Varşova Üniversitesi SWPS'den psikologlar, oyuncular arasında çevrimiçi forumlarda uzun zamandır tartışılan ancak bilimin bugüne kadar göz ardı ettiği yeni bir olguyu tanımladı: "Oyun Sonrası Depresyon" (P-GD).
Yüzlerce saat süren sürükleyici bir video oyununu bitirmenin, oyuncuların zihninde ölçülebilir bir duygusal boşluk ve ayrılık hüznü yarattığı ortaya kondu.
Oyunlar artık basit eğlence araçlarından ziyade, devasa hikayeler sunan karmaşık sanal gerçekliklere dönüştü. Araştırmanın başındaki isim olan psikolog Kamil Janowicz, son derece sürükleyici ve duygusal açıdan yoğun bir oyunun bitiş jeneriğiyle birlikte gelen güçten düşürücü boşluk hissini P-GD (Post-Game Depression) olarak adlandırıyor.
373 oyuncu üzerinde yapılan iki ayrı çalışma sonucunda, bu sendromla ilişkili dört temel zihinsel süreç tespit edildi:
Zihinsel Meşguliyet: Düşüncelerin sürekli olarak biten oyunun içeriğine, dünyasına ve karakterlerine geri dönmesi.
Sonlanma Hissi: Büyük bir serüveni bitirmenin getirdiği ağır "kapanış" psikolojisi.
Tekrar Oynama Dürtüsü: Kopamama hissiyle oyunu derhal baştan oynama ve bitirme ihtiyacı.
Yaşanan yoğun tatminin ardından, diğer medya ürünlerinden, filmlerden veya yeni oyunlardan zevk alamama (ilgi kaybı).
En Çok Risk Altında Olanlar: 'Rol Yapma Oyunu' (RPG) Severler
Araştırmanın en çarpıcı sonuçlarından biri, türlere göre yapılan analizde ortaya çıktı. P-GD sendromunun açık ara en çok RPG (Rol Yapma Oyunları) oyuncuları arasında yaygın olduğu görüldü.
Psikologlara göre bunun nedeni, oyuncuların bu sanal dünyalardaki karakter gelişimi üzerinde seçimleriyle doğrudan söz sahibi olması ve karakterle çok güçlü bir bağ kurması. Uzmanlar bu durumu ilginç bir metaforla açıklıyor: Oyuncular bu sürükleyici dünyalara adeta egzotik bir tatildeymiş gibi aşık oluyor ve oyun bittiğinde kendi "sıkıcı" gerçekliklerine (vatanlarına) dönmekte zorluk çekiyorlar.
Genel Karamsarlıkla Bağlantısı
Araştırmacılar, P-GD'nin klinik depresyon kadar yıkıcı olmasa da kesinlikle hafife alınmaması gerektiği konusunda uyarıyor. Bulgular, oyunu bitirdikten sonra en yoğun üzüntüyü yaşayan kişilerin, genel hayatlarında da dünyaya daha karamsar bakan ve duygu yönetimi (regülasyonu) konusunda zorluk çeken bireyler olduğunu gösteriyor. Bu da P-GD'nin daha düşük yaşam kalitesi ve hafif depresif belirtilerle doğrudan bağlantılı olabileceğine işaret ediyor.