Sözcü Plus Giriş
DENİZ ZEYREK

Darbeleri bitirecekti 15 Temmuz’un yolunu açtı

8 Şubat 2020

Türkiye Cumhuriyeti'nin 26. Genelkurmay Başkanı (E) Orgeneral İlker Başbuğ ilginç bir tartışmaya önayak oldu.

Başbuğ'a göre, 2009 yılında Ceza Muhakemesi Kanunu'nda gece yarısı değişiklik yapıp TSK mensuplarının sivil mahkemelerde yargılanmasını sağlayanlar, FETÖ'nün ekmeğine yağ sürmüştü.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın Başbuğ'a tepkisi ağır oldu. “Boru göstermeye benzemez” diyen Erdoğan, TBMM üyelerine de TBMM'nin onurunu hedef aldığı gerekçesiyle Başbuğ'a dava açmaları talimatı verdi.

★★★

Erdoğan'a bu talimatından dolayı teşekkür etmek gerekiyor. Hem millet olarak bir süredir varlığını unuttuğumuz TBMM'nin önemini yeniden anımsattığı için, hem de Türkiye'nin yakın geçmişiyle yargı üzerinden yüzleşebilmesini sağlayacak bir fırsatın kapılarını araladığı için.

Şundan emin olabilirsiniz: AK Partililerin Başbuğ'a açacağı davalarda balık hafızamızla unuttuğumuz o “dün gibi”  günleri yeniden anımsayacağız.

İsterseniz ilk adımı son tartışmanın ilk kaynağına, 11 yıl öncesine atarak yapabiliriz:

4 Aralık 2008: Bakanlar Kurulu, Adalet Bakanlığı'nın hazırladığı 11 maddelik “TCK ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nı kabul etti.

7 Ocak 2009: Tasarı Başbakan imzası ile TBMM Başkanlığı'na sunuldu.

15 Ocak 2009: Tasarı Esas Komisyon olan Adalet Komisyonu'na geldi.

16 Nisan 2009: Tasarı TBMM Başkanlık Divanı'na geldi.

25 Nisan 2009: Dönemin Genelkurmay Başkanı Başbuğ ikinci iletişim toplantısında mevcut soruşturmalarla ve yapılmak istenen düzenlemelerle ilgili itirazlarını tek tek sıraladı.

26 Haziran 2009: AK Partililerin gece yarısından sonra verdiği sürpriz bir önerge ile askerlerin sivil mahkemelerde yargılanmasının önü açıldı. Tasarı kabul edildi. CMK'nın 250. Maddesi'nin üçüncü fıkrasının son cümlesi şöyleydi: “Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay'ın yargılayacağı kişilere ilişkin hükümler ile savaş ve sıkıyönetim hâli dahil askerî mahkemelerin görevlerine ilişkin hükümler saklıdır.” Burada “hali dahil” ifadesi “halinde” sözcüğü ile değiştirilerek askerlerin savaş hali ve sıkıyönetim dışında sivil mahkemelerde yargılanmasının önü açıldı.

8 Temmuz 2009: 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül yasayı onaylarken hükümete şu çağrıyı yaptı: “Bu düzenlemenin uygulanmasında, askerlik hizmeti bakımından disipline ve hukuki güvencelere ilişkin olarak ortaya çıkması muhtemel tereddütleri giderecek yasal düzenlemelerin de yapılmasında fayda görülmektedir. Gerekli yasal düzenlemenin ivedilikle yapılması uygun olacaktır.”

9 Temmuz 2009: Yasa Resmi Gazete'de yayınlandı. Dönemin Devlet bakanlarından Cemil Çiçek, Gül'ün istediği düzenlemelerin ivedilikle yapılacağını söyledi. Ancak bir sonraki oturumda TBMM aç-kapa yapıp tatile girdi.

1 Ekim 2009: TBMM açıldı ve 25 Aralık 2009'a dek çalıştı. Gül'ün istediği “ivedi” değişiklikler yapılmadı.

25 Aralık 2009: TBMM 11 günlük yılbaşı tatiline girdi. Aynı gün “kozmik oda araması” başladı. Devletin sır odasına girilirken TBMM tatile giriyordu.

★★★

Yasanın yürürlüğe girdiği günden itibaren çoğu general ve kurmay subay olmak üzere yüzlerce muvazzaf asker FETÖ'cü savcı ve hakimlerce adli soruşturmalara tabi tutuldu (Başbuğ da “silahlı terör örgütü kurup yönetmek” suçlamasıyla 2 yıl 2 ay cezaevinde kaldı). Hükümet o soruşturmalara “savcısıyım” diyecek kadar büyük destek vermişti.

Sivil mahkemelerde haklarında soruşturma başlatılan subaylar terfi ve atamalarda kapsam dışı bırakıldığından, YAŞ toplantılarında TSK'nın bütün yönetim silsilesi değişti. AK Partililerin “bir daha asla darbe olmasın” diye yapıldığını iddia ettiği o değişiklik sayesinde önleri açılan ve kritik noktalara gelenler ise 15 Temmuz'da hain darbe girişiminin ön saflarındaydı.

İki önemli dip not:

– Erdoğan ilgili düzenlemenin bütün partilerin desteği ile geçtiğini söylemişti. Oysa gece yarısı sürprizi AK Parti'den gelmişti ve CHP Anayasa Mahkemesi'ne iptal başvurusu yapmıştı.

– Erdoğan'ın “boru göstermeye benzemez” sözleri, Başbuğ'un, Poyrazköy'de bulunan kullanılmış lav silahlarına “boru” dediği iddiasına dayanıyor. Oysa Başbuğ “alüminyum parça” demiş, kumpas davalarının FETÖ'cü savcısı Cihan Kansız, Başbuğ'un “boru” dediğini iddia etmişti.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more