Sözcü Plus Giriş
NEDİM TÜRKMEN

Gurbetçiler için kötü günler yaklaşıyor mu?

29 Kasım 2020

Otomatik bilgi değişimi sistemi – 4

Her şeyden önce, Türk vatandaşlarının bulundukları ülkelerdeki vergi kanunlarına uyum sağlamaları halinde, otomatik bilgi değişimi uygulamasından olumsuz etkilenmeyecekleri aşikardır.

GURBETÇİLER, TÜRKİYE İÇİN DAR MÜKELLEFTİR…

Türkiye Cumhuriyeti tabiyetinde olduğu halde, dünyanın çeşitli yerlerinde çalışan ve yaşayan 6 milyonun üzerinde vatandaşımız vardır. Bu vatandaşlarımızın vergi uygulamasında tam mükellef mi yoksa dar mükellef mi olduğu sorusunun yanıtını Maliye Bakanlığı 1998 yılında yayımladığı 210 seri No'lu Gelir Vergisi Tebliği ile vermiştir.

“Yurtdışında oturma veya çalışma izni bulunan vatandaşlarımızın büyük çoğunluğu ailelerini de yanlarına alarak, uzun bir süreden beri bulundukları yabancı ülkelerde yaşamaktadırlar. Dolayısıyla bu vatandaşlarımızın kişisel ve ekonomik ilişkileri Türkiye'den ziyade bulundukları ülkelerde yoğunlaşmıştır.

Öyle ki bunların önemli bir kısmı bulundukları ülkenin vatandaşlığına geçmiştir. Bu durumda, gelir vergisi uygulaması açısından, yurt dışında oturma veya çalışma izni bulunan vatandaşlarımızın ikametgâhlarının bulundukları ülkede olduğunu kabul etmek gerekmektedir.

Öte yandan, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın bulundukları ülkelerin çok büyük bir kısmıyla yapılan çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları yürürlüktedir. Yabancı ülkelerde yaşayan Türk vatandaşları bu anlaşmalar uyarınca, daimî meskene sahip bulunduğu ülkenin, gerek Türkiye'de gerekse yabancı ülkede daimi meskenin bulunması halinde ise kişisel ve ekonomik ilişkilerinin bağlı bulunduğu ülkenin mukimi sayılmaktadırlar. Yabancı ülkelere yaşayan Türk vatandaşlarının kişisel ve ekonomik ilişkilerinin yoğunlaştığı yer, bulundukları yabancı ülkeler olduğundan, bu ülkeler anlaşmaların uygulanması bakımından mukim ülke olarak vergileme hakkına sahip olmakla, Türkiye ise ancak kaynak ülke olarak vergileme hakkını sürdürebilmektedir.

Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, Gelir Vergisi Kanunu'nun 3'üncü maddesinin 2 numaralı bendinde belirtilenler hariç olmak üzere, çalışma veya oturma izni alarak altı aydan daha fazla bir süredir yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının Türkiye'de elde ettikleri kazanç ve iratları bakımından dar mükellefiyet esasında vergilendirilmeleri gerekmektedir. Bu vatandaşlarımızdan kesin dönüş yaparak Türkiye'ye yerleşenler ile bir takvim yılı içinde altı aydan daha fazla süreyle Türkiye'de oturanlar ise tam mükellefiyet esasında vergilendirileceklerdir.

Buna göre, Gelir Vergisi Kanunu'nun 86'ncı maddesinin 2 numaralı bendi uyarınca, dar mükellefiyet esasında vergilendirilecek söz konusu vatandaşlarımızın Türkiye'de elde ettiği gelirin sadece:

 Tamamı tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretler, serbest meslek kazançları, menkul ve gayrimenkul sermaye iratları ile kurumlardan elde edilen kâr paylarından;

 Değer artış kazançları veya arızi kazançlardan;

 Yukarıda sayılan kazanç ve iratların birkaçı veya tamamından; ibaret olması halinde, gelir toplanmayacak ve beyanname verilmeyecektir.”

TAM MÜKELLEF TÜRKLER VARLIK BARIŞI İLE KURTULABİLİR…

Türkiye'de yaşayan ama yurtdışı bankalarda hesapları olan kişilerin, bu hesaplarının Türkiye ile paylaşılması durumunda; vergi incelemesine alınmasını engelleyecek çözüm, 7256 sayılı Kanun ile getirilen Varlık Barışı hükümlerinden faydalanmaktır. Bu kişiler varlık barışı kapsamında yurtdışındaki varlıklarını bildirmeleri ve bu paraları 3 ay içinde Türkiye'ye getirmeleri koşuluyla; ceplerinden tek kuruş çıkmadan, yapacakları bildirimler ile sınırlı olarak vergi incelemesi ve tarhiyat riskinden kurtulacaklardır.

Bu konuda 15 Kasım 2020 tarihinde köşemde yayımlanan “Yurtdışındaki Parasını Bildirmeyenlerin İmdadına Varlık Barışı Yetişti” başlıklı yazımı okumanızı tavsiye ederim.