Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Manavgat’ın gezilecek yerleri: Doğa harikaları ile Manavgat…
Manavgat’ın gezilecek yerleri: Doğa harikaları ile Manavgat…
Antalya'nın ikinci en büyük ilçesi Manavgat, Kuzeyi sık ormanlarla kaplı, doğal güzelliklere sahip Toros sıra dağları ile çevrilidir. Manavgat'ın gezilecek tarihi ve turistik yerlerinden bazılarını haberimizde bulabilirsiniz...
Seyahat 6 Temmuz 2018 - 08:13

Birbirinden güzel doğa harikaları ve antik çağlardan günümüze uzanan tarihi zenginlikleri ile Manavgat’ın gezilecek yerlerinden bazılarını haberimizde bulabilirsiniz…

MANAVGAT’IN GEZİLECEK YERLERİ

MANAVGAT ŞELALESİ

Manavgat Çayı üzerinde bulunan Türkiye’nin en ünlü şelalelerinden birdir. Yılda yaklaşık 1 milyon kişinin ziyaret ettiği Manavgat Şelalesi, Manavgat İlçe Merkezine yaklaşık 4 kilometre uzaklıktadır. Manavgat Şelalesi, ırmak sularının yaklaşık olarak 4 metrelik bir falezden dökülmesi sonucunda meydana gelmektedir. Şelalenin debisinin yüksek olması su sporları için elverişli bir ortam sağlıyor. Muhteşem doğa manzaralı çay bahçeleri, balık restoranı, kafeterya, dinlenme yerleri ve hediyelik eşya dükkanlarına sahip olan Manavgat Şelalesi, şehrin gürültüsünden ve kalabalığından kaçmak isteyenlerin öncelikli tercihi.

KÖPRÜLÜ KANYON MİLLİ PARKI

Artemis Tapınağı, Zeus Tapınağı gibi antik şehir kalıntılarını da içinde barındıran Köprülü Kanyon Milli Parkı, 36 bin 614 hektarlık geniş bir alana sahip. Türkiye'nin en uzun kanyonlarından birini oluşturan ve 1973 yılında milli park ilan edilen bölge, Köprü Nehri'nin Bolasan köyüyle Başkonak arasında oluşturduğu vadisiyle göz kamaştıran bir doğa alanı. 14 kilometreyi bulan uzunluğu ve 100 metreyi aşan duvarlarıyla Türkiye'nin en uzun kanyonu olan vadi, çam, selvi ve sedir ağaçlarından oluşan bitki örtüsünün yanı sıra hayvan türleri bakımından da oldukça zengin. Doğa yürüyüşü, rafting gibi etkinliklerin de yapıldığı milli park, Türkiye'nin en popüler rafting parkurlarından olan Köprü Nehri ve çevresini saran muhteşem doğayla da ünlü.

SİDE ANTİK KENTİ

Manavgat'a da 7 kilometre uzaklıkta bulunan antik kent, Anadolu'nun en eski yerleşim yerlerinden biridir. İ.Ö. VII yüzyıldan önce kurulduğu söyleniyor. Side antik dönemde Pamfilya Bölgesinin en önemli liman kentidir. Nar anlamına gelen “Side” ismini Luviceden almıştır. M.Ö. 7 yüzyılda tüm Pamfilya Bölgesi ile birlikte Lidya krallığının egemenliğine girmiştir. Bunu Pers ve Büyük İskender egemenlikleri takip etmiştir. M.Ö. 78 yılında Romalı Servilius'un bölgeyi korsanlardan temizlemesi üzerine Side de Pamfilya'nın diğer kentleri gibi Roma İmparatorluğu'na bağlanmıştır. M.S. 7. yüzyıldan itibaren başlayan Arap akınları, Rodos, Venedik, Ceneviz korsanlarının saldırıları, talanları ve Kıbrıs Krallarının saldırıları ile Haçlı Seferleri sırasındaki yağmalarla zayıflayan Side Antik Kenti; 12. yüzyıldan itibaren tamamen terk edilmiştir.Side Antik Kenti’nde günümüze ulaşan kalıntılar, şehir surları, şehir kapısı, Nymphaeum, su yolu, sütunlu caddeler, evler, Ticaret Agorası, Antik Tiyatro, Agora Hamamı (Side Müzesi), Vespasian Çeşmesi ve Anıtsal Kapı, Zafer Takı, Dionysos Tapınağı, bazilka, liman hamamı, Apollon Tapınağı, Athena Tapınağı, Güney Bazilkası, Büyük Hamam, Devlet Agorası, Vaftizhane, Piskoposluk Sarayı ve Bazilkası, Philippus Attius Suru’dur.

