Alican Özcan
Alican Özcan

Fenerbahçe’de büyü bozuldu ama o eşik geçilmedi!

Erol Bulut’un ayrılmasından sonra Emre Belözoğlu’nun bir anda sihirli değnekle takımı ve oyunu değiştireceğini düşünmek abesle iştigal. Milli takımdaki oyuncular, sakat ve coronaya yakalanan isimerin fazlalığı, doğal olarak bir handikaptı Emre Belözoğlu için. Ve ilk maçından Emre Belözoğlu analizi kasmanın çok da manası yok.

Dolayısıyla bu maçtan çıkacak her sonuç benim nezdimde Emre hocaya değil, doğrudan futbolculara yazacaktı. Bu maçta Emre Belözoğlu’nu değerlendirebileceğimiz konular, sahaya sürdüğü ilk 11, yapılan değişiklikler ve oyuncuların mental olarak iyi hazırlanıp hazırlanmadığı olabilir. Ancak ilk yarıdaki kötü futboldan sonra, Emre Belözoğlu linçlemesi başlamıştı bile! İlk maçta, ilk 45 dakikada!

Osayi Samuel’i yedeğe çekip Sinan Gümüş’ü sağ kanada Valencia’yı sol kanata atan Emre Belözoğlu, Ozan ve Pelkas üzerinden hücum organize etmeye çalıştı. Sinan Gümüş’ün kötü tercihleri ve göze batan maç eksiği nedeniyle bu planın ilk yarıda işlediğini söyleyemeyiz. Zaman zaman bireysel yetenekleriyle Valencia takımı öne taşımaya çalışsa da, Samatta’nın hayalet gibi oynadığı ilk yarıda isabetli şut çekmek mümkün olmadı.

Oyun düzeni olarak çok fazla değişiklik olmaması anlaşılabilir. Ancak oyun iştahının arttığını görememek kabul edilemezdi. Nitekim soyunma odasına gerekli uyarılar yapılmış olacak ki, ikinci yarıya oyuncu değiştirmeden başlansa da, isteklilik konusunda ilk yarıya göre büyük farklılık vardı. Özellikle sağ kanattan yapılan bindirmeler ve takımın biraz hareketlenmesiyle daha aktif bir Fenerbahçe izledik. Gol de bu baskı sonucunda geldi. Sonrasında geri çekilmek yerine baskıyı ve farkı artırmak isteyen bir Fenerbahçe görmek de umut verici.

EMRE BELÖZOĞLU DEĞİL, FUTBOLCULAR!

Samatta’nın büyüyü bozan golü sonrası herkesin Emre Belözoğlu’na koşması güzel bir mesaj. Ancak Fenerbahçe futbolcuları, artık bu mesajı sahadaki futboluyla vermeli. Çünkü herkes Denizlispor değil!  ‘İlk yarıdaki pozisyonlar gol olsaydı, ne olacaktı?’ diye düşünmek gerek. Ve bu durumda, yaklaşık 1,5 aylık süreçte en kritik rol Emre Belözoğlu’nun değil, sahada mücadele verecek futbolcuların.

Karagümrük maçından beri bir kazanıp, bir puan kaybeden Fenerbahçe, her hafta şampiyonluk potasına girip, aynı hızda potadan çıkıyor. Fenerbahçe bu galibiyetle sevinmeli ama herhangi bir eşiğin geçildiğini düşünmek hata. Bu psikolojik eşiğin geçilmesi için en azından bir galibiyet serisi yakalanmalı ki, rakipler de Fenerbahçe’nin gerçekten yarışı bırakmadığını hissetmeli. O yüzden futbolcular haftalardır yaptıkları hatayı tekrarlamamalı, bir galibiyetle vidaları gevşetmeden tam konsantrasyon saha içine odaklanmalı.