Himalaya Dağları'nın derinliklerinde yer alan Paro Havalimanı, yüksekliği 5 bin 486 metreye kadar ulaşan keskin zirvelerle çevrili bir vadide bulunuyor. Pilotlar, kısa bir piste iniş yapmadan önce dağ yamaçları arasında dik açılı manevralar gerçekleştirmek ve yerleşim alanlarındaki binaların çok yakınından geçmek zorunda kalıyor. Bölgedeki uçuşların yüksek risk barındırması nedeniyle, piste iniş prosedürleri yalnızca uçak birinci kaptanları tarafından yürütülebiliyor; yardımcı pilotların iniş esnasında kumandayı devralmasına yasal olarak izin verilmiyor.

EN AT 1500 SAAT UÇUŞ VE DAĞ DENEYİMİ ŞARTI

Paro Havalimanı için iniş sertifikası almak isteyen pilotların çok sıkı yasal ve teknik kriterleri karşılaması gerekiyor. Bhutan sivil havacılık otoritelerinin uçuş protokollerine göre, bir pilotun bu piste yetkilendirilebilmesi için toplamda en az 1500 saatlik uçuş süresine sahip olması ve en az 500 saatlik dağ uçuş deneyimi bulunması şart koşuluyor. Buna ek olarak adaylar, onlarca aşamadan oluşan özel simülatör eğitim seanslarını başarıyla tamamlamak ve kıdemli bir eğitmen kaptan eşliğinde bölgeye en az 30 gözlem inişi gerçekleştirmekle yükümlü tutuluyor.

DEĞİŞKEN YAN RÜZGARLAR NEDENİRE GECE UÇUŞLARI YASAK

Havalimanındaki uçuş güvenliğini zorlaştıran temel meteorolojik faktörlerin başında, coğrafi yapıdan kaynaklanan ve aniden yön değiştiren güçlü yan rüzgarlar geliyor. Görüş mesafesini ve uçuş dengesini anlık olarak değiştirebilen bu rüzgarlar nedeniyle Paro Havalimanı'nda gece uçuşu yapılması tamamen yasaklanmış durumda. Hava trafiği yalnızca gündüz saatlerinde ve açık hava koşullarında sürdürülürken, ani hava muhalefetlerinde meydan uçuşlara tamamen kapatılıyor.

Coğrafi ve teknik olarak "dünyanın en tehlikeli havalimanı" olarak adlandırılmasına rağmen Paro, havacılık tarihinde sıfır ölümcül kaza siciline sahip olmasıyla dikkat çekiyor. Konu hakkında uluslararası basına açıklamalarda bulunan Kaptan Pilot Chimi Dorji, havalimanının operasyonel yapısını bir meydan okuma olarak nitelendirirken, güvenlik dışı bir risk olması durumunda bu rotada uçuş yapılmayacağını, sürecin tamamen ileri düzey navigasyon becerisi ve özel eğitim gerektirdiğini ifade ediyor.