- Anneler Günü sizde ne gibi duygular yaratıyor?
Şerif Sezer: Evlatla anne arasındaki duygusal bağ, ömür boyu süren ve hiç bitmeyen bir aşkı temsil eder. Bu aşktan benim anladığım, anneliğin senede bir gün hatırlanması değil. Ama yine de o gün geldiğinde evladın anneyi hatırlamasını değil de o günü hatırlamasını isteriz...
Deniz Arna: Anne olduktan sonra hayata ve her şeye bakış açım değişti. Önceden Anneler Günü, Sevgililer Günü gibi özel günlerde yapılanların sadece o güne özel olmasını doğru bulmazdım. Ama çocuk sahibi olduktan sonra o gün ister istemez bir beklentiniz oluyor.
- Unutamadığınız bir Anneler Günü var mı?
Ş.S. : Deniz on yaşındaydı; Anneler Günü’nü unuttu diye düşünüyordum ki elinde bir zarf ve bir paketle geldi. Zarftaki notta, “Anneler gününü unuttuğumu düşündün değil mi anne? Ben seni hiç unutur muyum?” yazıyordu; çok duygulanmıştım.
En büyük şansım annem
- Hem annesiniz hem de anneniz hayatta. Anneler Günü’nde genellikle üçünüz birlikte mi oluyorsunuz?
D.A. : Sadece Anneler Günü mü? Biz hiç ayrılamıyoruz zaten. Annemin desteği ve koşulsuz sevgisi bu hayattaki en büyük şansım. Bunu büyüyünce daha iyi anlıyorsunuz.
- Sanatından ödün vermeyen Şerif Sezer’in anneliğinden ödün verdiği oldu mu hiç?
Ş. S. : Benim her zaman birinci önceliğim kızım Deniz olmuştur. Yer yerinden oynasa bu değişmedi ve asla değişmez.
- Peki annesiyle aynı mesleği seçmiş biri olarak sizin için durum nedir?
D.A. : Bizim mesleğin ne günü var ne de saati. Bu yola da bunu bilerek çıkıyorsunuz zaten. Ben tüm hayatımı buna göre organize ediyorum. Önemli olan çocuğunuzla 7/24 bir arada olmak değil, beraber olduğunuz vakitleri en kaliteli biçimde değerlendirmek. Bunu başardığıma inanıyorum.
Torunumla hep birlikteyim
- Torun sevgisinin çok başka olduğu söylenir. Bu doğru mu?
Ş.S. : Torunumla fırsat bulduğum her an birlikteyim. Bilmiyorum; bu da evlat sevgisi gibi bir şey. İşin zor kısımları anneye kaldığı için siz sadece onu seviyorsunuz, onunla oynuyorsunuz. Bu da çok keyifli bir durum...
İlginç bir ilişki
- “Annemin beni seyretmesini istemem; çok gerilirim” demişsiniz... Neden?
D.A. : Hem onun gibi başarılı olmak istiyorum hem de beni eleştirmesini hiç istemiyorum. İlginç bir ilişki bizimki...
- Çağan Irmak’ın ‘Çemberimde Gül Oya’ dizisi ve ‘Deli Deli Olma’ filmi sizin için çok özel olmalı...
D.A. : İkisi de oyunculuk adına çok güzel tecrübelerdi benim için. ‘Çemberimde Gül Oya’ ilk kamera deneyimimdi. Bu yüzden aşırı heyecanlıydım ama çok fazla konsantre olmuştum. Sanki bütün hayatım o an o kameranın önünden ibaret gibiydi. Annem de o sırada monitörün arkasında Çağan Irmak’la oturmuş beni izliyordu.
- Kızınız ve torununuzla birlikte bir filmde ya da dizide oynamak ister misiniz?
Ş.S. : Ben isterim de kızımı bilmem.
Derin sakin bir çocuk Deniz daha zordu
- Minik Vera Derin, Deniz Hanım’ın çocukluğuyla ilgili ne gibi benzerlikler gösteriyor?
Ş.S. : Derin sakin bir çocuk. Deniz biraz daha zordu. Şimdi Deniz’in çocukluğunu çok özlüyorum. Bu özlemi Derin’le gideriyorum. Deniz’in çocukluğu gibi, evlat gibi, hayat gibi… Vazgeçilmezlerim onlar benim.
- Üçünüzün birlikte yapmaktan hoşlandığınız neler var?
D.A. : Beraber yemek yapmayı seviyoruz. Özellikle de Derin’i tezgaha oturtup eline bir kaşık ya da bir kase verip, yaptığımız işe onu dahil etmeyi çok seviyoruz.
- Anneler Günü’ne özel bir program yaptınız mı?
D.A. : Bu anneler günü farklı şehirlerde olacağız ama belli olmaz; her an bir sürpriz yapabilirim.