Kararnamenin getirdiği en önemli değişikliklerden biri de, yapı ruhsat işlemlerinin belediye ve valiliklerden alınıp Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na verilmesi...
Bu kapsamda, depremden etkilenen illerdeki yeni yapılaşmada ruhsatlandırma gibi tüm yetkiler bakanlığa devredilirken; buralarda konut yapma yetkisi de bakanlığa bağlı TOKİ gibi kuruluşlara ve bununla birlikte yabancı kişi, kurum ve kuruluşlara veriliyor.
ORMAN VE MERALAR YAPILAŞMAYA MI AÇILIYOR?
Sozcu.com.tr'ye konuşan Gayrimenkul Hukuku Derneği Başkanı Avukat Ali Güvenç Kiraz, söz konusu kararname ile ormanların değil 'orman vasfını yitirmiş taşlık, kayalık alanların yapılaşmaya açıldığını' söylerken; TMMOB Mimarlar Odası Başkanı Eyüp Muhçu'nun anlattığına göre ise, durum bunun tam tersi.
Muhçu, sozcu.com.tr'ye yaptığı açıklamasında "Kararname, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na mera ve ormanları yapılaşmaya açma yetkisi veriyor ve bunu yaparken Tarım ve Orman Bakanlığı'na, yerel yönetimlere ve ilgili kamu kurumlarına sormadan buraları yapılaşmaya açma yetkisi veriyor" dedi ve şöyle devam etti:
"Böylece yapılaşmaya açılacak alanlar orman ve mera vasfı da iptal edilerek imar alanı haline gelmiş olacak. Bu düzenleme kaygı vericidir. Depremin afete dönüşmesine neden olan karar ve uygulamaların aynen devam ettiğini görüyoruz. Bu da hepimiz kaygılandırıyor."
ARTIK BELEDİYELER RUHSAT VEREMEYECEK
Söz konusu kararname ile yapı ruhsat işlemlerinin yerel yönetimlerden alınıp Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na verilmesi de bir diğer dikkat çeken nokta.
Av. Kiraz, "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, köylerde artık plansız alanlar yönetmeliğini devralacak ve tüm yetki bakanlığa geçmiş olacak. Köy tüzel kişiliği mülkiyetine bağlı meralar dahil olmak üzere plan, parselasyon, yapı ruhsatı işlemleri bakanlığa devrediliyor" dedi.
Kiraz, geçici ve kesin yapılaşma alanlarında belediyeler ile köy alanlarında il özel idarelerinin planlı veya plansız alanlar imar yönetmelikleri kapsamında yetkileri de tamamen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na devredilmiş olduğunu aktardı.
Muhçu ise, yerel yönetimlerin devre dışı bırakılmış olmasının 'kabul edilemez' olduğunu vurgulayarak şöyle diyor:
"Tüm yetkinin bakanlığa verilmesi demek aslında bölgedeki imar planlamadan zemin etüdüne kadar alınacak tüm kararların Cumhurbaşkanına verilmesi demek. Bunun nasıl sonuçlar doğurabileceğini bakanlığın ve hükümetin geçmişteki uygulamalarından tahmin edebiliriz. Yeni çevre felaketleri ve afetlerin yaşanmasından endişeliyiz."
BU ALANLARDAKİ ÖZEL MÜLKİYETLERE NE OLACAK?
Bir diğer dikkat çeken konu ise, yapılaşmaya açılacak alanlardaki özel mülkiyetlere ne olacağı...
Av. Kiraz, meralarda mülkiyet hakkı konusunda imar transferi düzenlemesi getirildiğini, yani hak sahiplerine aynı imar hakkı ve değeri ile başka bir yer verilebileceğini anlattı.
Muhçu da yapılaşmaya açılacak alanlarda özel mülkiyetin olması durumunda acele kamulaştırma yasası kapsamında bu mülkiyetlerin sahiplerinden satın alınacağını; bu özel yerlerin bedellerinin ise gayrimenkul değerleme ekiplerince yapılacak bedel tespitine bağlı olarak 3 taksitle ödenmesinin öngörüldüğünü kaydetti.
ASKI, İLAN VE İTİRAZ SÜRECİ KALDIRILDI
Kararnamenin eleştirilmesinin bir diğer nedeni de askı, ilan ve itiraz sürecinin kaldırılmış olması.
Av. Kiraz, bu konudaki endişesini şu sözlerle ifade etti:
"Köy alanları ile geçici veya kesin konut yapılması için belirlenen alanlarda yapılacak tüm plan ve parselasyon işlemlerinde askı, ilan ve itiraz süreci işletilmeyecektir. Bu konunun itiraza ve davalara konu olabileceğini düşünüyorum."
YABANCILARIN YAPTIĞI KONUT VE İŞYERİ KAMUYA DEVREDİLECEK
Son olarak, kararnamede dikkat çeken bir diğer değişiklik ise, depremden etkilenen illerde başlayacak yeni yapılaşma kapsamında, konut yapma yetkisinin bakanlığa bağlı TOKİ gibi kuruluşlara ve bununla birlikte yabancı kişi, kurum ve kuruluşlara verilecek olması.
Av. Kiraz, "Çevre Şehircilik Bakanlığı bu alanlardaki işlemleri TOKİ vasıtası ile yürütebilecek olup yine yabancı kurum veya kuruluşlara da bakanlığa hibe etmek şartı ile konut yapma yaptırma hakkı verildi" derken; Muhçu ise bütünsel bir planlama çerçevesinde inşa edilirse yabancıların inşa etmesinde bir sorun olmadığını, zaten bu yapıların inşa edildikten sonra kamuya devredileceğini aktardı.