Siyasal kimlik

-Kimlik varlığın, kişiliğin belgesidir.-

Anayasa bir devletin kimlik belgesi (nüfus cüzdanı) dır. Ulus ve ülke tümlüğünü (bütünlüğünü) nün hukuk yapısı olarak varlığını ve geçerliğini kanıtlar. Hepimizi içinde barındıran bu yapı, hepimizin uğrunda seve seve can vereceği en büyük değerimiz, yuvamız, beşiğimizdir, yatacağımız vatan (yurt) kucağıdır. “Ulusal yaşam andı” alarak da tanımlanan Anayasa, hepimizin varlık belgesi, hukuk gökkubbesi olduğu gibi sonsuza yolculuğumuzun hukuk ışığıdır.

Daha doyurucu, daha etkin, her yönden daha gönendirici bir Anayasa olması hepimizin başlıca istemi ve özlemi olmakla birlikte bu durum gerçekleşinceye kadar ona uymak, onun geçerlik ve etkinliğini korumak hepimizin başlıca yurttaşlık görevidir. Bu onurlu görev özellikle siyasal partilerimizle devlet yöneticilerinin başlıca sorumluluğudur.

Anayasa, bağlılıkta ve uyumda özen çağdaşlık ölçütüdür. Anayasa'yı gözardı etmek, uygulamasında ödünlerle, çelişkiler ve aykırılıklarla, hukuka ters düşmek, aynı zamanda ulus istencine karşı çıkmaktır, belirgin bir saygısızlıktır. Yönetimlerin zaman zaman işlerine uygun gelmediği için aykırı tutum ve davranışlara girişmesi demokrasi ayıbı olarak nitelenmekten öte açık hukuksuzluk, geçersizliktir.

Günümüzde bunun bir örneği çok belirgin biçimde cumhurbaşkanlığı andındaki (Anayasa mad.103) görevi TARAFSIZLIKLA yerine getirmek için ulus ve tarih huzurunda NAMUS ve ŞEREF üzerine içilen anda karşın bir siyasal parti genel başkanlığının üstlenilmesindeki çelişkidir. Anayasa'ya açıkça aykırı durumun hiçbir tür savunmasının geçerli yanı yoktur. Parti üyeliği olanaksızken üstelik genel başkanlığın üstlenilmesi çok belirgin bir geçersizliği ortaya koymaktadır. Bu kadar somut, bu kadar açık aykırılık Anayasa'ya saygıyla bağdaşamaz.

Ne var ki siyasal iktidarın sırtını dayadığı yasama organı çoğunluğu kendilerinde olduğu için bu aykırılığı içine sindiriyorsa da muhalefetin bu konudaki sesi cılız çıkmaktadır. Durum Anayasayla bağdaşmadığı gibi olumsuz bir örnektir. Ulusal birlik ve ulusal dayanışma yönünden tarafsızlığı büyük anlam ve değer taşıyan cumhurbaşkanlığının bir parti üyeliğiyle uyumu tartışmalı olmaktan öte yadırganan bir ilişkidir. Demokratik yapılarda kimse için görevi gereği dışında özel bölüm yoktur. Cumhurbaşkanlığı andındaki TARAFSIZLIK sözde değil, görevdeki duruşun kaynağı temeli ve geçerlik öğesidir. Anayasa kimsenin isteğine, işine geldiğine göre değil, amacına göre yorumlanıp uygulanır. “Keyfilik” hukukdışı bir tutumdur, hukuksuzluktur. Kişisel yönetim, tümüyle totaliter (baskıcı) bir yönetimdir. Çağ dışıdır. Özenenler, kişisel gücünü ve etkisini geçerli kılmak isteyenler, kural tanımayanlar olsa bile uygulama alanı giderek daralan, azalan, geri kalmış ülkeler dışında görülen bir düzen değildir. Demokrasi, çoğulcu, hukuksal, çağdaş bir düzendir. Kişisel tutkulara, partizan amaçlara ve uygulamalara olanak vermez, keyfilik ve hukuksuzluğu asla geçerli kılmaz.

Anayasalar iktidarların yaz-boz tahtası değil, demokrasinin ve hukuksallığın onur ve geçerlik belgesidir.