Sözcü Plus Giriş
ÇİĞDEM TOKER

Başbuğ CMK’yı 10 yıl önce işaret etti

10 Şubat 2020

26. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un, TBMM'den 11 yıl önce “sessizce geçirilen bir madde”ye dair sözlerinin başlattığı tartışma sürüyor.
Kısaca hatırlayalım: Haber Global Tv yayınına katılan Başbuğ, Ceza Muhakemesi Kanunu'nda (CMK) askeri şahısların; askeri mahallerde işlediği suçlarda dahi özel yetkili mahkemelerde yargılanmasını öngören bu değişiklik için “Bu kanun teklifini kim hazırladı tamamen FETÖ ile ilgili, bu araştırılsın” demişti.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbuğ'un TBMM'ye hakaret ettiğini söyleyip, 2009 Haziran'ında değişiklik teklifini getiren milletvekillerini suç duyurusunda bulunmaya davet etti. AKP'li altı vekil bu daveti emir telakki etti.

Bugün mesleki arşivimden bir belge paylaşacağım. Daha doğrusu, emekli “Orgeneral İlker Başbuğ'un Genelkurmay Başkanlığı Devir-Teslim Töreni Konuşması”ndan bir alıntı.

Gazetecilikte sık yer değiştirmeler, düzenli arşiv tutup korumayı zorlaştırır. Ama Akşam Gazetesi'ndeyken (iktidar medyası olmadan çok önce) izlediğim bu törende dağıtılan 27 sayfalık kitapçığı saklamıştım.)

ÖZEL YETKİLİ MAHKEME VURGUSU

Tören tarihi 27 Ağustos 2010. 12 Eylül Anayasa değişiklik referandumuna 18 gün kalmış. “Evet” denirse memleketin mutlu mesut bir demokratik hukuk devletine (!) dönüşeceğine dair propaganda alıp başını yürümüş.

Başbuğ'un 10 yıl önce, dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Başbakan Erdoğan'ın da hazır bulunduğu törendeki konuşmasından şu bölüm, ta 10 yıl önce bugünkü kavgaya konu düzenleme hakkındaki görüşünü yansıtıyor. Özellikle de adıyla andığı CMK madde 250'ye dair cümlesi:

“Yargı alanında son zamanlarda yaşanılan bazı olayların zihinlerimizdeki ‘hukuk olgusunu' bulanıklaştırmaya başladığını da görmeliyiz. Buna müsaade edilmemelidir. Soruşturmaların gizliliği, masumiyet karinesine ve adil yargılama hakkına azami özen gösterilmesi, uzun tutuklama halinin adeta cezaya dönüştürülmemesi, soruşturmalarda ve iddianamelerde gizli tanıkların büyük rol oynaması konuları üzerinde yetkili makamların özenle duracağına inanıyorum. Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 250. Maddesi gereğince kurulan özel yetkili mahkemelerin yetki ve sorumluluklarının acilen ele alınmasının gerekliliğine inanmaktayım.”

İlker Başbuğ

Bugün yerinde yeller esen “liyakate dayalı yükselme” vurgusuyla başlayan bu konuşmada; terörle mücadele analizlerinden, medyanın kendilerine yönelik psikolojik harekatı ve “asker”in demokrasi anlayışına kadar pek çok başlık var.

Başbuğ'un yukarıda aktardığım mesajları, bugün bakıldığında dolaylı görünebilir. Ama neyi kastettiği o zaman da anlaşılıyordu. Kaldı ki bu eleştirilerin, sonraları FETÖ'ye dönüşecek dönemin “Cemaat”ine, iktidarın toz kondurmadığı bir dönemde dile getirilmiş oluşu farklı bir önem taşıyor.

İki pistli Sabiha Gökçen 2021'de

Sabiha Gökçen Havalimanı'nda üç canı hayattan koparan uçak kazasının ardından ikinci pist tartışılıyor. Yeni bilgilere geçmeden: Son yazımda ikinci pist için, 2014'te ve 2016'da yapılmış iki ihaleyi ayrıntılı işleyerek DHMİ'ye soru yönelttik. Aynı gün sozcu.com.tr de yayımlanan Emre Deveci ve Can Mumay imzalı haberde, ikinci pist müteahhidi Makyol İnşaat'ın, AKA İnşaat ile taşeron sözleşmesi yaptığı, şirketin Makyol'un yanı sıra Cengiz ile Kalyon'dan oluştuğu bilgileri yer aldı.

14 ay taahhüdü verilmesine karşın 43 aydır bitmeyen Sabiha Gökçen'deki ikinci piste dair yeni gelişmeler şöyle:

Sabiha Gökçen'in iki pistle aynı anda çalışması 2021'den önce gerçekleşemeyecek. Meğerse, DHMİ'nin 26 Aralık 2019 tarihli yazısıyla Makyol, sözleşmesini “KMC Sabiha Gökçen Adi Ortaklığı”na devretmiş. Ne kadar ilginçtir ki (!) KMC de tıpkı taşeron AKA İnşaat gibi Kalyon, Makyol ve Cengiz'den oluşuyor.

Ulaştırma Bakan Yardımcısı ile DHMİ Genel Müdürü'ne bir sunum yapılmış. Buna göre 2. Pist imalatı Kasım 2020'de tamamlanıp operasyona açılacakmış. 2. Pistin açılması, 1. Pistin bakıma alınması demek. Onun da 3-4 ay süreceği tahmin ediliyormuş. Mart 2021'de bütün imalatların bitirilerek iki pistli operasyona geçileceği taahhüdü verilmiş.

İNANDIRICI MI?

Pistin bitmesindeki gecikmeye gerekçe olarak, BOTAŞ'ın boru hattının yerinin değiştirilmesi ve E-5 bağlantı yolundaki tüneldeki hasar gösterilmiş.

Size ne kadar inandırıcı geldi bilmiyorum ama (başlangıç tarihi 2014 olarak alınırsa) sadece bir pistin 7 yılda hizmete açılmasının nedenleri bunlarla sınırla olamaz.

Rakip konumdaki Cengiz ile Kalyon'u, Sabiha Gökçen pistine dahil eden gerekçeler her ne ise bu pistteki gecikmeleri de orada aramak daha mantıklı görünüyor.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more