APOLLON TAPINAĞI

Tapınak adını; ışık, güzellik ve sanat tanrısı olarak bilinen, Side kentinin baş tanrılarından olan Apollon'dan alır. Tapınak üzerinde Korint başlıklı sütunlar bulunmaktadır. Bizans bazilikasının tam ortasında kalan Apollon Tapınağı'nın bir kısmı bazilika yapımında kullanılmak için sökülür.Roma düzeninde ve peripteros planına uygun biçimde yapılandırılan bu tapınağın büyük sütunlarından bazıları restore edilip yerlerine konmuştur. M.S 150 yıllarına dayanan tarihiyle Apollon Tapınağı, tarihi kalıntılarıyla gerçekten görülmeye değer bir mirastır.

SİDE MÜZESİ

Side Antik Kenti agorasının hamamı olarak kullanılan Side Müzesi’nde, Hellenistik, Roma ve Bizans devirlerine tarihlenen silah kabartmaları, yazıtlar, Eski Yunan orijinallerinin kopyası olan Roma devri heykelleri, torsolar, lahitler, portreler, ostotekler, amforalar, sunaklar, mezar stelleri, sütun başlıkları ve sütun kaideleri sergileniyor. Müzede sergilenen eserlerin büyük bir bölümü, 1947–1967 arasında Prof. Dr. Arif Müfid Mansel tarafından Side antik kentinde yapılan kazılarda çıkarılan buluntulardan oluşuyor.

ASPENDOS KÖPRÜSÜ

13. yüzyılda Selçuklular tarafından inşa edilen ve günümüzde bir Roma dönemi kalıntısı olarak ziyaretçilerini ağırlayan Aspendos Köprüsü, Antalya-Mersin Karayolundan 900 metre içeride Köprüçay (Köprüpazar Çayı) üzerinde bulunur. Tarihi Belkıs (Aspendos) Köprüsünün uzunluğu 220 metre olup genişliği 3.5m ile 6.5m arasında değişmektedir. Yakın zamanda restore edilen köprü araç trafiğine kapalıdır. İlk köprü MS 4. yüzyılda Romalılar tarafından (Eurymedon Köprüsü) yapılmıştır. Bir depremle yıkıldığı düşünülen köprünün temelleri üzerinde Selçuklular döneminde, Sultan Alaeddin Keykubad (1219–1237) tarafından yeni bir köprü inşa edilmiştir. Köprünün yapımında Aspendos antik şehrinin yapılarına ait taşlar da kullanılmıştır. Halk arasında Köprüçay Köprüsü, Belkıs Köprüsü, Köprüpazar Köprüsü, Eski Köprü gibi isimlerle de anılır.

ASLANLI MAĞARASI

Manavgat’ın Köyü’nde yer alan Aslanlı Mağarası’na gitmek için Kirazlıdan Kuşadası yolunun 3. kilometresinde Dereboğazı mevkiinde araçtan inerek yarım saatlik bir yürüyüş yapmak gerekmektedir. Toplam uzunluğu 110 metre olan mağara kısmen dikey, kısmen yatay tipindedir. Kuru bir mağaradır. Ekim ayında ısısı 18 ºC’dir. Mesozoik yaşlı dolomitik mermerler içinde ve büyükçe bir fay üzerinde gelişmiştir. 6 metrelik dik bir inişten sonra mağara kabaca doğu-batı yönlü büyükçe bir fay boyunca batıya doğru 26 derece eğimle iner, 40 metreden sonra mağara daha da genişler ve tabanı eğimli bir salon görünümü alır. Salonun tabanı çamurlu toprak ve tavandan düşen kaya blokları ile kaplıdır. Sarkıt ve dikitler, duvarlarda perde ve bayrak travertenleri oluşmuştur. Dikitlerden birinin görünümü oturan bir aslana benzediği için bu ad verilmiştir.

Merakla beklenen Yılmaz Özdil'in son kitabı "Mustafa Kemal" Plus abonelerine hediye.