, yüzünü yıkamalıdır.

EN BÜYÜK RİSK GRUBU…

*İster kamu, ister özel olsun tüm işyerlerinde de virüsün yayılma ihtimalini en aza indirecek tedbirlerin tamamı alınmalıdır.
Çocuklarımızdan, dışarıya çıkmadan evde kitap okuyarak, derslerine çalışarak vakitlerini değerlendirmelerini istiyoruz.

*En büyük risk grubunu oluşturan yaşlılarımızın, sadece evden çıkmamakla yetinmeyerek, bir süre, ailenin dışarıyla irtibatı olan diğer fertleriyle de mesafeli şekilde hayatlarını sürdürmeleri daha doğru olacaktır.

*Kimi Avrupa ülkelerinin, dezavantajlı grupları, özellikle de yaşlıları adeta gözden çıkartan anlayışlarına asla katılmıyoruz.
Tam tersine bizim kültürümüzde, yaşlılarımızı el üstünde tutmak, dünya ve ahiret saadetinin temel şartlarından biri olarak kabul edilir.

YAŞLILARA KOLONYA VE MASKE

*Bunun için yaşlılarımızı koruyacak ve kollayacağız. Bilim Kurulumuzun önerisiyle, önce İstanbul ve Ankara'da başlatılacak bir çalışmayla, 65 yaş üzerindeki tüm yaşlılarımıza koruyucu maske ve kolonya dağıtacağız.

*Yalnız yaşayan 65 yaş üzeri vatandaşlarımızın ihtiyaçlarının karşılanmasında, devlet kadar, yakınlarına ve komşularına da görev düşüyor.  Bu insanlarımıza hep birlikte yardımcı olarak, süreci suhuletle geçirmelerini temin etmeliyiz.

*Kamu bankalarımız 76 yaş üzeri emeklilerimizin maaş ödemelerini, istelerse evlerinde yapacaklar. Huzurevlerimizdeki doktor sayısını da artırarak, yaşlılarımızın sağlığını daha yakından takip edeceğiz. Bir diğer önemli konu, sağlık sistemimizi güçlü bir şekilde ayakta tutmaktır.

ALO 184’Ü ARAYIN

*Bunun için, sağlık kuruluşlarımızın üzerine binecek yükü hafifletmemiz gerekiyor. Vatandaşlarımızdan, hayati olmayan sağlık sorunlarına, mümkün olduğu kadar aile hekimleri vasıtasıyla çözüm aramalarını özellikle rica ediyorum.

*Unutmayınız, salgın hastalık durumlarında hastaneler, aynı zamanda virüs bulaşma ihtimali en yüksek yerler haline gelmektedir.  Yüksek ateş, kuvvetli öksürük ve nefes darlığı gibi hastalık belirtileri ortaya çıkan vatandaşlarımız ise, paniğe kapılmadan, öncelikle Sağlık Bakanlığımızın ALO 184 hattını aramalıdır.

*Buradan yapılacak yönlendirmeye göre hareket edilmesi halinde, sağlık kurumlarımızdan en yüksek verimle istifade edebiliriz.

*Bu vesileyle takdire şayan bir fedakarlıkla ve sabırla görev yapan tüm sağlık personelimize şükranlarımı sunuyorum.
Yaşadığımız bu kritik süreçte, gıda, temizlik, su, iletişim ve diğer temel ihtiyaçların kesintisiz devam ettirilebilmesi için üretimden lojistiğe kadar her türlü tedbiri aldık, alıyoruz.

TOPLANTIDA ÖNLEMLER

Erdoğan'ın açıklama yaptığı salonda koltuklara “Lütfen sağlığınız için bu koltuğu boş bırakınız, mesafenizi koruyunuz” yazıları asılarak oturma düzeninde birer koltuk boş bırakıldı.

Yaklaşık 40 basın mensubunun izleyeceği toplantı öncesi gazeteciler de kendilerince önlemler aldı.

TOPLANTI ÖNCESİ EKONOMİ MESAJI

Erdoğan toplantı öncesi “Bugüne kadar hastalığın kontrol altında tutulmasıyla ilgili sağlık önlemleri ve diğer tedbirleri peyderpey hayata geçirdik ve geçirmeye devam ediyoruz. Gönüllü veya zorunlu karantina uygulamaları sebebiyle günlük hayatı adeta durma noktasına getiren böyle bir sürecin pek çok boyutu yanında ciddi ekonomik sonuçları da ortaya çıkacaktır” ifadelerini kullanmıştı.

İLGİLİ HABERKritik corona virüsü toplantısı öncesi Erdoğan'dan önemli açıklamalarKritik corona virüsü toplantısı öncesi Erdoğan'dan önemli açıklamalar
Son güncelleme: 11:43 20.03.2020
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more