İnanç düşmanı sömürü

Tanrı'nın varlığına ve ‘bir'liğine ilişkin dinsel bir akım olan “tasavvuf” konusunda inanç, görüş ve yöntem ayrılıkları olan yönelişlere “tarikat” denilmektedir. Anadolu'da yaygın olduğu söylenen değişik adlardaki tarikatların inanç bağlamındaki dayanışmasının devlet yönetimine bile etkili olduğu, kimi üst yöneticilerin tarikat lideri ya da etkin temsilcisi olduğu söylentileri yaygındır. Özellikle genel seçimlerde din bağının yadsınmaz etkisi nedeniyle demokrasinin inançların gölgesinde olduğu savı olumsuz bir yaşam gerçeğidir.

İnancı Tanrı bağı olmaktan çıkarıp siyaset, ticaret, eğitim vd. alanlarda yarar ve çıkar için kullanmak, bir sömürü türü olarak en sakıncalı tutumlardan biridir. Ne var ki insanların inanç alanı, kutsal olduğu kadar etkiye, baskıya, siyasette kullanmaya elverişli bağlar içindedir. Ülkemizde yansımalarının olumsuz sonuçlarına tanık olup sonuçlarını kimi zaman acıyla yaşadığımız bu durum gerçekte demokrasinin tam karşıtı bir akımdır. İlkellik belirtisi olan kötüye kullanma, sömürü, toplumsal karanlığın en belirgin alanıdır.

Adlarını yazmanın sayfanın büyük bölümünü tutacağı tarikatlar inanca, dine saygıdan çok “bağlılık ve dayanışma” adı altında çıkar ve birliktelik ilişkisidir. Siyasal alana yansıyan kimi etkileriyle belirgin olan durum, kanımızca tam bir inanç sömürüsüdür. Demokrasinin karşıtı yapılanmaların çoğunun temelinde, kaynağında inanç birliği yer almaktadır. Gerçekte inanca saygının içtenlikli olması başka alanların dışında, hatta üstünde kalmasıyla sağlanır.

İnanç alanındaki sömürülerin en sakıncalı durumlardan biri olduğu tartışılmaz bir gerçektir. Ne var ki siyasette “ustalık” olarak etkinliğini ve geçerliğini korumaktadır. Kazanmak için her yolu ve her yöntemi geçerli sayan ilkel anlayış sahiplerinin ülkeye ve ulusa kötülüklerinin kaynağı bu anlayıştır. Tarikat, inanç temizliğinin karşıtıdır. “İnanç dayanışması ve birliği” adı altında kimi aykırılıkların kaynağıdır. İnanç aydınlığı bu yolla karartılmakta, dışında kalması gereken alanların içine çekilerek yararları sakıncalara dönüştürülmektedir. Oysa en yararlı bağ, güveni, dayanışmayı, katkı ve desteği içeren insanlık, dostluk, arkadaşlık, meslektaşlık, hemşerilik ve akraba bağıdır.

Siyasal bağın gerçekle ilgisi tartışılır. Son günlerde Bay RTE ile Bayan ÇİLLER'in birliktelikleri ve Bn. Çiller'in siyasal alanla ilgili sözleri, dayanışmalarının nedenini aynı yolun, aynı yöntemin, aynı düşünce ve tutumun sahipleri olarak ortaya koymaktadır. Zaman her şeyi açığa çıkaracaktır. Kimler neler yaptı, neler söyledi, nelerle ve nasıl anılacaklar daha iyi saptanacaktır.

TEŞEKKÜR

Ufuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyelerinden Doç. Dr. Seydi KAYMAZ'a göndermek inceliğinde bulunduğu “Ceza Muhakemesi Hukukunda DEVLET SIRRI” ve “Ceza Muhakemesi'nde İSTİNAF” adlı kitabı için teşekkür ediyor, kendisini ve yayıncısı SEÇKİN Yayınları'nı kutluyorum.

İstanbul Sarıyer'in önceki Belediye Başkanlarından Dr. Mehmet İhsan YALÇIN“ATATÜRK Yolunda Üniversite Mezunu 6 Kardeş” adlı kitabı için kutlayarak teşekkür ediyorum.