Çevre Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi, Diyarbakır Ekoloji Meclisi ve Diyarbakır Barosu, Elazığ’ın Gezin bölgesinde maden sevkiyatı için başlatılan ağaç kesimleri ve demiryolu çalışmalarına tepki gösterdi. Kurumlar, Hazar Gölü Havzası’nda yürütülen faaliyetlerin sulak alanları, tarım arazilerini ve endemik türleri tehdit ettiğini belirterek “Ekolojik yıkım projesi derhal durdurulmalı” çağrısı yaptı.
“HAZAR GÖLÜ HAVZASI RİSK ALTINDA”
Çevre Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi Eş Başkanı Nevroz Kavak, son dönemde bölgede hızlanan demiryolu genişletme çalışmaları ve ağaç kesimlerinin ciddi ekolojik riskler doğurduğunu söyledi.
Kavak, Elazığ’ın Maden ilçesinden çıkarılacak bakır, altın ve çinko gibi madenlerin yaklaşık 20-25 kilometre uzaklıktaki Gezin bölgesine taşınmasının planlandığını belirterek, “Gezin Tren İstasyonu çevresinde yürütülen çalışmalar yalnızca bir lojistik faaliyet değildir. Müdahaleler, Bermaz Ovası ve Hazar Gölü Havzası üzerinde doğrudan ve dolaylı etkiler yaratacaktır” dedi.
Açıklamada, özellikle bakır konsantresinin yaratacağı ağır metal kirliliğinin Hazar Gölü’nün su ekosistemine zarar vereceği vurgulandı.

“ENDEMİK TÜRLER YOK OLABİLİR”
Bölgenin yalnızca doğal sit alanı değil, aynı zamanda önemli bir tarım ve yaşam havzası olduğuna dikkat çekilen açıklamada, Gezin çevresindeki ekosistemin çok sayıda endemik türe ev sahipliği yaptığı ifade edildi. Kurumlar, projenin hayata geçirilmesi halinde tescilli “Geven Balı” üretiminin de risk altına gireceğini belirterek şu uyarıda bulundu:
“Bu çalışma yalnızca Hazar Gölü ve çevresindeki ekosistemi değil, Dicle’den Şattülarap’a kadar bölgesel ölçekte kirlilik ve risk potansiyeli taşıyacaktır.”
ÇED SÜRECİ VE İZİNLER SORULDU
Çevre örgütleri ve hukukçular, projeye ilişkin birçok sorunun yanıtsız bırakıldığını belirtti. Açıklamada şu sorular yöneltildi:
Çalışmaların yürütüldüğü alanların sit ve sulak alan statüsü göz ardı mı edildi?
Demiryolu genişletme faaliyetleri için ÇED süreçleri nasıl işletildi?
Halkın katılım toplantıları şeffaf biçimde yapıldı mı?
Bölgedeki ağaç kesimlerinden kaç hektarlık alan etkilendi?
Tarım arazileri ve endemik türler için hangi koruma önlemleri alındı?

“DOĞA ŞİRKETLERİN ÇIKARINA FEDA EDİLEMEZ”
Açıklamada, kamu yararı ve yaşam hakkının şirket faaliyetlerinin gerisinde bırakılamayacağı vurgulanarak yetkili kurumlara çağrı yapıldı. Bölgedeki ağaç kesimlerinin ve doğa tahribatının derhal durdurulması istenirken, sürecin bilimsel, şeffaf ve katılımcı biçimde yürütülmesi talep edildi. Kurumlar ortak açıklamalarında, “Hazar Gölü yalnızca Elazığ’ın değil, tüm ülkenin doğal mirasıdır. Doğal varlıklarımızı kısa vadeli ekonomik çıkarlar uğruna geri dönülmez biçimde tahrip etmek geleceğe karşı işlenmiş bir sorumsuzluk olacaktır” ifadelerini kullandı.
“RANT PROJELERİNİ KABUL ETMİYORUZ”
Açıklamanın sonunda Gezin’de yürütülen faaliyetlerin bölge halkının yaşamını doğrudan tehdit ettiği belirtilerek şu mesaj verildi:
“Gezin’in havasını, suyunu ve toprağını yok edecek; çiftçisini üretimden koparacak ve gelecek kuşaklara zehirli yaşam alanları bırakacak hiçbir rant projesini kabul etmiyoruz.”