Sözcü Plus Giriş

Minyatür bir dünya kuruyor

Aşağıdaki fotoğraflarda gördüğünüz iştah açıcı yiyecekler aslında birer minyatür maket. En ince ayrıntısına kadar özenle kurulmuş olan sofra da öyle... Tüm bunlar, yıllarını bu sanata veren Aydınlı 25 yıllık öğretmen Hediye Akoğlu’nun eseri.

Latif SANSÜR
Güncellenme: 07:42, 29/11/2020
Minyatür bir dünya kuruyor

Masanın üzerine dizili tabaklar, kaşık, su testisi, birbirinden lezzetli yemeklerin dolu olduğu tepsiler, ekmekler… İlk bakışta Anadolu'nun herhangi bir kasabasındaki bir evde kurulu ramazan sofrasını hatırlatıyor olabilir. Oysa tüm bunlar sadece 10 santimetre uzunluğundaki bir minyatür çalışma… Bu eserleri üreten ise Aydınlı öğretmen Hediye Akoğlu…

Akoğlu “Herkes minyatür, maket yapabilir. Hayal gücü, özveri ve itina gerekiyor” dedi.

ÇOCUKLUK TUTKUSU

Çocukluğunun bir dönemini geçirdiği Almanya'da makete merak duymaya başladığını söyleyen Akoğlu, minyatür bölümü olmadığı için 9 Eylül Üniversitesi Resim Öğretmenliği Bölümü'nden mezun olmuş. İki çocuk annesi  25 yıllık öğretmen Akoğlu, “Seramik hamurundan çocuklarımın proje ödevlerini yapıyordum. Resim ve heykel yaptığım için elim yatkındı. Öğrencilerime de mimari tasarım öğretiyor, kendimi geliştiriyordum” dedi.

Akoğlu, “Almanya'da ufkum çok açılmıştı. Ne gördüysem onu yapmaya çalıştım. Daha çok minik evlerin, kulelerin maketlerini yaptım. Salgın sürecinde kendime bir konu seçtim. Zamanımın büyük bölümünü geçirdiğim mutfaktan örnekler yapmaya başladım. Önce bir kuzine yaptım. Ardından yemekler geldi. ‘Şunu yapayım', ‘Bunu yapayım' derken ekmek, pizza, sandviç, kebap, suşi, tavuk, nar, keşkek ortaya çıktı. Bunları sunacağım masa sandalyeyi, tabakları, kaşıkları tepsileri ekledim” diye konuştu.

HAYALİNDE EKSİKSİZ BİR KÖY VAR

Hedefinin bir minyatür köy projesi olduğunu söyleyen Akoğlu, bu planlarını da anlattı: “Öğrencilerimin büyük bölümü apartmanda yaşadığı için doğadan kesitler yansıtacağımız, öğrencilerimle birlikte yapacağımız bir projeyi tasarladım. Çocuklar da, ben de çok heveslenmiştik. Salgın yüzünden okullar kapanınca proje de yarım kaldı. Kuruttuğum yosunları kullanarak derme çatma dağ evi, birkaç kulübe yapmıştım. Bu küçük evleri çoğaltıp bir köy yapacaktık. Ağaçlar, hatta canlı çimlerle yeşillendirecektik. Bu süreci atlatırsak öğrencilerimle; uzun sürerse kendi çabalarımla projeyi hayata geçireceğim.”

DOĞADAKİ HER MALZEMEYİ KULLANIYOR

Akoğlu, maketlerinde polyester, kil, seramik hamuru gibi malzemeler kullanıyor. Ayrıca eski elektrik borularından, alüminyum levhalar, misinalar ve tellere kadar her türlü parçayı da değerlendiriyor. Sanatçı “Objeleri tempera boya ile eskitip, jel, yumurtalı el yapımı boya ve profesyonel boyalarla renklendiriyorum” dedi.