Avanos çömlekçiliğinin ünü sınırları aştı

Kapadokya’nın üç turistik merkezinden biri olan Avanos, çömlekçiliğiyle büyük ilgi görüyor. Binlerce yerli ve yabancı ziyaretçi çömlek ustalarının olduğu atölyelere akın ediyor. Turistler önce ustaları izliyor sonra çarkın başına geçip kendi çömleklerini yapıyor.

Avanos çömlekçiliğinin ünü sınırları aştı

Kapadokya'ya gidildiğinde anılarınızda kalacak peribacaları, yeraltı şehirleri ve uçsuz bucaksız vadilerin yanı sıra çömlek ustalarının olduğu Avanos çömleklerinin ünü de ülke sınırlarını aştı. Geçmişin bilgeliğiyle vakur görünen desenlerinin geçmişi 4 bin yıl öncesine kadar dayanan, yöre halkının aslında atadan babadan günümüze kadar gelen çömlekçilikte Avanos'taki atölyeleri binlerce yerli ve yabancı turist ziyaret ediyor. Kapadokya ekonomisine büyük katkı sağlayan Avanos çömlekçiliği 7-8 nesilden bu yana ününe ün katıyor. Çömleklerin yapılışını izlemek yetmiyor, çarkın başına geçerek denemek ziyaretçilere büyük mutluluk veriyor.

KAPADOKYA'NIN SEMBOLÜ HİTİT GÜNEŞİ TESTİLERİ
Hitit Güneşi'nin orijinali 4 bin yıllık bir testi. Yapılış açısından seramikler içindeki en zor formatlardan biri. Halkası, ayağı, boynu ve kuplu olmak üzere 4 ayrı parçadan yapılıyor.

KIZILIRMAK'IN TÜFLÜ KIZIL TOPRAĞI

Ürgüp, Göreme gibi Kapadokya'nın üç turistik merkezinden bir diğeri Avanos'un ortasından geçen adına ağıt ve türküler yakılan Kızılırmak Nehri'nin tüflü kızıl toprağı Avanos çömleği hamurunun da en önemli unsuru. Nevşehir'in 17 kilometre kuzeyinde kalan ve antik dönemde adı ‘Venessa' olan Avanos'un tarihi M.Ö. 2000'li yıllara, Hititlere kadar uzanıyor. Tarihine bakıldığında çömlek yapmayı bilmeyene kızın verilmediği Avanos'un erkeklerinden oluşan kervanlar Kayseri – Gülşehir – Aksaray çevresinde pazar alanlarında takas yöntemiyle verdiği çömleğin dolusunda ürünleri değiş tokuş yaparak geçinirlermiş. Günümüzde ise ciddi boyutta döviz kazandıran bir unsur haline dönüşmüş konumda.

Yıllarını çömlek ustalığına vermiş, çok önemli eserleri meydana çıkaran Hasan Yaman usta, geçmişten günümüze bu sanatla ilgili olarak şunları söyledi: “Hitit ve Frig sanatını yansıtan mumluklar, tabaklar, kadehler, özellikle turistlerin çok ilgi gösterdiği gözyaşı şişeleri, Osmanlı ibrikleri, sarkaçlar, şamdanlar, Hitit Güneşi Testisi, Şarap Karaf gibi küçük objeler için ciddi anlamda maharet gerekiyor. Objenin kalınlıkları her tarafında eşit olması gerekir. Bir tarafın birazcık kalın olması halinde kuruma esnasında o halka çökme yaparak ürünün deforme olmasına neden olur. Ya da çok ince olması halinde de kumlama esnasında çatlayıp kırılır”.