Anayasa Mahkemesi, Halkın Kurtuluş Partisi'nin (HKP) süresi içinde bazı il ve ilçe kongrelerini yapmadığı gerekçesiyle ilgili teşkilatlarının kendiliğinden sona erdiğinin sulh hukuk mahkemelerince tespitine karar verilmesinin, siyasi örgütlenme özgürlüğünün ihlali olduğuna hükmetti. 

YARGITAY DAVA AÇILMASINI TALEP ETTİ

Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, HKP'nin bazı il ve ilçe teşkilatlarının kongrelerinin süresi içinde iki defa üst üste yapılmadığı gerekçesiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kaymakamlık ve valiliklerden, teşkilatların kendiliğinden sona erdiğinin tespitine ilişkin dava açılmasını istedi. 

Davaları sonuçlandıran sulh hukuk mahkemeleri, ilgili il ve ilçe teşkilatlarının kendiliğinden sona erdiğinin tespitine karar verdi. 

PARTİ İSTİNAF SONRASI AYM'YE BAŞVURDU

Bu kararların istinaf mahkemelerinde kesinleşmesi üzerine parti, siyasi örgütlenme özgürlüğünün ihlal edildiği gerekçesiyle AYM'ye başvurdu. 

Başvuruyu görüşen Yüksek Mahkeme, partinin Anayasa'nın 68. maddesinde güvence altına alınan siyasi örgütlenme özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verdi. 

AYM: KAYMAKAMLIĞIN GÖREVİ DEĞİL

AYM'nin kararında, siyasi partilerin kapatılması davasını açma ve sicil dosyalarını tutmakla görevli olan yerin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı olduğu, kaymakamlıkların "siyasi partilerin il ve ilçe teşkilatlarının kendiliğinden sona erdiğinin tespiti" yetkilerinin bulunmadığı ifade edildi. 

Başvuru konusu olayda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yazısı üzerine, kaymakamlık ve valiliklerin partinin bazı il ve ilçe teşkilatlarının kendiliğinden sona erdiğinin tespiti adına dava açtığı anımsatılan kararda, sulh hukuk mahkemelerinin de bu talepleri karara bağladığı aktarıldı. 

"HÜKÜMLERİN AMACI AŞILDI" 

Bu durumun kanunilik şartını karşılamadığı belirtilen kararda, şu ifadeler kullanıldı: 

- Kamu makamlarının gerek 2820 Sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 3. maddesi kapsamında siyasi parti tüzel kişiliklerinin teşkilatlarla bir bütün olduğunu, gerek 4721 sayılı kanunun 87. maddesindeki 'her ilgili' ifadesinin kaymakamlık ve valilikleri kapsamadığını dikkate almaksızın karar verdiği anlaşılmıştır. Bu bağlamda, anılan hükümlerin amacını aşan, genişletici ve öngörülemez bir şekilde yorumlandığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu değerlendirmeler ışığında başvuruya konu tespit kararlarının kanunilik şartını karşılamadığı kanaatine varılmıştır. Açıklanan gerekçelerle siyasi örgütlenme özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilmiştir.