Sözcü Plus Giriş
SONER YALÇIN

Hangi devlet

5 Haziran 2020

Düşünürler asırlardır “devlet nedir?” sorusunun cevabını aradı.

Platon, Aristoteles, Cicero, Augustinus, Aquino'lu Thomas, Machiavelli, Jean Bodin, Montesquieu, J. J. Rousseau, Hegel, Marks ayrı ayrı devlet
tanımı yaptı…
Thomas Hobbes'e göre, devlet olmadığında insanlar birbirlerini istismar edebilirdi, sömürürdü, köleleştirirdi…

Hobbes, – “Parlamenterler” ve “Kraliyet” yanlıları arasında yaşanan İngiliz İç Savaşı sonunda- 1651'de yazdığı “Leviathan” eserinde şunun altını çizdi:

-“ Önceleri biz insanların, hak ve özgürlüklerini korumak için oluşturulan devlet, zamanla büyüdü. Bireyi korumak için oluşturulmuş olan devlet, birey üzerinde tiranlık kurmaya başladı. Güya ‘iyiliksever devleti' temsil eden krallar, imparatorlar, sultanların baskı ve zulmü altında insanlar ezildi. Yaşama hakkı, mülkiyet hakkı, kişisel özgürlükleri hiçe sayıldı. Asırlar ‘despot devletin' izlerini taşıdı… Sonuçta ekonomide sorunlar ortaya çıkmaya başladı. İsraf ve savurganlıklar çoğaldı. Devlet, asıl varlık nedenini unuttu. Ve devlet, sosyal faydasından çok sosyal maliyeti olan bir kurum olmaya başladı…”

İngiliz monarşisinin, “Leviathan” adlı kitabını inceleme kararı alması üzerine Hobbes tehlikeli bulduğu yazılarını yaktı!

Hobbes'i anımsatmamın nedenini var:

GÜÇ SİZİ HAKLI YAPMAZ

MIT üniversitesinden Profesör Daron Acemoğlu

Chicago üniversitesinden Profesör James A. Robinson

“Ulusların Düşüşü” kitabını 2013'de yazdı. Yazarlar, “bazı ülkeler zenginken bazıları neden yoksul” sorunun yanıtı için okuyusunu tarihsel yolculuğa çıkardı. (Daron Acemoğlu, A. Gül'ün elinden aynı yıl Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'ne layık görüldü.)

Acemoğlu ve Robinson 2019'da devletler, toplumlar ve özgürlüğün geleceğini ele aldıkları “Dar Koridor” kitabını yayınladı.

“Devlet” konusunda Hobbes ile farklılıklarını yazdılar:

-“Öncelikle devletsiz topluluklar da, şiddeti denetim altına almak ve ihtilafları sınırlamakta yetkin olabilirler. Fakat bu durum özgürlüğe pek katkı sağlamaz. Hobbes'in bir diğer sorunu devletlerin getireceği özgürlük konusunda fazlasıyla iyimser olmasıdır… Güç sizi haklı yapmaz ve güç kesinlikle özgürlüğü getirmez.”

Acemoğlu ve Robinson, “Despotik Leviathan” tanımı üzerinde sıklıkla durdu. Despotik yönetim biçiminin belirleyici niteliği, yurttaşlarını salt baskı altında tutması değildi; halka devlet gücünün nasıl kullanılması gerektiğine dair söz hakkı vermemesi idi. Topluma hesap verir olmaktan çıkmasıydı…

Despotik devletin yüzü korkunçtu: “Yurttaşlarını susturur, onların isteklerine kulak asmaz, onları boyunduruk altına alır, hapseder, sakatlar ve öldürür. Hatta emeklerinin meyvelerini çalar veya başkasının çalmasına destek olur…”

Despotik devletin, saygı dayatmasının sebebi korku yaratmak istemesiydi.

FIRSATI KAÇIRDI

“Dar Koridor” adı nereden geliyor?

“Koridor” özgürlük kazanımın bir süreç olmasıydı….

“Dar” olmasının sebebi başarının hiç kolay olmadığıydı.

“Dar Koridor”dan Türkiye geçebildi mi?

-“İktisadi kazanımlardan istifade edemeyen, gücün seçkinlerde olduğu hisseden ve kurumlara güveninin yitiren bir toplum. Farklı partiler arasında mücadelenin giderek kutuplaşması ve sıfır toplamlı hale dönüşmesi. Kurumların ihtilafları çözmede ve aracılık etmekte yetersiz kalması… Kurumları daha da istikrarsızlaştıran ve onlara duyulan güvenin içini daha da boşaltan bir ekonomik kriz. Seçkinlere karşı halkı savunduğunu iddia eden tek adam…”

Yazarlar, bu tanıma uyan lider örnekleri arasına Erdoğan, Trump, Victor Orban, Marine Le Pen gibi isimleri koydu.

Yazarlara göre, Türkiye 2000'lerin başında “dar koridora” girmek için önemli fırsat yakaladı. Ancak…

-“Türkiye despotik devlet kontrolünün bir safhasından diğerine geçti. 2007'den sonra AKP duruşunu sertleştirdi ve ülkedeki farklı güç odaklarının tümünün denetimini ele geçirmeye yöneldi… 2011 yılına gelindiğinde Türkiye gazetecileri hapseden ülkeler listesinde zirvedeydi. Türkiye halen en fazla gazetecinin hapiste olduğu ülke sıralamasında birinci… Türkiye koridora girme fırsatını kaçırdı…”

Peki…

Özgürlüğün ve demokrasinin akıbeti ülkemizde ne olacak?

Önümüzdeki dönemde ekonomik krizi daha da yakından hissedecek Türkiye'yi zor günler bekliyor. Devlet anlayışında otoriterleşme daha mı artacak? Yoksa kriz özgürlükler ile mi aşılacak?

Niyet edelim ikincisi olsun…

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more